ABD Neden NATO Toplantısında Yok?
Parstoday – ABD Dışişleri Bakanı, NATO toplantısına katılmayacak.
Parstoday’in haberine göre ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 3 Aralık’ta Brüksel’de yapılacak NATO üyesi ülkelerin dışişleri bakanları toplantısına katılmayacağını açıkladı.
Rubio’nun yokluğu, Avrupa yetkilileri arasında endişelere yol açtı. NATO ülkeleri için en önemli uluslararası buluşmalardan biri sayılan bu toplantıya ABD Dışişleri Bakanı’nın katılmaması, siyasi ve diplomatik açıdan birçok sonucu beraberinde getirebilir ve transatlantik ilişkileri etkileyebilir.
Bu karar, NATO’nun artan küresel tehditler karşısında ittifakını güçlendirmeye çalıştığı bir dönemde alındı. Bu nedenle yakın gelecekte yapılacak NATO zirvesi özel bir önem taşıyor.
Günümüzde güvenlik tehditlerinin her zamankinden daha karmaşık hâle geldiği bir ortamda, bu toplantı NATO üyeleri için savunma stratejilerini uyumlaştırma ve güçlendirme fırsatı niteliğinde. Toplantının en önemli başlıklarından biri, Doğu Avrupa’daki artan gerilim. Ukrayna krizi ve Rusya’nın askerî üstünlüğü, NATO ülkelerinde doğu sınırlarının güvenliği konusunda ciddi bir endişe yaratıyor. Bu nedenle geleceğe yönelik Avrupa stratejilerinin belirlenmesinde ABD’nin bu toplantıya katılımı hayati görülüyor. Ayrıca askerî ve savunma iş birliğinin güçlendirilmesi de toplantının önemli konularından biri; ABD’nin yokluğu bu süreci sekteye uğratabilir.
NATO üyeleri arasındaki ittifakın güçlendirilmesi ve birlik üyelerinin askerî ve mali yükümlülüklerinin yeniden gözden geçirilmesi de görüşülecek ana başlıklardan. ABD uzun süredir Avrupa ülkelerinden NATO’nun savunma harcamalarına daha fazla katkı sağlamalarını talep ediyor. Dolayısıyla Washington’un mali veya siyasi desteğindeki herhangi bir azalma, NATO’nun küresel tehditlerle mücadele kapasitesini etkileyebilir. Bu koşullarda, üst düzey bir ABD makamı olan Rubio’nun yokluğu “ABD’nin Avrupa güvenliğine bağlılığı” konusunda ciddi soru işaretleri doğuruyor. ABD yönetimi, toplantıda Washington’u Dışişleri Bakan Yardımcısı Christopher Landau’nun temsil edeceğini açıkladı; ancak bu değişiklik, ABD dışişleri bakanının yokluğunun yarattığı etkiyi hafifletemiyor.
Yetkililerce resmî bir gerekçe açıklanmamış olsa da, ABD’nin Avrupa politikasının değişmekte olduğu görülüyor. Trump döneminden bu yana belirginleşen “Önce Amerika” (America First) yaklaşımının, mevcut siyasi ve iç krizler nedeniyle daha güçlü şekilde geri döndüğü anlaşılıyor. ABD bugün ekonomik ve sosyal sorunlardan uluslararası krizlere kadar pek çok iç ve dış meydan okumayla karşı karşıya. Bu nedenle, Rubio’nun toplantıya katılmamasının nedeni Washington’ın yoğun iç ve dış gündemi ile “Önce Amerika” politikasına bağlılık olabilir. Ayrıca Rubio’nun kişisel stratejisi ve Trump yönetiminin NATO ve Avrupa’ya karşı yaklaşımındaki değişiklikler de bu kararda etkili olabilir. Bu yokluk, Avrupa ülkelerine ABD–Avrupa ilişkilerinin öneminin azaldığı yönünde mesajlar verebilir.
Sonuç olarak, Marco Rubio’nun NATO Dışişleri Bakanları toplantısına katılmaması, yalnızca diplomatik ve güvenlik alanlarında değil, uluslararası ilişkilerin genelinde de öngörülemeyen sonuçlar doğurabilir. Bu yokluk, ABD’nin Avrupa güvenliğine olan bağlılığı konusunda yeni şüpheler yaratabilir ve NATO üyelerinin endişelerini artırabilir. Açık olan şey şudur ki, bu tür kararlar ABD’nin NATO ve diğer uluslararası kurumlarla ilişkilerini olumsuz yönde etkileyebilir.