Trump’tan G20 boykotu: Baskı politikası mı, yoksa İsrail’le dayanışma mı?
https://parstoday.ir/tr/news/world-i285952-trump’tan_g20_boykotu_baskı_politikası_mı_yoksa_İsrail’le_dayanışma_mı
Parstoday – ABD Başkanı, hiçbir Amerikan yetkilisinin bu yıl Güney Afrika’nın Johannesburg kentinde düzenlenecek G20 Zirvesi’ne katılmayacağını açıkladı. “Tam boykot” olarak nitelenen bu karar, yalnızca Başkan Yardımcısı J. D. Vance’in katılımını iptal etmekle kalmadı, aynı zamanda ABD’yi dünyanın en önemli ekonomik platformlarından birinin dışında bıraktı.
(last modified 2025-11-10T00:05:40+00:00 )
Kasım 10, 2025 03:05 Europe/Istanbul
  • Trump’tan G20 boykotu: Baskı politikası mı, yoksa İsrail’le dayanışma mı?

Parstoday – ABD Başkanı, hiçbir Amerikan yetkilisinin bu yıl Güney Afrika’nın Johannesburg kentinde düzenlenecek G20 Zirvesi’ne katılmayacağını açıkladı. “Tam boykot” olarak nitelenen bu karar, yalnızca Başkan Yardımcısı J. D. Vance’in katılımını iptal etmekle kalmadı, aynı zamanda ABD’yi dünyanın en önemli ekonomik platformlarından birinin dışında bıraktı.

ABD Başkanı Donald Trump, Truth Social adlı sosyal medya hesabında şu ifadeleri kullandı:

 “G20’nin Güney Afrika’da yapılması tam bir rezalet. Afrikanerler (Hollanda, Fransız ve Alman kökenli yerleşimcilerin torunları) öldürülüyor, arazileri ve çiftlikleri yasa dışı biçimde ellerinden alınıyor. Bu insan hakları ihlali devam ettiği sürece hiçbir Amerikan yetkilisi katılmayacak.”

Bu açıklamalar, Güney Afrika’da “beyazlara yönelik soykırım” iddialarına dayanan ve defalarca çürütülmüş iddiaları yeniden gündeme getiriyor. Ancak gözlemcilere göre bu, Trump’ın asıl amacını gizlemek için kullanılan bir bahane: Güney Afrika’nın, Gazze’deki soykırım suçlamasıyla İsrail’e karşı Uluslararası Adalet Divanı’na (ICJ) dava açmasına misilleme yapmak.

Boykotun Arka Planı

Trump, 2025 Ocak ayında Beyaz Saray’a geri döndüğünden beri Güney Afrika’ya karşı sistematik bir kampanya yürütüyor. Şubat ayında yayımladığı başkanlık kararnamesiyle Pretoria hükümetine yapılan tüm ABD yardımlarını durdurdu ve 59 Afrikaner çiftçisini “mülteci” statüsüyle ülkeye kabul etti.

Ancak bu iddialar, Güney Afrika mahkemeleri ve Uluslararası Af Örgütü gibi insan hakları kuruluşları tarafından reddedildi. Gerçek verilere göre, beyaz çiftçilere yönelik cinayetler ülkenin toplam yıllık cinayetlerinin yalnızca %0,4’ünü oluşturuyor (yılda yaklaşık 27.000 vaka içinde) ve hiçbir arazi müsaderesi tazminatsız gerçekleşmedi.

Trump ise bu anlatıyı, ırkçı komplo teorilerine inanan aşırı sağ seçmen tabanını harekete geçirmek için kullanıyor.

Gerçek Neden: İsrail Davası

Asıl neden Güney Afrika’nın İsrail karşıtı uluslararası hukuk girişimleri. Aralık 2023’te Güney Afrika, İsrail’in Gazze’deki askeri operasyonlarının – sivil bombalamalar, kuşatma ve “Gazze’yi yok etme” çağrıları dahil – 1948 BM Soykırım Sözleşmesi’ni ihlal ettiğini öne sürerek ICJ’ye tarihi bir dava açtı.

Bu dava, ülkenin apartheid deneyiminden ilham alıyor ve 48 binden fazla Filistinli kurbanın (20 bini çocuk) tanıklık ve verileriyle destekleniyor.ICJ, Ocak 2024’te davayı “incelemeye değer” buldu ve İsrail’e yönelik geçici önlemler emri verdi: Rafah’taki askeri operasyonları durdurmak, soykırımı önlemek ve insani yardımların girişine izin vermek.

Şu ana dek Türkiye, İspanya, Kolombiya ve Bolivya dahil 14 ülke davaya müdahil oldu. İsrail ise kararlara uymamakla suçlanıyor.

Trump, İsrail’i “ABD’nin en yakın müttefiki” olarak tanımlıyor ve bu davayı “düşmanca” ve “Amerikan karşıtı” olarak nitelendiriyor. Şubat 2025’teki başkanlık kararnamesinde, doğrudan bu davaya atıf yaparak Güney Afrika’ya yönelik yaptırımların gerekçesi olarak gösterdi.

Cambridge Üniversitesi’nden tarihçi Saul Dubow, bu yaklaşımı “Trump’ın Gazze’deki soykırımı gündemden saptırma fantezisi” olarak tanımladı. Trump, Nisan 2025’te Miami’de yaptığı konuşmada şöyle dedi:“Toprakların el konulduğu ve soykırımın yaşandığı bir ülkeye G20 gibi önemli bir zirve için nasıl gidebiliriz?”

Uluslararası Yansımalar

Güney Afrika’nın Aralık 2024’ten beri yürüttüğü G20 dönem başkanlığı sırasında alınan bu boykot kararı, Washington’un küresel diplomasi sahnesindeki konumuna zarar verebilir. Dışişleri Bakanı Marco Rubio, daha önce “çeşitlilik, eşitlik ve sürdürülebilirlik” konularına odaklandığı gerekçesiyle G20 dışişleri bakanları toplantısını da boykot etmişti – Trump bu kavramları “solcu ideoloji” olarak tanımlıyor.

Pretoria yönetimi ise sert bir yanıt verdi. Cumhurbaşkanı Cyril Ramaphosa, Trump’ın iddialarını “yalan ve dezenformasyon” olarak niteleyerek, “Güney Afrika’daki beyaz nüfus, siyah çoğunluğa kıyasla hâlâ daha yüksek yaşam standartlarına sahip” dedi.Dışişleri Bakanı Ronald Lamola da “İsrail’e karşı açılan davadan geri adım atılmayacağını” belirterek,

 “İlkeler bazen bedel gerektirir, ama bu küresel hukuk düzeni için gereklidir,”ifadelerini kullandı.

ABD’nin G20 Zirvesi’ni boykot etmesi, yalnızca ikili ilişkileri germekle kalmayabilir; aynı zamanda küresel ekonomik dengeyi de etkileyebilir. G20, dünya ekonomisinin %85’ini temsil ediyor; ABD’nin yokluğunda, platformun BRICS gibi alternatif ittifaklara yönelme ihtimali artabilir – bu da en çok ABD’nin küresel etkisini zayıflatacaktır.