Newsweek: Çin’in askerî gücü ABD’yi geride bırakmanın eşiğinde
https://parstoday.ir/tr/news/world-i287098-newsweek_Çin’in_askerî_gücü_abd’yi_geride_bırakmanın_eşiğinde
Parstoday – Avustralya Lowy Enstitüsü’nün yeni raporu, Çin’in Hint-Pasifik bölgesinde askerî güç farkını Amerika Birleşik Devletleri ile aradan benzeri görülmemiş bir hızla kapattığını gösteriyor.
(last modified 2025-11-28T04:09:40+00:00 )
Kasım 28, 2025 06:08 Europe/Istanbul
  • Newsweek: Çin’in askerî gücü ABD’yi geride bırakmanın eşiğinde

Parstoday – Avustralya Lowy Enstitüsü’nün yeni raporu, Çin’in Hint-Pasifik bölgesinde askerî güç farkını Amerika Birleşik Devletleri ile aradan benzeri görülmemiş bir hızla kapattığını gösteriyor.

Amerikan Newsweek dergisi, Avustralya’daki Lowy Enstitüsü’nün Asya’daki güç dengelerine ilişkin yeni raporunun, Çin Halk Cumhuriyeti’nin son yıllarda ABD’nin bölgedeki askerî üstünlüğünün önemli bir kısmını azalttığını ortaya koyduğunu bildirdi. Parstoday’in Fars’a dayandırdığı habere göre, bu rapora göre ABD’nin Çin karşısındaki askerî üstünlüğü 2025 yılında, 2017 yılı seviyesinin yalnızca üçte ikisi kadar olacaktır. Bu durum, Çin’in askerî kapasite artışındaki yüksek hıza işaret ediyor.

Bu rapor, Lowy Enstitüsü’nün her yıl yayınladığı “Asya Güç Endeksi”nin bir parçasıdır ve ekonomik güç, askerî kapasite, savunma ağları, diplomatik ve kültürel etki gibi ölçütlere dayanarak ülkelerin bölgedeki konumunu belirler.

Bu yıl da ABD 80.4 puanla zirvedeki yerini korurken; Çin 73.7 puanla farkı minimuma indirmiş ve iki ülkeyi endeksin tek “süper gücü” haline getirmiştir.

Çin’in artan askerî gücü

Lowy Enstitüsü’nün raporu, Çin’in hava ve deniz savaş kapasitesindeki ilerlemelerinin bu süreçte belirleyici rol oynadığını gösteriyor. Çin son yıllarda modern askerî teknolojilere, uzun menzilli füze kapasitesine, gelişmiş deniz platformlarına ve erişim-engelleme/alan reddi sistemlerine büyük yatırımlar yapmıştır. Bu kabiliyetler, özellikle Tayvan Boğazı’nda çıkabilecek muhtemel bir çatışmada, ABD’nin müdahalesini daha maliyetli hale getirebilir.

Lowy Enstitüsü’ne göre iki ülke arasındaki temel fark, kaynakların odaklanma biçimidir. ABD küresel askerî yükümlülüklerle meşgulken, Pekin askerî dikkatini büyük ölçüde yakın çevresine yöneltmiş ve böylece stratejik bir yoğunlaşma avantajı elde etmiştir.

ABD’nin tepkisi ve Washington’daki kaygılar

Çin’in artan askerî gücü, ABD’nin müttefikleriyle ortak tatbikatlarını artırmasına ve Japonya, Güney Kore, Filipinler ve Avustralya gibi bölgesel ortaklarla savunma ilişkilerini güçlendirmesine yol açmıştır. Washington ayrıca bu ülkelere gelişmiş silah satışlarını genişletmiş, Pekin ise bunu “istikrarsızlaştırıcı” olarak tanımlamıştır.

Öte yandan bazı Amerikan analistler, ABD’nin Çin politikasının—özellikle Tayvan Boğazı ve Güney Çin Denizi gibi hızla kriz noktasına dönüşebilecek konularda—yeterli bütünlüğe sahip olmadığı uyarısında bulunuyorlar.

Bölgedeki diğer güçlerin konumu

Yeni Lowy sıralamasına göre Rusya 55.4 puanla Asya’nın üçüncü askerî gücü olurken, Hindistan 48 puanla dördüncü, Güney Kore ise 33.2 puanla beşinci sıradadır.

Savunma ağları (ittifaklar, silah transferleri ve askerî diplomasi) alanında ise ABD 81.4 puanla hâlâ büyük farkla öndedir. Avustralya ve Japonya ikinci ve üçüncü sırada yer alırken, Çin 18.9 puanla sekizinci sırada bulunuyor.

Resmî tepkiler: Çin ve ABD

Çin Savunma Bakanlığı, ülkenin artan askerî kapasitesine yönelik kaygılara yanıt vererek Pekin’in Asya-Pasifik’te “barış ve kalkınma inşasını” hedeflediğini vurguladı.

Bakanlık sözcüsü, Çin’in bölge ülkeleriyle birlikte “hegemonya arayışına” ve jeopolitik çatışmaların Asya’ya taşınmasına karşı duracağını belirtti.

Buna karşılık Amerikan istihbarat topluluğunun yıllık raporu, Çin Halk Kurtuluş Ordusu’nun artık bölgesel bir krizde ABD müdahalesini zorlayabilecek ve Pekin’in toprak iddialarını destekleyebilecek “tam kapsamlı” bir güç oluşturmaya yöneldiğini yazıyor.

Çin’in savunma sanayisinin hızla ABD düzeyine yaklaşması, uzmanların Asya’daki güç dengelerinin geleceğine ilişkin uyarılar yapmasına yol açmıştır. ABD ise savunma sanayisinde kapasite yetersizliği ve dünyada eş zamanlı yaşanan çoklu krizlerle karşı karşıyadır. Bu nedenle temel soru, Washington’ın Hint-Pasifik bölgesindeki üstünlüğünü koruyup koruyamayacağıdır. Analistler, mevcut trendin devam etmesi durumunda ABD-Çin stratejik rekabetinin Asya’da daha hassas bir aşamaya gireceğini—ve bu aşamanın gelecek on yıllar boyunca bölgesel düzenin şekillenmesini belirleyebileceğini—belirtiyor.