Arjantin’in Malvinas Adaları Üzerindeki Egemenliğine Birleşmiş Milletler Kararına Dayalı Vurgu
Parstoday – Arjantin’in Hindistan Büyükelçisi Mariano A. Kavusino, 27 Eylül 2025 tarihinde Daily Pioneer sitesinde yayımlanan bir makalede, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 2065 sayılı kararına atıfta bulunarak Arjantin’in Malvinas Adaları üzerindeki egemenliğini vurguladı.
Parstoday’in bildirdiğine göre, 60 yıl önce kabul edilen 2065 sayılı Genel Kurul kararı, Arjantin’in Malvinas Adaları üzerindeki tam egemenliğinin uluslararası tanınması için önemli bir dönüm noktası oldu. Arjantin ile İngiltere arasında Güney Atlantik Okyanusu’nda birkaç takım ada üzerinde yaklaşık 200 yıldır süren egemenlik anlaşmazlığının en önemlisi Malvinas (Falkland) Adalarıdır.
1816’da Arjantin bağımsızlığını kazandığında, bu adalar hala dünyanın en büyük imparatorluklarından biri olan İspanya Krallığı’na aitti. 1833 yılında İngiltere donanması bu adalara saldırarak kontrolü ele geçirdi, Arjantinli vali ve büyük bir Arjantinli nüfusu sürgün etti. Aynı yıl, İngiliz işgal güçlerine karşı Arjantinli çiftçilerin ayaklanması sonrası kalan sakinler ya öldürüldü ya da sürüldü.
O dönemde devletleşme sürecinde olan Arjantin, İngiltere İmparatorluğu ile mücadele edemedi. Ancak o zamandan beri Arjantin iddiasından vazgeçmedi. 20. yüzyılda, özellikle Hindistan’ın öncülük ettiği dekolonizasyon sürecinin başlamasıyla bu talebin uluslararası platformlarda dile getirilmesi için yeni fırsatlar doğdu.
1960’larda İngiltere Başbakanı Harold Macmillan, Afrika ve sömürge dünyasında “değişim rüzgarları”ndan bahsetti. Bu rüzgarlar Güney Atlantik Okyanusu’na da ulaştı. Eylül 1964’te, Birleşmiş Milletler Dekolonizasyon Komitesi’nin Üçüncü Alt Komitesi’nde Arjantin temsilcisi Büyükelçi José María Roda, Malvinas, Güney Georgia ve Güney Sandwich Adaları üzerindeki egemenlik haklarını savunan önemli bir konuşma yaptı.
Roda, İngiltere’nin adalar üzerindeki kontrolünün sadece güç kullanımıyla sürdüğünü, bu takım adaların klasik sömürge örneklerinden farklı olduğunu çünkü işgal sonrası Arjantinli yönetici ve halkın İngiliz göçmen nüfusu ve sömürge yönetimiyle değiştirildiğini belirtti.
İngiltere’nin sıkı göç politikası, kıta Arjantinlilerinin adalara yerleşmesini engelliyor ve mevcut nüfus sürekli İngiliz göçmenlerle yenileniyor. Roda, İngiltere’nin iddialarının aksine, bu adalarda hâkim veya sömürge bir nüfus olmadığını ve mevcut sakinlerin kaderini belirleme hakkına sahip olmadığını savundu. Ayrıca, karar hakkının İngiliz kökenli sakinlere verilmesinin sömürgeciliğin devamı ve Arjantin’in toprak bütünlüğünün ihlali anlamına geldiği uyarısında bulundu. BM Genel Kurulu’nun 1514 sayılı kararının 6. maddesinde tanınan toprak bütünlüğü ilkesinin uygulanmasını talep etti.
Bu dekolonizasyon süreci kapsamında, 16 Aralık 1965’te BM Genel Kurulu 2065 sayılı kararı kabul etti — Malvinas meselesine özel olarak değinen ilk karar. Karar, Arjantin ve İngiltere arasındaki egemenlik uyuşmazlığını tanıdı ve iki ülkeyi barışçıl çözüm için müzakerelere çağırdı.
Bu kararın önemi, konunun temel hukuki unsurlarını belirlemesindedir:
1. Malvinas meselesi bir sömürge sorunudur ve sona erdirilmelidir.
2. Arjantin ve İngiltere arasında egemenlik uyuşmazlığı vardır.
3. İki ülke barışçıl çözüm için müzakerelere girmeli ve sonuçları ilgili özel komite veya genel kurula rapor etmelidir.
4. Müzakereler BM Şartı, 1514 sayılı karar ve ada sakinlerinin çıkarları göz önünde tutularak yapılmalıdır.
Önemli nokta, 2065 sayılı kararın müzakerelerde ada sakinlerinin isteklerinden ziyade çıkarlarının dikkate alınması gerektiğini belirtmesidir; yani kendi kaderini tayin hakkı bu özel durumda uygulanmaz.
Bu ilke, Arjantin Anayasası’nın 1994 reformunda yer aldı. Anayasa’nın geçici 1. maddesi şöyle der:
“Arjantin milleti, Malvinas, Güney Georgia, Güney Sandwich Adaları ile bağlı deniz ve ada bölgeleri üzerinde meşru ve tartışmasız egemenliğini teyit eder; bu bölgeler ulusal toprakların ayrılmaz bir parçasıdır. Bu toprakların geri alınması ve tam egemenliğin uygulanması, ada sakinlerinin yaşam biçimine saygı gösterilerek ve uluslararası hukuk ilkelerine uygun olarak Arjantin halkının değişmez ve devredilemez hedefidir.”
Bu temel hedef, BM Genel Kurulu’nun son toplantısında Devlet Başkanı Javier Milei tarafından da tekrarlandı. Milei, bunun Arjantin dış politikasının vazgeçilmez hedeflerinden biri olduğunu vurguladı. Yaklaşık 60 yıl önce kabul edilen 2065 sayılı kararın ilkelerinin geçerliliği her zamankinden daha güçlüdür.