Rusya'dan uluslararası kuruluşlara duyulan güvenin zedelenmesine karşı uyarı
Bazı ülkelerin çok taraflılık ilkesine uymaması ve uluslararası kurum ve kuruluşların taleplerine saygı duymaması, bu kuruluşların etkinliğinde ve onlara duyulan güvende şüphelere neden olmuştur. Bu doğrultuda, Rusya Dışişleri Bakanı Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantısında şu uyarıda bulundu: "Batılı ülkeler adaletin garantörü olarak uluslararası kuruluşlara ve uluslararası yasaya olan güveni yok etmişler."
Rusya Dışişleri Bakanı "Sergei Lavrov", ülkelerin çok kutuplu dünya sistemini gerçekleştirme çabalarına atıfta bulunarak, Amerika'nın tüm dünyayı kendi cirit atma alanına çevirmeye çalıştığı konusunda uyardı.
Çok taraflılık konusu uzun zamandır farklı ülkeler tarafından uluslararası siyasetin önemli ilkelerinden biri olarak vurgulanmakta ve onaylanmakta ve bu doğrultuda uluslararası kurum ve kuruluşlar dünya barışı ve düzeninin tesisine yardım etmek için oluşturulmakta ve çalışmaktadır, ancak özellikle son on yılda çok taraflılık siyaseti Amerika Birleşik Devletleri de dahil olmak üzere bazı ülkeler tarafından ihlal edilmiştir.
Öyle ki, "Donald Trump"ın başkanlığı döneminde hatta ABD uluslararası kanunları dikkate almadan bazı uluslararası kurum ve kuruluşların, uluslararası sözleşme ve anlaşmaların, üyeliğinden çıktı.
Bu doğrultuda ABD'nin Covid-19 pandemisinin ortasında Dünya Sağlık Örgütü'nden çekilmesinden, KOEP olarak bilinen nükleer anlaşmadan ve Paris İklim Anlaşması'ndan çekilmesinden söz edebiliriz. Bazı ülkelere ağır yaptırımlar uygulayarak siyasi ve ekonomik baskı uygulamak, ticaret tarifelerini artırarak ticaret savaşı başlatmak, ülkeleri tehdit etmek ve korkutmak, Washington'un tek taraflı politikasının diğer örnekleridir.
Aslında Amerikalı yetkililer için ABD'nin çıkarlarıyla ilgili olanlar küreselleşiyor ve dünyanın diğer ülke ve bölgelerinin amaçları, çıkarları ve istekleri önemli değil.
Rusya ve Ukrayna arasındaki savaşta olduğu gibi Amerika, Ukrayna'yı destekleyerek ve Rusya'ya karşı Avrupa ülkelerini birlik ederek savaşı körüklüyor, bu da çok sayıda Ukrayna vatandaşının ölümü ve göçünün yanı sıra dünya ekonomisinin büyümesinin azalması, bazı Afrika ülkeleri dahil olmak üzere özellikle yoksul ülkeler için erzak ve gıda maddelerinin azalması, ayrıca yakıt fiyatlarının artması ve bunun ülkelerin ekonomik büyümelerini olumsuz etkilemesi ile sonuçlanmıştır.
ABD'nin gayrimeşru ve yasa dışı isteklerini dayatmak amacıyla askerî gereçler, şiddetli ekonomik yaptırımlar uygulamak, ayrıca Rusya savaşındaki Ukrayna gibi savaşmakta olan ülkelere mali ve silah destekleri vermekle gerçekleşen ABD'nin tek taraflı siyasetleri, sadece uluslararası güvenliğin zayıflanmasına neden olmamıştır, aynı zamanda adaletsizliğin ve insan hakları ihlallerinin yayılmasını da körüklemiştir, hâlbuki Amerika Birleşik Devletleri, bulunduğu konum itibariyle Birleşmiş Milletler gibi uluslararası örgütlerin uyarı ve taleplerine bile uymuyor.
Rus analist ve Putin'in danışmanlarından Fyodor Lukyanov bu konuda şunları söyledi: "Bu sürecin devam etmesi hâlinde, uluslararası kurumlar, önümüzdeki yıllarda düşüşe devam edecek ve hatta tamamen görmezden gelinebilirler."
Bu doğrultuda, ABD ile rekabet eden uluslararası bir güç olarak Rusya, tek kutuplu sisteme ve tek taraflılığa ve ayrıca başka ülkelere karşı baskı aracı olarak yaptırımlar kullanmaya karşı çıkılmasına her zaman vurgu yapmıştır. Moskova'ya göre, mevcut uluslararası sistemin gerçekleri, ABD'nin iddialarına ve bu ülkenin küresel liderlik rolü oynamakta ısrar etmesine rağmen, ekonomik, siyasi, askerî ve güvenlik süreçlerinin bu politikanın dünyanın birçok ülkesi tarafından kabul edilmediğini gösterdiğini göstermektedir. Görünen şu ki, tek taraflı dünya dönemi, ABD ve müttefiklerinin bunu korumaya yönelik çabalarına rağmen sona ermiştir ve Batı'nın özellikle ülkeler üzerinde baskı yapma yönündeki yaklaşımları yenilgiye mahkûmdur.