Avrupalı Milletvekillerinin İsrailli Yetkililere Yaptırım Talebi Gerçekleşecek mi?
https://parstoday.ir/tr/news/world-i280328-avrupalı_milletvekillerinin_İsrailli_yetkililere_yaptırım_talebi_gerçekleşecek_mi
Pars Today – 40 Avrupalı milletvekili, İsrailli yetkililere yaptırım uygulanmasını talep etti.
(last modified 2025-07-31T12:54:48+00:00 )
Temmuz 31, 2025 15:54 Europe/Istanbul
  • Avrupalı Milletvekillerinin İsrailli Yetkililere Yaptırım Talebi Gerçekleşecek mi?

Pars Today – 40 Avrupalı milletvekili, İsrailli yetkililere yaptırım uygulanmasını talep etti.

Pars Today’in haberine göre, Avrupa Parlamentosu’ndan 40 kişilik bir grup, Avrupa Birliği’ne gönderdikleri bir mektupta Siyonist rejim yetkililerine yaptırım uygulanmasını ve bu rejimle imzalanan ticaret anlaşmasının askıya alınmasını istedi. Mektupta, 14 Avrupa Birliği üyesi ülkeden gelen milletvekilleri, Benjamin Netanyahu başkanlığındaki Siyonist rejim hükümetinin, Cenevre Sözleşmesi ve uluslararası insancıl hukukun ciddi şekilde ihlal edildiği eylemlerden sorumlu tutulması gerektiğini vurguladı ve Gazze’deki insani krize karşı kararlı adımlar atılması çağrısında bulundu.Milletvekilleri, İsrailli yetkililere doğrudan yaptırım uygulanmasını ve AB ile İsrail arasındaki iş birliği anlaşmasının askıya alınmasını talep etti. Bu anlaşma, Siyonist rejime ticari ayrıcalıklar ve bazı Avrupa finansman programlarına erişim imkânı sağlıyor. Avrupa Parlamentosu üyeleri, Gazze’deki suçlara yanıt olarak hızlı hareket edilmesini isterken, “ahlaki korkaklık dönemi sona erdi” ifadelerini kullandılar.İsveçli milletvekili Evin Incir, milletvekillerinin hem Avrupa Komisyonu’na hem de AB üyesi ülkelere endişelerini ilettiğini ve mevcut insani krize daha güçlü bir yanıt verilmesini talep ettiklerini belirtti.İspanya Başbakanı Pedro Sánchez de Haziran 2025’te, Gazze’de soykırım işlediği gerekçesiyle Siyonist rejimle olan AB iş birliği anlaşmasının derhâl askıya alınmasını istedi.AB ile Siyonist rejim arasındaki iş birliği anlaşmasının askıya alınabilmesi için AB üyelerinin çoğunluk oyu gerekiyor. Bu anlaşma, 20 Kasım 1995’te Brüksel’de imzalandı ve AB üyesi ülkelerin parlamentoları, Avrupa Parlamentosu ve İsrail Parlamentosu (Knesset) tarafından onaylandıktan sonra 1 Haziran 2000’de yürürlüğe girdi.Avrupa Birliği’nin Siyonist rejimi defalarca tehdit etmesine rağmen, şu ana dek Tel Aviv’e karşı etkili bir yaptırım uygulanmadı. Ancak İsrail’in 18 Mart 2025’te ateşkesi ihlal ederek Gazze’ye yönelik saldırılarını yeniden başlatmasından sonra, iş birliği anlaşmasının gözden geçirilmesi yönündeki baskılar arttı. Bu süreçte 17 AB üyesi ülke, insan haklarına saygı ilkesine dayalı olan anlaşmanın gözden geçirilmesini talep etti. Hollanda bu girişimin öncüsüydü. Öte yandan, Almanya da dâhil olmak üzere 10 ülke bu girişime karşı çıktı.İsrail’in Gazze’de Filistin halkına yönelik açık soykırımına rağmen, bazı AB ülkeleri bu iş birliği anlaşmasının yeniden değerlendirilmesine olumlu oy vererek Tel Aviv’e karşı baskıyı artırma yolunda somut bir adım attı. Ancak 23 Haziran’da yapılan AB dışişleri bakanları toplantısında, Almanya, Macaristan ve Çekya gibi İsrail’le sıcak ilişkileri olan 10 ülke, AB ile İsrail arasındaki kapsamlı iş birliği ve ticaret anlaşmasının yeniden gözden geçirilmesine karşı çıkarak Siyonist rejimle dayanışma sergilediler.

Sonuç olarak, AB dışişleri bakanları 15 Temmuz Salı günü Brüksel’de yaptıkları toplantıda, Siyonist rejimle iş birliği anlaşmasının askıya alınmasını ve bu rejime yaptırım uygulanmasını gündeme aldılar. Ancak ticaret anlaşmasının askıya alınması, silah ambargosu ya da vize kısıtlamaları gibi önerilen hiçbir önlem konusunda üye ülkeler arasında bir uzlaşma sağlanamadı.Uluslararası Af Örgütü, Avrupa Birliği’nin İsrail’le olan tercihli ticaret anlaşmasını askıya almama kararını sert bir şekilde kınayarak, bu kararı “uluslararası hukuka ve Filistinlilerin haklarına karşı zalimce ve yasa dışı bir ihanet” olarak nitelendirdi.Önemli bir nokta şu ki, Avrupalı milletvekillerinin ve siyasetçilerin İsrail karşıtı yeni tutumları  özellikle Gazze’de devam eden soykırım, açlık silahı kullanımı ve insani yardımların engellenmesi gibi İsrail’in halkı yok etmeye ve zorla göç ettirmeye yönelik eylemleri göz önüne alındığında  artık İsrail’e koşulsuz destek döneminin Avrupa’da da sona erdiğini gösteriyor. Tel Aviv rejimi, Avrupa ve ABD başta olmak üzere Batı kamuoyunu suçlarını meşrulaştırma konusunda giderek daha fazla güç kaybediyor ve yumuşak gücünü hızla yitiriyor