İkinci sınıf vatandaşlık; Batı’da azınlıklara yönelik gizli tehdit
https://parstoday.ir/tr/news/world-i288244-İkinci_sınıf_vatandaşlık_batı’da_azınlıklara_yönelik_gizli_tehdit
Parstoday – İnsan hakları kuruluşlarının, İngiltere’de yaklaşık 9 milyon kişinin vatandaşlıktan çıkarılma yasal riskiyle karşı karşıya olduğunu ortaya koyan raporları, son derece endişe verici bir gerçeği gözler önüne seriyor.
(last modified 2025-12-15T01:07:56+00:00 )
Aralık 15, 2025 04:06 Europe/Istanbul
  • İkinci sınıf vatandaşlık; Batı’da azınlıklara yönelik gizli tehdit

Parstoday – İnsan hakları kuruluşlarının, İngiltere’de yaklaşık 9 milyon kişinin vatandaşlıktan çıkarılma yasal riskiyle karşı karşıya olduğunu ortaya koyan raporları, son derece endişe verici bir gerçeği gözler önüne seriyor.

Vatandaşlık, giderek bir “doğuştan hak” olmaktan çıkıp “şartlı bir ayrıcalık” hâline gelmektedir. Özellikle göçmen kökenli vatandaşları ve Müslümanları hedef alan bu dönüşüm, Batı dünyasında vatandaşlık haklarında eşitlik anlayışının temelinde tehlikeli bir kaymaya işaret etmektedir.

Parstoday’in aktardığına göre, Reprieve ve Runnymede Trust tarafından hazırlanan ortak rapora dayanarak, başka bir ülkenin vatandaşlığına sahip olan ya da sahip olma ihtimali bulunan yaklaşık 9 milyon İngiliz vatandaşı, vatandaşlıktan çıkarılma tehdidi altındadır. Bu rakam yalnızca bir istatistik değil, aynı zamanda derin ve yapısal bir “vatandaşlık uçurumu”nun yansımasıdır. Bu mekanizmanın ardındaki mantık, ikili bir sistem yaratmaktadır: Bir grup için vatandaşlık kalıcı bir hakken, özellikle “potansiyel başka vatandaşlığı” olanlar için geri alınabilir bir ayrıcalığa dönüşebilmektedir.

Bu kırılganlık eşit biçimde dağılmamakta; etnik ve dini azınlıkları, özellikle de Müslümanları diğer gruplara kıyasla daha fazla hedef almaktadır. İngiltere Lordlar Kamarası üyesi Sayeeda Warsi’nin bunu “İslamofobinin normalleştirilmesi” ve “ikinci sınıf vatandaş” olma duygusunun güçlenmesi olarak tanımlaması da tam olarak bu noktaya işaret etmektedir.

2010 yılından bu yana vatandaşlıktan çıkarma aracının kullanımında görülen ciddi artış (1080’den fazla vaka), bu uygulamanın göç ve güvenlik politikalarında marjinal bir araç olmaktan çıkıp merkeze yerleştiğini göstermektedir. Bu eğilim, Avrupa genelinde artan İslamofobi ve yabancı düşmanlığı bağlamında ortaya çıkmaktadır. İngiltere dâhil 27 Avrupa ülkesinin, göçmenlerin sınır dışı edilmesini kolaylaştırmak amacıyla Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni zayıflatma yönündeki çabalarıyla eş zamanlı olması, son derece uyarıcı bir yön değişimine işaret etmektedir; burada “insan hakları”, “aşırı güvenlikçilik” ve “göçün siyasallaştırılması” uğruna feda edilmektedir.

Sonuç olarak, milyonlarca insan için vatandaşlıktan çıkarılma tehdidi yalnızca hukuki bir sorun değil, aynı zamanda kimliksel ve toplumsal bir krizdir. Bu süreç, azınlıkların toplumsal sözleşmeye olan güvenini zedelemekte ve yurttaşların yasa önünde eşitliği ilkesini sorgulatmaktadır. Vatandaşlığı “iki sınıfa ayırma” yönündeki bu gidişat, yalnızca Batı toplumlarının iç bütünlüğünü zayıflatmakla kalmamakta, aynı zamanda “ulusal güvenlik” söylemi altında azınlıkları hedef alan tehlikeli bir küresel örnek de oluşturmaktadır. Bu rapor, Batı’yı insan hakları ve eşit vatandaşlığın savunucusu olarak gören herkes için ciddi bir alarm niteliği taşımaktadır.