RCEP anlaşmasının imzalanması ve Trump'ın Çin karşısındaki son yenilgisi
https://parstoday.ir/tr/news/world-i156355-rcep_anlaşmasının_imzalanması_ve_trump'ın_Çin_karşısındaki_son_yenilgisi
Çin'in de aralarında bulunduğu Asya-Pasifik bölgesindeki 15 ülke, dünyanın en büyük serbest ticaret anlaşması olan Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklık Anlaşması-RCEP'yı imzaladı. Alman Haber Ajansı DW, 15 Kasım gününü tarihi bir gün olarak niteledi.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Kasım 17, 2020 15:11 Europe/Istanbul
  • RCEP anlaşmasının imzalanması ve Trump'ın Çin karşısındaki son yenilgisi

Çin'in de aralarında bulunduğu Asya-Pasifik bölgesindeki 15 ülke, dünyanın en büyük serbest ticaret anlaşması olan Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklık Anlaşması-RCEP'yı imzaladı. Alman Haber Ajansı DW, 15 Kasım gününü tarihi bir gün olarak niteledi.

Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği'nin (ASEAN) 37'inci Liderler Zirvesi kapsamında düzenlenen Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklık-RCEP görüşmesinde ,sekiz yıl süren müzakerelerin ardından uzlaşma sağlanarak, dünyanın en büyük serbest ticaret anlaşması imzalandı.
Dünyada RCEP Anlaşması'nın bunca yankı uyandıran ve Alman Haber Ajansının da anlaşmanın imzalandığı güne, "tarihi gün" olarak nitelendirecek özelliği nedir?
Bunu anlamak için önce RCEP bünyesinde yer alan ülkeler, nüfusuna, gayri safi milli hasılası gibi konulara bakmak gerek.
RCEP bünyesinde ASEAN üyeleri Brunei, Kamboçya, Endonezya, Laos, Malezya, Myanmar, Filipinler, Singapur, Tayland ve Vietnam ile, birliğin diyalog ortakları Avustralya, Çin, Japonya, Güney Kore ve Yeni Zelanda yer alıyor.
15 Asya-Pasifik ülkesi anlaşma gereğince gelecek yıllarda aralarında uygulanan gümrükleri kademeli olarak azaltacak, ortak ticaret kuralları sayesinde lojistik, kolaylaştırılacak. Anlaşma ticaret, hizmetler, yatırımlar, e-ticaret, telekomünikasyon ve telif hakları gibi alanları kapsıyor.
 2 milyar 200 milyon tüketicinin bulunduğu dünyanın en büyük serbest ticaret bölgesinin GSYİH (gayrisafi yurtiçi hasıla= toplamı, dünyanın GSYİH'sının yüzde 30'u dolayında. Anlaşmanın yakın bir tarihte imzacı ülkelerde onaylanarak yürürlüğe girmesi bekleniyor. Böylelikle Çin, Japonya ve Güney Kore'nin ilk kez aynı anda bir serbest ticaret anlaşmasının tarafı olduğuna da dikkat çekiliyor.
RCEP anlaşmasının büyük bir dönüm noktası olacağı düşünülüyor, nitekim Singapur Başbakanı zirvede yaptığı konuşmada, bu konuya dikkat çekerken, ev sahibi ülke Vietnam'ın başbakanı Nguyen Xuan Phuc ise anlaşmanın imzalanmasının "bölgedeki ülkelerin ekonomik liberalleşmeyi ve entegrasyonu güçlendirmek istediğinin bir göstergesi olduğunu" ifade etti.
Uzmanlar ise RCEP anlaşmasının imzalanmasını, Çin için büyük bir başarı, ABD için de büyük bir yenilgi olarak görüyorlar. Çünkü Çin'in en büyük ekonomik rakibi sayılan ABD'nin bu anlaşmada yer almaması Çin için bu ülkeler ile ekonomik münasebetlerini geliştirebilmesi imkanını sağlayacak.  
ABD Başkanı Donald Trump, kendinden önceki Başkan Barak Obama'nın imzaladığı Trans-Pasifik Anlaşması'ndan ülkesini çekerken, dünyanın en büyük serbest ticaret anlaşması, Çin'in da dahil 15 ülke tarafından imzalanması, Pekin'in güç kazanmasına engel olan ve İndo-Pasifik'e yönelen Washington yönetiminin bölgede konumunu zayıflatırken, Çin'in konumunu güçlendiriyor. 
Bu anlaşma ile ABD'nin uzak doğudaki en yakın müttefikleri sayılan Japonya ve Çin ile dünyanın en büyük ikinci ekonomisi olan Çin'in münasebetleri güçlenecek.
Aslında ABD ile Çin arasında bilindiği gibi, Vietnam ve Hong Kong gibi meseleler üzerinden gerginlik yaşanırken, Trump döneminde, Washington yönetiminin başlattığı ticaret savaşı da devam etmekte. Böyle bir savaş sırasında Çin'in de dahil dünyanın en büyük ticaret anlaşmasının imzalanması, Trump yönetimi'ne karşı Pekin'in elde ettiği büyük bir başarı sayılıyor.
Esasında, Yeni serbest ticaret anlaşmasının, dünyanın en hızlı ekonomik büyümesine sahip bölgesinde Çin'in konumunu ve nüfuzunu güçlendirmesi bekleniyor.
RCEP anlaşmasının Çin'in Asya-Pasifik bölgesindeki ekonomik hakimiyetini arttıracağı öngörülürken, ABD ve Avrupalı şirketleri serbest ticaret bölgesinin dışında bırakarak, dezavantajlı konuma getireceği düşünülüyor./