AB Dış Siyaset Sorumlusundan Siyonistlere Uyarı
Siyonist Rejim İsrail uzun vadeli ve işgalci siyasetleri çerçevesinde 1967'de Batı Şeria'da işgal ettiği toprakların önemli bir kısmını işgal topraklarındaki İsrail'e ilhak etmek istiyor. Buna rağmen BMT Güvenlik Konseyi kararlarına da ters düşen bu yasa dışı girişim uluslararası arenada da tepkilere neden olmuştur. Bu çerçevede Avrupa Birliği bile uyarılarda bulunmuştur.
Bu doğrultuda Avrupa Birliği dış siyaset sorumlusu Josep Borrel de Pazartesi günü Siyonist Rejim İsrail'den Batı Şeria'yı topraklarına ilhak etmekten vaz geçmesini istedi. Borrel bu hususta yaptığı açıklamada şöyle dedi:" Avrupa Birliği tam ciddiyetle İsrail'den işgal altındaki Filistin topraklarının İsrail'e ilhak edilmesine yol açacak tek yanlı girişimden sakınmasını istiyor çünkü bu girişim uluslararası kurallara ters düşüyor. "
Josep Borell bir kaç gün önce de AB'nin İsrail'i bu kararında vaz geçirmek için ellerinden geleni yapacaklarını açıklamıştı.
İsrail'in bu planı Washington'dan tam destek almıştır. Amerika başkanı Donald Trump Ocak 2020'nin sonlarında Beyaz Saray'da Siyonist elebaşı Binyamin Netanyahu ile görüşmesinde Filistin-İsrail sorununun sözde çözümü için Yüzyılın Anlaşmasını açıkladı. Bu plana göre Kudüs kenti tamamen Siyonist Rejim İsrail başkenti olacak ve sadece bu şehrin çevresindeki bazı bölgeler Filistin devletine bırakılacaktır. Aynı zamanda bu proje çerçevesinde Siyonist yerleşim alanlarının inşa edildiği Batı Şeria'nın bazı bölgeleri de Siyonistlere bırakılacaktır. Bu doğrultuda gereken yeşil ışıklar da yakılmıştır.
Amerika dışişleri bakanı Mike Pompeo dahil Amerikan üst düzey makamları da tekrar tekrar Batı Şeria'nın bazı kısımlarının İsrail'e ilhak edilmesi ve bu yöndeki kararların Siyonistlerin vereceği karar olduğunu ileri sürmüşlerdir.
Pompeo bu hususta şöyle bir açıklamada bulunmuştur:" Batı Şeria toprakları ile ilgili kararlar Telaviv'i ilgilendirir. Bu İsrail'in kararı sayılır. "
Halbuki Pompeo uluslararası ve bölgesel karşı çıkmalarla bu durumun Washington'un onayı olmadan gerçekleşemeyeceğini biliyor.
Binyamin Netanyahu ve Benny Gantz'ın koalisyon hükümetinin kurulmasının ardından 2020 yazında hayata geçirilmesi planlanan bu şom karar uluslararası toplum ve uzmanların da ifade ettiği gibi Filistinlilere karşı hazırlanan Yüzyılın Anlaşması çerçevesinde olacaktır. Bu doğrultuda Telaviv 1967'de işgal ettiği toprakları Amerika'nın da destekleri ile kendi topraklarına ilhak etmek istiyor. Buna rağmen BMT ve Rusya'ya ilaveten şimdi de Avrupa Birliği dahi Siyonist Rejimin bu kararına karşı çıkmıştır. AB dış siyaset temsilcisi bir süre önce de AB'nin İsrail'in Batı Şeria'daki işgal topraklarındaki hakimiyetini tanımayacağını belirtmişti. Borrel'in bu hususta yayımladığı bildiride de AB'nin 1967'de onaylanan 242 ve 1973'te onaylanan 338 sayılı Güvenlik Konseyi kararlarına ve uluslararası kurallara esasen İsrail'in her hangi tek taraflı girişiminin uluslararası bir ihlal sayılacağını belirtmişti.
AB ve de Fransa, Britanya ve Almanya dahil farklı Avrupalı ülkeler de Siyonist Rejimin koalisyon hükümetinin öne sürdüğü bu planına açık şekilde karşı olduklarını belirtmişlerdir. Borrel Şubat 2020'nin başlarında şöyle bir açıklamada da bulunmuştu:" Amerika'nın Yüzyılın Anlaşması planı uluslararası kriterlerle bağdaşmamaktadır. "
Aynı zamanda AB İsrail'e karşı yaptırımlar seçeneğini de masaya yatırmıştır. Buna rağmen İsrail'e karşı girişimler hususunda ciddi ihtilaflar söz konusudur. Bu doğrultuda Avusturya ve Macaristan bu sürece karşı çıkmaktadırlar. Böylece AB'nin de İsrail'e karşı pratik bir tavır takınması zor görünüyor. Çünkü bunun için AB'nde oy birliğinin olması gerekiyor.
Siyonist Rejim İsrail'in bu sinsi projesine küresel karşıtlığı ve de pratikte 4'lü komitede bulunan 3 üye yani BMT, AB ve Rusya'nın da karşı çıkması ile Amerika'nın Siyonistler Rejim yanında yer alarak tecride sürüklendiğini gösteriyor. Amerika bu komitenin diğer bir üyesi olarak kayıtsız şartsız Siyonist Rejimi desteklemiş ve bu rejimin günden güne artan cinayetlerini ve yasa dışı girişimlerini örtbas etmeye çalışmış ve yayılmacı ve işgalci siyasetlere dayanak olmuştur.