Neden Protestolar İşgal Altındaki Topraklardaki Kriz Durumunu Derinleştiriyor?
Parstoday – İşgal altındaki topraklarda mevcut kriz ve protestoların artması, Siyonist rejimin siyasi ve güvenlik yapısının zayıfladığını gösteriyor.
Siyonist medyaya göre, protestocular işgal altındaki birçok yerde yolları kapattı. Netanyahu hükümetinin savaşı sürdürme kararına karşı çıkan Siyonist yerleşimciler, işgal altındaki Kudüs ve Tel Aviv’de sokakları kapatarak Gazze’deki Siyonist esirlerin serbest bırakılması için esir takası talep ettiler.
Esir ailelerinin çağrısıyla yüzlerce kişi Tel Aviv ve diğer şehirlerde sokaklara çıktı; protestocular yolları kapatarak geniş çaplı gösteriler düzenledi, Gazze savaşının sona ermesini, esir takasını ve Netanyahu kabinesinin düşürülmesini talep etti.
Siyonist esir ailelerinin çağrısıyla düzenlenen genel grev ve protestolar, işgalci rejimin sert kanat bakanlarının tepkisini çekti. İç Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir bu gösterileri kınayarak “Bugünkü grev İsrail’i zayıflatıyor, Hamas’ı güçlendiriyor ve esirlerin dönüşünü geciktiriyor” dedi.
Siyonist Demokrat Parti lideri Yair Golan ise genel grev sırasında yaptığı açıklamada, “Fırsatlar sona erdi, tüm çabalar esirlerin derhal geri getirilmesi için kullanılmalı” dedi.
Eski Ordu Genelkurmay Başkanı ve muhalefet lideri Gadi Eizenkot, Netanyahu’yu sertçe eleştirerek onun liderlik ve sorumluluk yeteneğinin olmadığını, zor kararları kişisel ve siyasi çıkarları uğruna ertelediğini ve bu durumun rejimi uçuruma sürüklediğini söyledi.
İşgal altındaki topraklardaki protestoların artması siyasi ve güvenlik açısından ciddi sonuçlar doğurdu. Birçok protestocu Netanyahu kabinesini Gazze savaşını yönetme ve esirleri kurtarma konusunda yetersiz ve plansız buluyor. Rejim içindeki siyasi, askeri ve güvenlik katmanları arasındaki çatışmalar yeni bir boyuta ulaştı. Emekli generaller ve eski komutanlar savaş politikalarını eleştiriyor, bazılarının Gazze savaşının durdurulmasını talep ettiği görülüyor. Süren protestolar ve kamu memnuniyetsizliği sokak çatışmaları ve geniş çaplı isyan riskini artırıyor.
Filistin direnişinin son yıllardaki operasyonları da işgal altındaki topraklarda iç protestoların artmasında önemli rol oynadı. “Savaşı durdurun” ve “Esirleri serbest bırakın” sloganlarıyla protestocular, Siyonist rejimin Gazze savaşında hedeflerine ulaşamadığını kabul etmiş oluyorlar.
Filistin direnişi eşsiz güç ve birlikle hem askeri hem siyasi alanda Siyonist rejime baskı uyguluyor. Bu baskılar kabinedeki ve muhalefet partilerindeki çatlakları derinleştirip Netanyahu karşıtı protestoları artırdı.
Netanyahu kabinesine karşı geniş çaplı protestolar, işgal altındaki halkın artık Tel Aviv’in savaş ve güvenlik politikalarına güvenmediğini gösteriyor. Partiler arası ayrışma, güvenlik yetkililerinin istifaları ve kabinedeki anlaşmazlıklar meşruiyet krizinin işaretleri. Mevcut kriz Siyonist rejimin siyasi ve güvenlik yapısının zayıfladığını ortaya koyuyor. Filistin direnişi ise askeri, medya ve halk desteğiyle güç dengesini değiştirmiş durumda.
Protestoların artması ve Netanyahu’nun Gazze savaşıyla ilgili vaatlerini yerine getirememesi nedeniyle memnuniyetsizlik büyüyecek; Siyonist rejim liderleri bu krizin başlıca sorumluları olarak zor bir durumla karşı karşıya kalacaklar.