Zelensky’nin NATO’ya katılamayacaklarını kabullenmesi
https://parstoday.ir/tr/news/world-i202418-zelensky’nin_nato’ya_katılamayacaklarını_kabullenmesi
Ukrayna cumhurbaşkanı Volodymyr Zelensky Rusya ile müzakerelerin 4. Turunun gerçekleştiği sırada eskiye nazaran çok daha farklı olan bir konuşmada, “Ukrayna’nın Kuzey Atlantik Paktı NATO’ya katılamayacağını kabullenmeleri gerektiğini” söyledi.
(last modified 2026-04-27T07:30:21+00:00 )
Mart 16, 2022 15:23 Europe/Istanbul
  • Zelensky’nin NATO’ya katılamayacaklarını kabullenmesi

Ukrayna cumhurbaşkanı Volodymyr Zelensky Rusya ile müzakerelerin 4. Turunun gerçekleştiği sırada eskiye nazaran çok daha farklı olan bir konuşmada, “Ukrayna’nın Kuzey Atlantik Paktı NATO’ya katılamayacağını kabullenmeleri gerektiğini” söyledi.

Ukrayna cumhurbaşkanı İngiltere liderliğinde askeri bir koalisyon olan “Ortak Sefer Gücü” liderleriyle yaptığı görüşme sırasında ülkesinin NATO’ya katılamamasından duyduğu hoşnutsuzluğu açıklayarak, “Yıllarca kapıların açık olduğunu duyduk, fakat aynı zamanda ona (NATO’ya) katılamayacağımızı duyduk. Bu bir gerçektir ve resmiyete tanımak gerekir” dedi.
Zelensky’nin Ukrayna’nın NATO’ya katılamayacağına dair bu geç gelen itirafı, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik askeri operasyonundan en az 20 gün geçtiği bir sırada yapıldı. Ukrayna yıkıcı bir savaşla boğuşuyor ve önemli ölçüde can ve mal kaybı ile alt yapı yıkımına uğramıştır. Ukrayna'nın anayasasında bile yer alan NATO'ya katılma isteği, Rusya'nın bu ülkeye bir askeri saldırıya hazırlanmasının ana nedenlerinden biri olmuştur.
NATO liderleri 2008'deki Bükreş Zirvesi'nde, NATO'nun doğuya doğru genişleme politikası doğrultusunda Rusya’ya yakın iki ülke olan Ukrayna ve Gürcistan'ı NATO’ya katma kararlarını açıkladılar. O zamandan beri bu konu, özellikle Ukrayna'nın NATO üyeliği, Rusya ile NATO arasındaki en tartışmalı ve gerginlik yaratan konulardan biri haline geldi.
Gerçi Ukrayna'nın Batı yanlısı cumhurbaşkanı Viktor Yuşçenko'nun  döneminde Ukrayna’nın NATO üyeliği konusunu yoğun şekilde takip edildi fakat Rusya yanlısı Viktor Yanukoviç’in cumhurbaşkanlığı döneminde bu konu askıya alındı. Ardından 2014 yılı gelişmeleri ve Yanukoviç’in görevden alınması ve Ukrayna’da batı yanlısı bir hükümetin göreve başlaması ile birlikte Ukrayna’nın NATO üyeliği tekrar gündeme alındı ve Ukrayna anayasasına ek  olarak onayladı böylece Kiev’in batılı kurumlara katılma iradesi sergilenmiş oldu.
Ukrayna liderleri açısından bu olayın gerçekleşmesi Ukrayna’nın batı blokuna paralel hareket etmesinde önemli bir adım sayılmakta ve aynı zamanda başta Rusya olmak üzere dış tehditlere karşı güvenliği garantileyen anahtar anlamında olacaktır. 
Fakat Ukrayna liderleri, Rusya’nın askeri ve güvenlik üst düzey belgelerine göre yakın dış alandaki ülkelerin bu cümleden Ukrayna’nın NATO’ya üyeliği ve Rusya'nın batı sınırlarına yakın bölgede bu askeri örgütün birlikleri ve askeri tesislerinin konuşlandırılmasının Moskova’nın kırmızı çizgisi olduğu gibi önemli bir konuyu kasten görmezden geldiler. 
Son aylarda Moskova defalarca Kiev ve NATO'ya Ukrayna'nın NATO üyeliğinden vazgeçmesi çağrısında bulundu. Fakat bu çağrı, Washington ve NATO tarafından defalarca reddedildi. Aslında Ukrayna’nın NATO’ya üyeliğine teşvik eden taraf Amerika oldu. Buna rağmen NATO içinde bu konuda toplu bir görüş oluşmadı. 
Amerika makro hedeflerinden biri olan Rusya’nın kontrol edilmesi bağlamında NATO’nun daha fazla doğuya yayılmasını ve Rusya komşularının özellikle de Ukrayna’nın bu Pakta üyeliğini istiyor. Fakat başta Almanya ve Fransa olmak üzere NATO’nun önemli Avrupa üyeleri bu konuya olumlu yaklaşmıyorlar. 
Avrupa Birliği'nin de en önemli üyeleri olan NATO'nun söz konusu en önemli iki Avrupalı üyesi, Rusya'nın bu konuya sert tepki vereceğinden korkuyorlardı. Şimdi, Rusya'nın Ukrayna'ya saldırması sonucu, Avrupa'nın güvenlik durumunu ciddi şekilde sarsılması ile bu korku gerçek oldu. Tabi ki bu arada Ukrayna’yı, yaşanan oyunların başlıca kaybeden tarafını olarak kabullenmek gerekir. 
Amerikalı gazeteci ve siyaset meseleleri uzmanı Michael Hirsh şöyle diyor: Putin’in Ukrayna’ya saldırasının yakında bitip bitmeyeceği bir yana, kesin olan şey, kendisine göre kışkırtıcı bir savaşın ateşini yakmaktan başka çare bırakılmayan Rusya cumhurbaşkanının, eskiden beri Amerika ve diğer Avrupa ülkelerine olan nefret ve kötümserliğinin devam etmesidir./