Pakistan Neden Taliban Karşıtlarına Yaklaşıyor?
Parstoday - Son aylarda Taliban ile Pakistan arasındaki ilişkiler son yirmi yılın en düşük seviyesine ulaşmış durumda. İslamabad yavaş yavaş Taliban karşıtlarına yakınlaşıyor; bu beklenmedik yaklaşım, Pakistan'ın Afganistan'a yönelik güvenlik ve siyasi hesaplarının değiştiğini ve ülkenin tehditleri kontrol altına almak için Kabil karşısında yeni kaldıraçlar oluşturma arayışında olduğunu gösteriyor.
Son gelişmeler, Pakistan'ın Taliban'a tek yönlü bağımlılık şeklindeki eski politikasından uzaklaştığını gösteriyor. Uzun yıllar boyunca bu grubun ana destekçisi olarak görülen ülke, şimdi yavaş yavaş Taliban karşıtlarına yöneliyor. Bu değişim siyasi bir tercihten değil, güvenlik baskılarının ve geçmiş hesapların başarısızlığının bir sonucudur.
Bu dönüşümün ilk nedeni, Pakistan içindeki güvensizliğin benzeri görülmemiş şekilde artması gibi görünüyor. Taliban'ın Kabil'i ele geçirmesinden sonra İslamabad, sınır tehditlerinin ve silahlı grupların faaliyetlerinin azalmasını beklemişti. Ancak uygulamada, Pakistan Taliban Hareketi (TTP) gibi gruplar sınırdaki güvenlik boşluklarından yararlanarak Pakistan güvenlik güçlerine yönelik saldırılarını artırdı. Bu durum, Pakistan hükümetini ve ordusunu, Taliban'ın silahlı grupları kontrol etme konusundaki işbirliğinin İslamabad'ın beklediği kadar etkili olmadığı sonucuna götürdü.
Bir diğer neden de Pakistan'ın Afganistan'daki münhasır nüfuz stratejisinin başarısız olmasıdır. İslamabad yıllarca Taliban'ı destekleyerek Kabil'deki iktidar yapısını dolaylı olarak kontrol altında tutabileceğini düşündü. Ancak Taliban iktidara geldikten sonra, Pakistan'ın beklentilerinin aksine, bağımsız ve bazen zorlayıcı bir yaklaşım benimsedi ve sınır, ticaret ve Pakistan karşıtı milis gruplarla mücadele gibi kritik konularda İslamabad'ın güvenlik önceliklerine boyun eğmedi.
Bu meseleler, Pakistan'daki birçok karar alıcının, tek ortak olarak Taliban'a güvenmenin artık stratejik bir gerekçesi olmadığı sonucuna varmasına neden oldu. Bu faktörlerin yanı sıra, baskı kaldıracı oluşturmak da Pakistanlı devlet adamlarının hesaplarının bir parçası.
Taliban karşıtlarına yakınlaşmak, mutlaka ortak bir cephe oluşturmak veya kapsamlı askeri destek anlamına gelmez. Pakistan'ın asıl amacı, Kabil'e alternatif seçenekleri olduğunu göstermektir. İslamabad'ın bakış açısından, Taliban'a muhalif bazı siyasi, etnik veya askeri gruplarla ilişki içinde olmak, Taliban yetkililerini Pakistan'ın güvenlik ve ekonomik talepleri karşısında esnek olmaya zorlamak için önemli bir araçtır.
Bir başka faktör de Afganistan'ın geleceği üzerindeki bölgesel rekabetlerdir. Amerika'nın çekilmesi ve oluşan güç boşluğu, bölge ülkelerinin Taliban sonrası Afganistan'daki konumlarını sağlamlaştırmaya çalışmasına neden oldu.
Pakistan, sadece Taliban'a güvenirse, Çin, Katar veya Suudi Arabistan gibi aktörlerin nüfuzu karşısında kenara itilmekten endişe duyuyor. Bu nedenle, Taliban karşıtlarına yakınlaşmak, belirsiz bir gelecek için bir tür yatırımdır; Taliban'ın artık rakipsiz bir aktör olmayabileceği bir gelecek.
Özetle, Pakistan'ın Taliban karşıtlarına yakınlaşması tam ve nihai bir dönüş değil, Afganistan Taliban'ı ile Pakistan arasındaki ilişkilerde güç dengesini yeniden tanımlama çabasıdır.
İslamabad, Afganistan'daki ilişkilerini çeşitlendirerek hem artan güvenlik tehditlerini kontrol altına almayı hem de bölgesel güç yapısında marjinalleşmekten kaçınmayı hedefliyor. Bu gelişmeler, Pakistan'ın Taliban'a mutlak bağımlılık döneminin sona erdiğini ve İslamabad'ın şimdi Afganistan'daki zorlukları yönetmek için çok katmanlı bir strateji peşinde olduğunu gösteriyor. Bu stratejinin geleceği, her şeyden önce Taliban'ın güvenlik ve bölgesel meselelere yaklaşımına bağlı olacak.