Fransa'nın Mali'deki askeri müdahalesini haklı gösterme çabası
Mali'de sular durulmuyor ve darbeden kaynaklanan siyasi kriz, askerlerin bu ülkede gücü elinde tutmaya devam etmeye yol açarken, yabancıların müdahalesini de artmıştır.
Fransız askerleri de, Mali'de kendi varlığını güçlendirirken Fransa dışişleri bakanı Jean-Yves Le Drian, Fransa'nın Mali'deki askeri varlığının sürmesinin Paris'in güvenliğini savunma doğrultusunda olduğunu ileri sürerek, Fransa'nın Mali'deki savunma gücünü azaltmaması zaruretine vurgu yapmıştır.
Siyasi coğrafyası, doğal kaynakları ve serveti yüzünden Mali, en önemli Afrika ülkelerinden biri sayılıyor. Zengin uranyum, fosfat, boksit ve elmas gibi doğal zengin kaynakları, Afrika'daki stratejik konumu ve Cezayir, Nijer ve Fil Dişi Sahilleri gibi ülkelerle komşu olması, Mali'nin Fransa'nın da aralarında olan Batılı ülkeler için önemli bir ülke haline gelmesine yol açmıştır.
2013 yılından itibaren siyasi krizin ardından Fransa'nın Mali'deki varlığı daha ciddi ve resmi hal almıştır. Paris yetkilileri, Mali'de barış ve istikrarın sağlanmasını bahane ederek, bu ülkedeki askeri varlığını güçlendirmiştir.
Son yıllarda terör ve radikal grupların faaliyetlerinin tırmanmasının ardından Fransa, kendi askeri varlığına, artan şekilde meşruiyet kazandırarak, "Berhan" harekatı çerçevesinde Afrika'daki varlığını organize etmiştir. Bu operasyon çerçevesinde Fransa, 4 bin 500 askerini terörist ve radikal gruplarla mücadele bahanesi ile Sahil bölgesine konuşlandırmıştır.
Fransız askerleri Mali, Burkina Faso, Moritanya ve Çad askerleriyle birlikte, Sahil bölgesinde isyancılar ve terörist gruplarla mücadeleyi yoğunlaştıracağı kararlaştırılmıştı.
Ancak bu iddiaya rağmen, Sahil ülkelerde güvensizlikler ve olaylar hala devam etmekte ve terörist grupların faaliyeti geçmişe göre daha da artmıştır. Esasında Fransız yetkilileri son senelerde "Berhan" harekatı gerekçesiyle kendi Avrupalı müttefikleri ve ABD'den mali yardım talebinde bulunmuşlardır. Oysa Fransa'nın Afrika ülkelerindeki icraatı ve varlığı, bu kıta vatandaşlarının öfkesine yol açmıştır. Onlara göre, Fransa sırf Afrika'daki kendi konumunu, yeni sömürgecilik çerçevesinde korumaya çalışıyor.
Mali'de ekonomik sorunlar, yolsuzluk, güvensizlik ve siyasi kriz devam ederken Fransa bu ülkenin durumunun iyileşmesi için geçen senelerde pratikte hiçbir yardımda bulunmamıştır.
Afrikalı uzmanlardan Louis Magloire Komayou bu bağlamda şöyle diyor: Gelinen noktada ümitsizlik duygusu oluşmuş. Fransa'nın askeri varlığının uzayıp gitmesi, halkın Fransız askerlerine işgalci gözüyle bakmasına yol açmıştır.
Mali'de "İbrahim Ebu Bekir Kita" yönetiminin 18 Ağustos'taki askeri darbenin ile düşürülmesinin ardından ülkede istikrarsızlık artmış ve çok geniş bir bölge olan sahilde IŞİD ve el Kaide bağlantılı isyancı gruplarla askeri mücadele zayıflamıştır. Günümüzde Mali'deki siyasi kriz ve şartlar, bu ülke ve bölgenin geleceği hakkında derin endişelere yol açmıştır. Tüm baskılara rağmen Fransa da, Mali'de askeri varlığını sürdürmeye diretiyor, nitekim Fransa dışişleri bakanı, "teslim olmak yok ve kendi güvenliğimiz ve diğer ülkelerin güvenliği için bu ülkede savaşıyoruz" iddiasında bulundu.
Siyaset uzmanlarından Remy Karyol da bu bağlamda yaptığı değerlendirmede, Fransa'nın geçen 7 senede, terörle mücadeleyi Mali'deki askeri varlığı için bir pusula kıldığını ve bu ülkenin Mali'de yaşananlardan dolayı ciddi biçimde sorumlu olduğunu kaydetti.
Anlaşılan Fransa, insan hakları ve demokrasiyi savunduğu iddialarına rağmen, pratikte, yeni yöntemlerle hala sömürgecilik peşindedir./