Güney Kafkasya'da Savaşın Olumsuz Boyutları
Azerbaycan Cumhuriyeti ve Ermenistan arasındaki çatışmaların devam etmesi ile hasım tarafların savaş boyutları, işgal topraklarının sınırlarını aşarak ekonomik alana da yayılmaktadır.
Yeni gelen haberler sivillerin ölümünün arttığını ve farklı ekonomik merkezlerin hedef alındığını gösteriyor. Böyle bir ortamda bölge ülkeleri özellikle de İran İslam Cumhuriyeti ve Rusya, savaş taraflarından hemen müzakere masasına oturmalarını isterken Tahran, iki ülke arasındaki çatışmaların sonlanması için barış önerisinde bulunarak barış planı da sundu.
İran İslam Cumhuriyeti dışişleri bakanlığı son günlerde hasım tarafların İran'ın barış planına rıza göstermeleri için çabalarda bulunulduğunu duyurdu.
Kimi haber kaynaklarının Suriye ve Iraklı terörist hareketlere ve gruplara bağlı milislerin Güney Kafkasya'daki çatışmalara dahil olduğunu belirtmeleri üzerine İran'ın Karabağ münakaşası taraflarına barış planını kabul ettirme çabaları yoğunluk kazandı.
Bu hususta Rusya dış istihbarat servisi başkanı Karabağ bölgesinin teröristlerin bölge ve komşu ülkelere yayılması için bir fırlatılma rampasına dönüşmesinden kaygı duyduklarını bildirdi.
Rusya dış istihbarat servisi başkanı Sergey Narışkin yaptığı açıklamada "Karabağ'da silahlı çatışmaların yayılması ile bu bölge tam bir mıknatıs gibi farklı terörist örgütlere üye olanları ve paralı askerleri kendine çekecektir. Bunun devamında teröristler ve milisler Azerbaycan Cumhuriyeti ve Ermenistan üzerinden Rusya gibi komşu ülkelere yayılabilirler. Bu da kaygı vericidir." Dedi.
Son bir kaç günde kimi bölgesel medya organları ve hükümet makamları Siyonist Rejim İsrail'in terörist grupları ve milisleri Kafkasya bölgesine taşımak ve aktarmak istediğine dair haberler yayımlamıştır.
Rusya makamların kaygılarının dile getirildiği sırada bölgede ve dünyada İlham Aliyev hükümetini savaşın devamına teşvik eden tek ülke de Türkiye'dir. Doğal olarak Ankara hükümetinin bu girişimi kendi çıkarları doğrultusundadır. Türkiye Azerbaycan Cumhuriyeti ve Ermenistan arasındaki savaşın devamında Güney Kafkasya'daki çıkarlarını gerçekleştirmek istiyor. Bu çatışmalar ise hasım taraflara hem insani ve hem mali ağır zararlar verecektir.
Böyle bir ortamda Azerbaycan Cumhuriyeti'nin savaşı sürdürmesine teşvik edilmesi ve barış planları ve önerilerine aldırış etmemesi başta Müslüman Azerbaycan Cumhuriyeti halkına zarar verecektir.
Bakü ve Erivan liderleri son yıllarda hep AGİT Minsk Grubu'nun Karabağ münakaşasına gereken ilgiyi göstermemelerini eleştirmişlerdi. Bu çerçevede İran'ın barış planı her iki taraf için de değerli bir fırsattır. Görünen o ki Minsk grubu liderleri de bu çerçevede Karabağ barış diyaloglarında hep Ermenistan'ı desteklemişlerdir. Bu destekler ve yandaş tavır ise Bakü liderlerinin Minsk grubuna güvenini kaybetmesine yol açmıştır. Bu hususta İlham Aliyev'e yakın Azeri uzmanların görüşleri olayın özünü açıkça gözler önüne sermektedir.
Bu çerçevede Azeri askeri uzman Üzeyir Caferov şöyle diyor: "Minsk grubu liderlerinin tarafgir tutumları ve tavırları ile Karabağ sorunu çözümü hususunda bir umut söz konusu değildir."
Askeri ve güvenlik uzman ayrıca Batılı hükümetlerin tarafgir yaklaşımının sırf Ermenistan hükümeti ve Karabağ Ermenileri çıkarları doğrultusunda olduğunu söyledi.
Genel olarak mevcut çatışma süreci ve bölge ve dünya hükümetlerinin tavırları, çatışma taraflarının mevcut savaşı devam ettirmekten yana olmadıklarını gösteriyor. Fakat kimi dış müdahaleler, tarafların daimi barışa varmasında engel oluşturduğu da açıkça görülmektedir./