Zorunlu inziva; Trump’ın “yalnız Amerika” stratejisi
Parstoday - ABD Başkanı Donald Trump’ın hükümetinin dünyaya yönelik saldırgan yaklaşımı; cezalandırıcı gümrük tarifeleri, katı göçmenlik kısıtlamaları ve ırkçı söylemlere odaklanarak “izolasyonculuğu” bu ülkenin resmi politikası haline getiriyor.
Washington Post gazetesi, çok taraflılığa karşı çıkış ve müttefikleri suçlama üzerine kurulu yeni ulusal güvenlik strateji belgesinin yayımlanmasıyla bu saldırgan yaklaşımın resmileştiğini, bunun yalnızca Washington’un uluslararası ilişkilerini zedelemekle kalmayıp, iç gözlemcilerden de uyarı tepkileri aldığını yazdı.
Uzmanlar, seyahat yasaklarının artırılması ve turistlerden beş yıllık sosyal medya geçmişi talep edilmesi gibi uygulamaların küresel hayal kırıklığına ve kültürel bağların kopmasına yol açtığını belirtiyor. Eski ABD Savunma Bakanı Chuck Hagel ise, “Amerika çok tehlikeli bir şekilde izole oluyor… ve bu yola girildiğinde geri dönüş olmaz” diyerek uyarıda bulundu.
Bu yaklaşım, II. Dünya Savaşı öncesindeki başarısız izolasyonculuğu hatırlatıyor. Beyaz Saray ise bunu “Amerikan kültürünü savunma” olarak gerekçelendiriyor. Ancak analistlere göre bu tutum, ırkçı ve beyaz üstünlüğünü savunan bakış açılarından besleniyor.
Trump’ın gerginlik politikası sınırları da aşıyor. Somali kökenli Kongre üyesi İlhan Omar’a yönelik hakaretler ve göçmen karşıtı kışkırtmalar iç siyaseti gererken; Meksika’ya karşı gümrük tehditleri ve Venezuela’ya baskılar dış politikada “iç sorunlara yabancı suçlu bulma” çabasının göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Cumhuriyetçi Parti’nin aşırı sağ kanadının desteğine ve NATO’dan çıkış gibi planlara rağmen, uzmanlar günümüzün derin ekonomik ve dijital bağlarıyla tam izolasyonun ne mümkün ne de Amerika’nın yararına olduğunu vurguluyor. Trump’ın ulusal güvenlik stratejisi, Rusya ve Çin’in nüfuz alanlarını fiilen kabul ederek Washington’un odağını Batı Yarımküre’ye daraltıyor. CSIS’ten kıdemli savunma analisti Seth Jones’a göre bu yaklaşım, demokrasi ile otoriterlik arasındaki meydan okumayı göz ardı ediyor ve Amerika’nın kurucu ilkeleriyle çelişiyor.
Sonuç olarak, Trump yönetimi göçmen karşıtı ve saldırgan tek taraflı söylemi kurumsallaştırarak, yalnızca “izole Amerika”ya giden bir yol izliyor. Bu strateji, tarihi ittifakları zayıflatmakla kalmıyor, aynı zamanda Amerika’nın uluslararası düzende stratejik ve ahlaki konumunu da tehlikeye atıyor.