Texas’taki ölümcül sel felaketinde Trump yönetiminin politikalarının etkisi
Parstoday – Son günlerde Texas eyaleti, tarihinin en ölümcül sel felaketlerinden birine tanık oldu. Bu olayda en az 100 kişi hayatını kaybetti ve altyapı, evler ve işletmeler büyük zarar gördü.
Felaketin merkez üssü olan Kerr bölgesi ve Guadalupe Nehri çevresinde, yağmurun ani ve yoğun yağışı nehrin taşmasına neden oldu. Bazı bölgelerde su seviyesi bir saatten kısa sürede 8 metreye kadar yükseldi. Sel felaketinde, en az 84'ü Kerr County bölgesinde olmak üzere 100'den fazla kişi hayatını kaybetti. Bu kişilerin arasında Camp Mystic'te yaşamlarını yitiren en az 27 kız çocuğu ve kamp görevlileri de var.
İki tartışmalı politika, felaketin etkisini artırdı:
- Ulusal Hava Durumu Servisi (NWS) personelinin azaltılması
- İklim değişikliğiyle mücadeleye karşı çıkılması
Trump yönetimi, bütçe kesintileri kapsamında Ulusal Hava Durumu Servisi’n yerel ofislerindeki personel sayısını ciddi şekilde azalttı. Bu durum, “Austin-San Antonia” ve “San Angelo” gibi bölgelerde hava olaylarını tahmin etme ve uyarı verme kapasitesini düşürdü.
Uyarı sistemlerindeki eksiklikler de yaşanan durumda etkili oldu zira:
- Bazı kırsal bölgelerde sel uyarıları ya geç ulaştı ya da hiç ulaşmadı.
- Özellikle Mystic çocuk kampında yaşanan trajedi, iletişim eksikliklerinin doğrudan sonucu olarak değerlendiriliyor.
Texas’ta yaşanan sel felaketi ardından Senato azınlık lideri Chuck Schumer, personel azaltmanın ölümleri artırmadaki rolünün araştırılmasını talep etti. Beyaz Saray ise uyarıların zamanında yapıldığını savundu, ancak uzmanlar veri analiz kapasitesinin ve yerel koordinasyonun ciddi şekilde zayıfladığını belirtiyor.
Sel felaketinde diğer önemli etken iklim değişikliği faktörüdür:
Trump yönetimi, Paris İklim Anlaşması’ndan çekilerek ve iklim araştırma bütçesini azaltarak, iklim krizine karşı mücadeleyi zayıflattı. Bilim insanları, küresel ısınmanın aşırı hava olaylarının sıklığını ve şiddetini artırdığını vurguluyor.
Sonuç olarak: Texas’taki sel felaketi, sadece doğal bir afet değil, aynı zamanda sistemsel zayıflıkların ve siyasi kararların bir sonucudur. Uyarı sistemlerinin eksikliği ve iklim politikalarının ihmali, bölgeyi daha savunmasız hale getirdi. Bu yaklaşım devam ederse, benzer felaketlerin tekrarlanması kaçınılmaz olabilir./