The Economist: 2026, Küresel Düzen ve Ekonomide Dönüşüm Yılı
https://parstoday.ir/tr/news/world-i288264-the_economist_2026_küresel_düzen_ve_ekonomide_dönüşüm_yılı
Parstoday – The Economist’e göre, 2025 yılındaki hızlı ve tartışmalı gelişmelerin ardından 2026’da küresel düzenin yeni hatları, Batı demokrasilerinin geleceği, jeopolitik ilişkiler ve uluslararası ekonominin yönü daha net biçimde ortaya çıkacak.
(last modified 2025-12-15T12:24:35+00:00 )
Aralık 15, 2025 15:23 Europe/Istanbul
  • The Economist: 2026, Küresel Düzen ve Ekonomide Dönüşüm Yılı

Parstoday – The Economist’e göre, 2025 yılındaki hızlı ve tartışmalı gelişmelerin ardından 2026’da küresel düzenin yeni hatları, Batı demokrasilerinin geleceği, jeopolitik ilişkiler ve uluslararası ekonominin yönü daha net biçimde ortaya çıkacak.

Trump’ın 2025’te attığı adımlar yalnızca uluslararası arenayı değil, ABD’nin iç yapısını da dönüştürdü. Uyguladığı ağır gümrük tarifeleri çok taraflı ticaret sistemini sarstı; Birleşmiş Milletler dâhil uluslararası kuruluşların bütçeleri azaltıldı. Uzun süredir var olan güvenlik ittifakları, ABD’nin askerî ve ekonomik gücünü alınıp satılabilir bir mala dönüştüren, işlem odaklı ilişkilere evrildi. Bu önemli gelişmelerin ardından The Economist, bir analizinde 2026’ya dair öngörülerini paylaştı.

Parstoday’in The Economist’ten aktardığına göre Trump, başkanlığının başlangıcından bu yana son bir yüzyılda görülmemiş ölçüde yürütme yetkisini genişletti. Demokratların kontrolündeki şehirlere asker gönderilmesi, üniversiteler üzerindeki baskı, Federal Rezerv’in bağımsızlığına yönelik hamleler ve devlet aygıtının muhaliflere karşı kullanılması, iktidarın eşi benzeri görülmemiş biçimde merkezileştiğini gösterdi. Bu adımlar, Amerikan demokrasisinin geleceğine dair ciddi soru işaretleri doğurdu.

Başarılar ve başarısızlıklar

Trump’ın “Sopranos tarzı” liderliği bazı kazanımlar getirdi. En önemlisi, alışılmadık diplomasisinin bir göstergesi olarak Gazze’de ateşkesin sağlanmasıydı. NATO müttefiklerine yapılan baskı, savunma bütçelerinin artmasına yol açtı. Ancak başarısızlıklar da belirgindi: Hindistan ve Brezilya’ya uygulanan cezalandırıcı tarifeler bu ülkelerin Çin’e yakınlaşmasını hızlandırdı. Putin ile ilişkiler sonuçsuz kaldı; Şi Cinping ise ticaret rekabetinde ABD’yi geride bırakmayı başardı.

Büyüme ile kaygı arasında ekonomi

Düzenlemelerin gevşetilmesi, kripto paralara ilgi ve yapay zekâ yatırımları ABD borsalarını canlandırdı. Ancak bu hızlı büyüme kamuoyunun güvenini tam olarak kazanamadı. Tarifeler tüketiciler üzerindeki baskıyı artırdı ve ABD bütçe açığını derinleştirdi. 2026’da yeni Federal Rezerv Başkanı’nın seçimi, merkez bankasının bağımsızlığı açısından önemli bir sınav olacak.

Batı demokrasilerinin geleceği

Kasım 2026’daki ara seçimler belirleyici olacak. Demokratların olası bir zaferi Trump yönetimine ciddi bir denge getirebilir; ancak düşük popülerlikleri yenilgi riskini artırıyor. Avrupa’da ise Birleşik Krallık, Fransa ve Almanya’da sağ popülistler iktidara yaklaşmış durumda.

Yeni jeopolitik tablo

Siyasi alanda 2026’da ABD dış politikasının, dağınık arabuluculuk girişimleri ile Latin Amerika’da sert müdahaleciliğin bir karışımı olacağı öngörülüyor. Trump Orta Doğu’da aktif kalacak ve muhtemelen Gazze’de savaşın yeniden başlamasını engellemeye çalışacak. Asya’da Çin ile bir ticaret anlaşmasına yönelme isteği, Tayvan’a verilen desteği zayıflatabilir. Latin Amerika’da ise ideolojik muhaliflere baskı ve uyumlu müttefiklere destek sürecek.

2026 ufku

Eski düzenin çözülmesiyle birlikte yeni düzenin ana hatları şekilleniyor. ABD ekonomisi artık istisnai görünmeyebilir; ancak bu zayıflık Demokratların iktidarı geri kazanmasına yardımcı olabilir ve hatta Trump’ı daha pragmatik adımlar atmaya itebilir. Bu çerçevede 2026, Batı demokrasileri, küresel ekonomi ve ABD’nin uluslararası sistemdeki konumu açısından kader belirleyici bir yıl olacak.