Ermenistan'ın Türkiye'nin Karabağ'daki Varlığı İddiaları
https://parstoday.ir/tr/news/world-i154008-ermenistan'ın_türkiye'nin_karabağ'daki_varlığı_İddiaları
Azerbaycan Cumhuriyeti ve Ermenistan arasında yaşanan askeri çatışmaların devam ettiği sırada Bakü ve Erivan makamları bir birlerini suçlamayı sürdürmektedirler. Bu çerçevede Ermenistan başbakanı Nikol Paşinyan bu kez de Türkiye'nin üst düzey askeri makamlarının bu çatışmalara katıldıklarını iddia etti.
(last modified 2024-12-09T04:22:16+00:00 )
Ekim 01, 2020 04:35 Europe/Istanbul
  •  Ermenistan'ın Türkiye'nin Karabağ'daki Varlığı İddiaları

Azerbaycan Cumhuriyeti ve Ermenistan arasında yaşanan askeri çatışmaların devam ettiği sırada Bakü ve Erivan makamları bir birlerini suçlamayı sürdürmektedirler. Bu çerçevede Ermenistan başbakanı Nikol Paşinyan bu kez de Türkiye'nin üst düzey askeri makamlarının bu çatışmalara katıldıklarını iddia etti.

Nikol Paşinyan Rusya televizyonunda “160 Dakika” programında İlham Aliyev ile katıldığı ortak programda, " Uluslararası toplum  Türkiye'yi Nagorno-Karabağ bölgesinden geri çekilmeye zorlamalıdır." Vurgusunda bulundu.
Bu iddiaya karşılık olarak, Azerbaycan Cum. Cumhurbaşkanı  Aliyev ülkesinin  hiçbir gönüllü ve milis güce sahip olmadığını  ve bu tür güçleri kendi ordusuna da katılmasına müsaade etmeyeceğini belirtti.  Aslında Erivan makamlarının Türkiye'nin  mevcut çatışmalara dahil olması iddiaları Türk makamların son günlerde  defalarca tüm imkanlar ile Azerbaycan Cumhuriyetinin yanında yer aldıklarını açıklamalarının ardından geldi. 
Aslında Türkiye askeri olarak Suriye, Irak, Libya, Kıbrıs adası ve Doğu Akdeniz'de bulunmasından dolayı uzmanlar Türkiye'nin Karabağ münakaşasına da dahil olmasını uzak bir ihtimal olarak görüyorlar. Gerçekte  Erivan, üst düzey Türk askeri makamların  Azerbaycan Cumhuriyeti askeri saflarında yer aldığı iddiaları doğru bir iddia olamaz. 
Buna ilaveten  tecrübe de  Türkiye’nin esasen kırılgan ve yeteri kadar bölgesel ve uluslararası hamiye sahip olmayan  ülkeler ile savaşa girdiğini gösteriyor. Türkiye NATO'nun üyesi olmasından dolayı  tüm askeri hareketlerini NATO ile koordineli bir şekilde yürütmelidir.  Bu çerçevede Türkiye son onyıl içerisinde milli çıkarlarını korumak adına  Irak ve Suriye'ye asker gönderdiğini belirtmiştir.
Tabii ki bu askeri girişimlerin sonucu  yüklü harcamaların yapılması ve insani kayıplar olmuştur.   Türkiye'de tarafsız çevreler ise  Ankara hükümetinin bu askeri girişimlerin karşılığını alamadığını belirtmişlerdir.      Böyle bir ortamda    Ankara makamlarının Türkiye ordusunu yenilgi riski olan başka bir çatışmaya göndermeleri  uzak bir ihtimaldir.  Özellikle de Ermenistan'ın Irak ve Suriye gibi olmaması, bölgesel anlamda Rusya, küresel anlamda da Amerika, İngiltere ve Fransa gibi hamisi olması,  durumun rengini değiştirmiştir. 
Bu gerçeklere rağmen Türkiye basını  ve Azerbaycan Cumhuriyeti'nde  Türkiye'nin yandaşı sayılan kesim, son günlerde   mevcut savaşın boyutları ve sonuçlarını hesaplamak yerine    Ebulfazl Elçibey'in  Azerbaycan Cumhuriyeti Halk Cephesi Partisi  iktidarının sloganlarını atmaya başlamışlardır. 
 Hiç kuşkusuz bu savaş  Güney Kafkasya bölgesinde istikrarsızlığı körükleyecektir.  Bu istikrarsızlık ise  Siyonist Rejim İsrail'in Azerbaycan Cumhuriyeti ve Ermenistan'a yönelik silah satışını kolaylaştıracaktır. Türkiye de silahlarını Azerbaycan Cumhuriyeti'ne satma  imkanı bulacaktır.   Bu da Türkiye'nin ekonomik olarak işine yarayacaktır. Aslında  bu çatışmalar ve savaş bölge dışı güçlerin  Güney Kafkasya'ya sızma ve müdahale ihtimalini de yükseltmektedir. 
 Rusya Jeopolitik Dergisi baş editörü  tanınmış siyasi uzman Leonid Savin ise şöyle diyor: "İsrail'in kışkırtmaları ile Karabağ münakaşa  ateşinin alevlendiği muhtemeldir. Böylece hem Azerbaycan Cumhuriyeti'ne daha fazla silah satılabilir hem de İran ve Rusya sınırları yakınında  Kafkasya bölgesinde yeni savaş ve çatışma  odağı oluşturulmuş olacaktır.”
 Türkiye hükümeti  Temmuz ayı çatışmalarının ardından  İlham Aliyev hükümetini destekleme doğrultusundaki sloganlarına rağmen  bir sözleşme imzalayarak   Ermenistan'daki  en büyük giyim kuşam mağazasını  açmıştır.  Böylece  Türkiye hükümeti  farklı yollardan Ermenistan'a ürünlerini ihraç etmek yolundadır. Bu yüzden  gerçekleri saptırarak   kendi görüşlerini bölge ülkelerine  dayatmak istiyor. 
Tüm bu sebeplerden dolayı Azerbaycan Cumhuriyeti ve Ermenistan arasında devam eden çatışmaların  hasım tarafların istekleri doğrultusunda olmaktan ziyade  başkalarının nüfuzu için ortamı hazırlayan çatışmalar olarak görülmelidir./