Dünya Gıda Günü
https://parstoday.ir/tr/news/world-i187194-dünya_gıda_günü
16 Ekim dünya gıda günü olarak anılıyor. Dünya gıda günü 1972 yılında Macaristan’ın eski gıda ve tarım Bakanı Dr. Pall Romy tarafından temeli atıldı. Bu günde uluslararası kurum ve kuruluşlar tarım alanının geliştirilmesi, yoksulluk ve açlığın engellenmesi ve çevrenin yok olmasının önlenmesi doğrultusunda çaba harcıyor.
(last modified 2026-05-01T05:06:55+00:00 )
Ekim 18, 2021 04:37 Europe/Istanbul
  • Dünya Gıda Günü

16 Ekim dünya gıda günü olarak anılıyor. Dünya gıda günü 1972 yılında Macaristan’ın eski gıda ve tarım Bakanı Dr. Pall Romy tarafından temeli atıldı. Bu günde uluslararası kurum ve kuruluşlar tarım alanının geliştirilmesi, yoksulluk ve açlığın engellenmesi ve çevrenin yok olmasının önlenmesi doğrultusunda çaba harcıyor.

Dünya gıda günü ayrıca en temel yaşam hakkı olan gıdadan mahrum kalan aç insanlarla dayanışma sergilemek üzere uyuyan vicdanların uyanması için atılan bir fiskedir.

Beslenme meselesinin önemi yüzünden dünya gıda günü 150’yi aşkın ülkede anılıyor ve düzenlenen özel etkinliklerle insanlar dünya genelinde gıda durumu hakkında bilgilendiriliyor.

İran İslam Cumhuriyeti’nin gıda ve ilaç kurumu da bu doğrultuda bazı etkinlikler düzenliyor. Üniversitelerde beslenmeyi gözetleme Başkanı Dr. Muhammed Kazımzade bu günle ilgili düzenlenen ilk oturumda şöyle dedi:

Her insanın en önemli ve en temel arzusu sağlıklı ve rahat bir yaşam sürdürmesi ve hastalıklardan korunmasıdır. Sağlıklı beslenme insanı her türlü hastalıktan koruduğu gibi, sağlıksız beslenme de bir o kadar insanı olumsuz ve tehlikeli hastalıklara yakalatabilir. Bu yıl dünya gıda gününde bir eğitim ve enformasyon kampanyası başlatarak doğru beslenme modeli, şeker, tuz ve yağ tüketiminin azaltılması ve ürünlerin kalori, şeker, tuz ve yağ oranını gösteren göstergelerin kullanılması ve ayrıca güvenlik ve sağlık göstergesi hakkında vatandaşları bilgilendirmek istiyoruz. Bu bilgilendirme yüksek tansiyon, kalp ve damar hastalıkları, diyabet ve kanser türleri gibi epidemik olmayan kronik hastalıkların yükümün hafifletilmesi içindir.

BM’nin tanımına göre, gıda güvenliği tüm insanların sağlıklı bir vücuda sahip olabilmeleri için tüm zamanlarda yeterli besine ulaşabilmeleri anlamındadır ve üç önemli unsuru ise gıda maddelerini var olması, gıda maddelerine ulaşılabilmesi ve gıda alımının süreklilik arz etmesinden ibarettir. Ancak ne var ki günümüz dünyasında bu konuda kaygı verici örneklerle karşı karşıyayız.

Bugün dünya nüfusunun yüzde 80 kadarının zihni uğraşı, yiyecek bulmaya yöneliktir. Nitekim gıda maddeleri ve bedenin ihtiyacı olan yiyeceklerde yaşanan yetersizlik dünya genelinde büyük ve temelli bir sorun haline geldiği anlaşılıyor.

 

Öte yandan çevrenin kirlenmesi ve yapılan tahribat da dünya gıda kaynaklarını olumsuz etkilediği gözleniyor. Günümüzde kötü beslenme başta üçüncü dünya ülkeleri olmak üzere birçok toplumda ciddi bir kriz sayılıyor. yine dünya genelinde yoksulluk ve açlığın yüksek seviyelerde seyretmesi ve bazı zorba ve sultacı devletlerin zalimane politikalarının sonucu olan bu alandaki eşitsizlik de dünya genelinde insanların açlığı ve kötü beslenmesinin gerekçesi olarak gösteriliyor.

Kötü beslenme veya bir başka ifade ile vücudun ihtiyaç duyduğu temel besin maddelerine ulaşmasını engelleyen doğal beslenmeden her türlü sapma, cismi ve ruhi hastalıkların önemli sebeplerinden birini oluşturuyor.

21. yüzyılın gıda güvenliği ufkunda BM gıda ve tarım örgütü FAO çağımızda bazı sıkıntılarla karşılaşılacağını öngörüyor.

Tarım arazileri ve su kaynakları üzerinde rekabet, enerji fiyatlarının yüksekliği ve iklim değişiklikliği gibi durumlar, dünya genelinde insanlar için daha az kaynakları tüketerek daha fazla gıda maddeleri üretilmesi gerektiğini gösteriyor.

Tarım sektöründe sürdürülebilir büyümeyi gerçekleştirmek, gelecek yıllarda dünyanın beslenmesinde hayati önem arz ediyor. FAO yayımladığı raporunda 2050 yılında dünyanın 9 milyar nüfusunun yiyeceğini karşılamak için şimdiki miktarın iki katı üretmek gerektiğini ve bu hedefe ulaşabilmek için tarım arazileri ve su kaynaklarının kısıtlı olması, enerji fiyatlarının yüksekliği, tarım araştırmalarına yatırımların gerilemesi ve gıda atıklarının artması gibi engelleri göz önünde bulundurmak gerektiğini belirtiyor.

 

Beslenme meseleleri uzmanları yeryüzündeki mevcut kaynaklar tüm insanların beslenmesine yetecek kadar fazla olduğunu, fakat tarım alanında küresel düzeyde doğru planlama yapılmaması ve yanlış politikaların izlenmesi, dünya genelinde milyonlarca insanın gıda maddeleri kıtlığından acı çekmelerine yol açtığını belirtiyor.Tarım alanında yeni teknolojilerde tekelcilik ve sultacılık, kaynakların dengesiz dağılımı ve bazı toplumlarda gıda maddelerinin aşırı tüketimi, yoksul ülkelerin açlık ve yoksullukla mücadelelerini başarısızlıkla sonuçlandıran bazı etkenlerdir.

Evet, düşünülenlerin aksine hali hazırda dünyada var olan gıda maddeleri tüm insanları besleyecek kadar yeterlidir; ancak esas sorun gıda maddelerine ulaşılması ve üretimi ve dağıtımında göze çarpan randımansızlık, dünya genelinde üretilen besin maddeleri yeterli olmasına rağmen birçok insana yeterli seviyede veya asla ulaşmamasına sebebiyet veriyor.

Kur'an'ı Kerim yeryüzü mahlukların yiyeceğini temin etmek üzere hazır hale getirildiğini buyuruyor. Nitekim Mülk suresinin 15. ayetinde şöyle buyurmakta:

Yeryüzünü size boyun eğdiren O'dur. Şu halde yerin omuzlarında (üzerinde) dolaşın ve Allah'ın rızkından yeyin. Dönüş ancak O'nadır.

Yine Hicr suresinin 19 ve 20. ayetlerinde şöyle buyurmakta:

Yeri uzatıp yaydık, orada sabit dağlar yerleştirdik, yine orada miktarı ve ölçüsü belirli olan şeyler bitirdik. Orada hem sizin için hem de rızıkları size ait olmayanlar için (gerekli) geçim vasıtaları yarattık.

Hekimler hastalıkları önlemek ve hatta tedavi etmekte çeşitli besin maddelerinden yararlanılabileceğini belirtiyor. Gerçekte her gün tükettiğimiz gıda maddelerinde binlerce ilaç etkisi olan ve hastalıkların önlenmesi ve tedavisinde etkileri söz konusu olan maddeler bulunuyor.

Gerçi gıda maddeleri tam olarak ilaçların yerini alamaz, ama yine de bizlerin sağlık durumunu geliştirerek hastalıkların önlenmesinde rol ifa edebilir. Nitekim bu yüzden Kur'an'ı Kerim vücudun ihtiyaç duyduğu gıdayı ruhun ihtiyaç duyduğu gıdanın ön hazırlığı olduğunu buyuruyor ve Maide gibi bazı surelerin adı yiyeceklerle başlıyor. Yine bazı ayetlerde bazı yiyeceklerin özelliklerine ve diğer bazı ayetlerde de insanlar için uygun ve güzel besin maddeleri üreten hayvanlara işaret ediliyor.

Açlık ve yoksulluk insanların yetenekleri ve kabiliyetlerinin ortaya çıkmasını engellediğinden İslam dininde uygun bir zemin hazırlanarak herkesin insani erdeme ulaşma imkanına kavuşması için çalışılmıştır. Bu amaca ulaşmak için İslam dini açlık ve yoksulluğu önlemek ve bertaraf etmek üzere çeşitli yöntemlerden söz etmiştir.

İslam dini bir yandan tembelliği ve işsizliği reddederek  ve yine çalışmayı ibadet nitelemekle insanları ilahi nimetlerden yararlanmaya ve daha fazla üretmeye davet ederken, öbür yandan yardımlaşma, ihsan ve gönül birlikteliği kültürüne vurgu yaparak toplumda sınıflar arası uçurumun doldurulmasına vurgu yapıyor.

İmam Ali -s- yoksulluğu bertaraf etmek için çalışmaya vurgu yaparak şöyle buyuruyor: Çok çalışarak ilerlemede ve kalıcı huzura kavuşmakta yüksek yerlere ulaşabilirsiniz.

Günümüzde başta BM olmak üzere uluslararası kurum ve kuruluşların gıda krizine sebebiyet veren etkenleri bertaraf etmek üzere sarf ettikleri ciddi çabalara paralel olarak devletler de izledikleri politikalarda bu yönde etkili olabilecek programları izlemeleri gerekir. Bu doğrultuda gelişmiş ülkeler aşırı tüketim ve israftan kaçınarak bu sürece katkı sağlayabilir.

 

Gerçekte beslenme güvenliğine kavuşmak için her şeyden önce tüketim modelini düzeltmek gerekir. Ekmek atıklarının fazlalığı, su kaynaklarının boşuna tüketilmesi ve yine tarım ürünlerinin uygun şartlarda depolanmaması bu alanda göze çarpan bazı sıkıntılardır.

Öte yandan gıda sektöründe üretim, pazarlama, talep ve tüketim arasındaki uyumsuzluk ve yine bu sektörde uygun planlama yapılmaması da gıda güvenliğine kavuşma yolunda var olan bir başka engeldir.

Bundan başka gıda maddelerini geliştirmek için plan yapmak, bu maddenin hem iktisadi ve hem de besleyici ve toplum sağlığını koruyucu özellikleri itibarıyla önemli bir zaruret sayılır.

Kuşkusuz gıda maddeleri her ülkenin bağımsızlığını temin eden iktisadi kalkınmasında ve toplumun sağlığında en temel eksenlerden biridir.

Umarız devletler bu bağlamda önemli adımlar atarak iyi sonuçlar elde edebilir.