Pakistan'ın Amerika ile İşbirliğinden Zararlı Çıkması İddiası
Pakistan Başbakanı İmran Han, ülkesinin Amerika Birleşik Devletleri ile ilişkilerini felaket olarak nitelendirdi ve İslamabad'ın Afganistan'da Washington ile ortaklığının Pakistan'ın zararına olduğunu iddia etti.
Pakistan başbakanı İmran Han'ın sözleri, Pakistan'ı bir kez daha teröristler için bir sığınak ve yuva olarak nitelendiren ABD Dışişleri Bakanı Anthony Blinken'in yakın tarihli bir suçlamasına yanıt olarak geldi.
Pakistan, Taliban rejimini devirmek için ABD ordusuyla işbirliği yaptığı için 2001'de ABD'nin Afganistan'ı işgalinden sonra dönemin Cumhurbaşkanı George W. Bush tarafından Washington'un NATO dışı müttefiki ilan edildi. Ancak son dönemde yine Beyaz Saray yetkilileri tarafından hedef alındı ve öfkeye maruz kaldı.
Aslında Afganistan işgalinden kısa bir süre sonra Bush yönetimindeki ABD askeri ve siyasi yetkilileri, Pakistan ordusunu ve hükümetini Afganistan'daki ABD politikalarına karşı ikili bir oyun oynamakla suçlayarak İslamabad'ı, özellikle Kuzey Veziristan ve Güney Veziristan'da teröristleri barındırması konusunda uyardı ve sözde terörist sığınaklarına hava saldırıları düzenlemeye başladı.
Dolayısıyla Amerikalı yetkililerin Pakistan'a yönelik suçlamaları yeni bir konu değildir. Amerika yetkilileri Pakistan hükümetini ve ordusunu ilk kez terörizmi desteklemekle suçlamıyor. Pakistan'a ABD yardımını kesen eski ABD Başkanı Donald Trump'ın başkanlığı döneminde ise bu düşmanlıklar ve ithamlar zirveye ulaşmıştı.
Bu bağlamda, Woodrow Wilson Araştırma Merkezi'nde bölgesel konularda uzman olan Michael Kogelman yaptığı değerlendirmede şöyle diyor: "Amerika Birleşik Devletleri-Pakistan ilişkileri Başkan Joe Biden yönetiminde değişmedi. Biden'ın Pakistan hakkındaki bilgisi göz önüne alındığında, ilişkilerinde olumlu bir değişikliği hayal etmek zor gibi görünüyor."
Bu kapsamda Pakistanlı üst düzey yetkililerin ABD ile işbirliği içinde ülkenin kaybına ilişkin açıklamaları üç amaçla yapılıyor.
Birincisi, Pakistan'ın ABD ile işbirliği yapılmasına yönelik aşırılık yanlısı gruplar tarafından düzenlenen yerel protestolara göstermelik tepkide bulunmaktır.
İkincisi, Pakistan hükümeti, Afganistan'da ABD ile işbirliği içinde askeri ve mali kaynaklarını açıklayarak Pakistan'ın ABD ordusuna verdiği desteği sürdürmek için Washington'un harcamalarını sürekli olarak artırmaya çalışmak istemesidir.
Üçüncüsü, Pakistan hükümetinin, ABD ilişkilerine itiraz ederek Doğu ülkelerine işbirliğini artırmaları için sinyaller göndermeye çalışmasıdır. İslamabad yetkililerine göre ABD için de hassasiyete neden olabilecek bu sinyaller Washington'u yardım sağlamaya teşvik edecektir.
Pakistan'da siyaset uzmanı olan Rahimullah Yusufzay konu hakkında yaptığı açıklamada görüşlerini şöyle beyan ediyor: "ABD'li politikacılar konuşmalarında ve açıklamalarında Pakistan'a yönelik tutumlarını fiilen açıkça dile getiriyorlar. Fakat bu da, Pakistan'daki ABD etkisini büyük ölçüde azaltacak şekilde İslamabad'ın cesaretini kırıyor."
Her halükarda, Afganistan'ın Sovyetler Birliği Kızıl Ordusu tarafından işgal edilmesinden bu yana işgale karşı koymak için bazı Afgan militan hareketlerini organize etmek için ABD ordusu ve CIA ile işbirliği yapmaya başlayan Pakistan hükümeti, her zaman ABD politikalarını izlemeye çalışıp Pakistan ordusu üzerinden Afganistan'a çeki düzen verilmesini istedi. Ancak Amerika bu talebi hiçbir zaman kabul etmedi.
Aynı zamanda, Washington'un Pakistan'ın nükleer rakibi olarak Hindistan ile işbirliğini genişletme yaklaşımı da Pakistan'ı rahatsız etmiştir. Pakistan'ın Afganistan'da, ABD ordusuyla işbirliği halindeyken, ikili oyunlara girişmesi de bu yönde değerlendirilmelidir. Bu durum ise Washington ile İslamabat ilişkilerinde soğumanın en önemli faktörü olarak görülmektedir./