Trump, İranlıların protestolarını kaosa sürüklemek için Goebbels’in yöntemlerine başvurdu
https://parstoday.ir/tr/news/world-i290164-trump_İranlıların_protestolarını_kaosa_sürüklemek_için_goebbels’in_yöntemlerine_başvurdu
Pars Today – Trump’ın liderliğindeki İran düşmanları cephesi, Goebbels tekniklerini kullanarak İran’daki protestoları bir şehir savaşına dönüştürmeye çalıştı.
(last modified 2026-01-14T09:22:56+00:00 )
Ocak 14, 2026 08:09 Europe/Istanbul
  • Trump, İranlıların protestolarını kaosa sürüklemek için Goebbels’in yöntemlerine başvurdu

Pars Today – Trump’ın liderliğindeki İran düşmanları cephesi, Goebbels tekniklerini kullanarak İran’daki protestoları bir şehir savaşına dönüştürmeye çalıştı.

Pars Today’in haberine göre, ABD’de seçim sisteminin reformu alanında uzun yıllardır faaliyet gösteren isimlerden Fred Wertheimer, Democracy 21 sitesinde yayımlanan bir makalesinde Trump’ın hedeflerine ulaşmak için kullandığı teknikler hakkında şunları yazdı:“Donald Trump’ın Joseph Goebbels’i hiç okuyup okumadığını bilmiyorum, ancak kesin olan şu ki Goebbels’in yöntemlerini kullanıyor.” Goebbels, 1933–1945 yılları arasında Almanya’nın Propaganda Bakanıydı. “Büyük yalan” kavramı ona atfedilir ve şu şekilde tanımlanır: “Bir yalanı yeterince büyük söylerseniz ve onu tekrar ederseniz, insanlar sonunda ona inanır.” Wertheimer’a göre yalan tekniğini kullanmak, Trump’ın yalnızca bugünkü siyasi yöntemi değil; 1980’lerden bu yana servet edinmek ve konumunu güçlendirmek için dahi başvurduğu sürekli bir yöntemdir.

Goebbelsvari teknikler, bugün yalnızca Trump’ın kişisel hedefleri ve iç politika alanında değil, dış politikada da amaçlarına ulaşmak için benimsediği kalıcı bir yönteme dönüşmüştür. Venezuela konusunda, uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele iddialarını tekrar ederek iç güçleri ve medyayı arkasına aldı. İran’daki protestolar sürecinde de en başından itibaren, İsrail ve ABD ile iş birliği içinde ve bizzat Trump’ın yönetimiyle, İran İslam Cumhuriyeti karşıtları Goebbelsçi tekniklere başvurdu. Aşağıda, İran’daki protestoları savaşa ve kaosa dönüştürmek için kullanılan bazı teknikler yer almaktadır. Bu tekniklerin bir kısmı eş zamanlı olarak tüm cepheler tarafından uygulanmış, bazıları ise yalnızca belirli gruplar tarafından kullanılmıştır.

1) Büyük Yalan

Öyle büyük bir yalan söylenir ki insanlar “bu uydurma olamaz” diye düşünür. İran’daki protestolar barışçıl bir şekilde ve hiçbir şiddet olmadan başladı. Ancak protestoların daha başında BBC, Iran International ve Voice of America gibi medya kuruluşları, İran’daki ölü sayısının çok yüksek olduğuna dair haberler yaymaya başladı. Oysa henüz protestolar şiddete dönüşmemişti ve sokaklarda güvenlik güçlerinin bulunmasını gerektirecek bir durum yoktu. Bugün bile bu medyalardan bazıları İran’da 20 bin kişinin öldürüldüğünü iddia etmektedir. Aslında burada kullanılan temel teknik şudur:“Silahlı teröristler tarafından sahada ölümler yaratılması ve ardından bu ölümlerin 20 bin gibi çok büyük rakamlarla abartılması”; öyle ki kimse bu rakamları sorgulamaya cesaret edemesin.

2) Sürekli ve Çeşitlendirilmiş Tekrar

Bir mesaj, hedef kitlenin zihnine yerleşmesi için defalarca tekrar edilir. Bu teknik, Trump’ın bizzat sahne yönetimi ve farklı medya organlarının sürekli tekrarıyla hayata geçirildi. Protestoların en başından itibaren Trump, “İran protestoculara ateş açmasın” iddiasıyla sürece dâhil oldu. “Protestoculara ateş açılması” ifadesi, izleyicinin zihnine yerleştirilmesi gereken bir anahtar kavram hâline getirildi. Trump tarafından yazılı ve sözlü olarak birkaç kez tekrarlandıktan sonra, alıntılarda kullanılan sabit bir ifadeye dönüştü. Medya, her fırsatta bu tehdide atıfta bulunarak tekrarın çeşitlendirilmesini sağladı. Böylece kamuoyu, protestoculara ateş açılması senaryosunu ve ABD’nin askeri müdahalesini bekler hâle getirildi.

3) Düşman Yaratma

Korku yaratmak, iç bütünlüğü bozmak ve eylemleri meşrulaştırmak için “tehlikeli bir öteki” inşa edilmesi:Rıza Pehlevi’nin çağrıları çerçevesinde silahlı teröristlerin protestocuların arasına sızmasıyla birlikte, 18 Dey’den itibaren başkentte ve büyük şehirlerde protestolar aniden sahada bir savaşa dönüştü. Eline geçen her şeyi ateşe vermek ve karşısına çıkan herkesi öldürmek, sokaktaki kişinin her şeyi ve herkesi düşman olarak gördüğünü; öldürmezse öldürüleceğine inandığını göstermekteydi.

4) Yapay Uzlaşı İnşası

“Herkes bunu biliyor” ya da “çoğunluk bizimle” algısının oluşturulması:İranlı protestocular arasındaki silahlı teröristlerin liderliği ve görünürde yönlendirilmesi ile operasyon şifrelerinin iletilmesi, İran’ın devrik şahının oğlu aracılığıyla gerçekleştirildi. Küresel destek görüntüsü vermek için, Batılı ve Arap medyası üzerinden yürütülen medya saldırısına ek olarak, İngiltere ve Fransa gibi belirli ülkelerdeki İran büyükelçiliklerinde İran İslam Cumhuriyeti bayrağının sembolik olarak devrilmiş rejimin bayrağıyla değiştirilmesi gibi adımlar atıldı. Amaç, diğer ülkelerin de İran’daki rejimin devrilmesini kabul ettiğini ve “çoğunluğun bizden yana olduğunu” göstermekti.

5) Mağduriyet Gösterisi

Kendini mağdur olarak sunarak sempati toplamak ve eylemleri meşrulaştırmak:Pehlevi yanlısı gruplar, “1357 yılında Pehlevi diktatörlüğünün devrilmesi İran halkının bir hatasıydı ve bugün halk bu hatayı fark etti” temalı duygusal videolar hazırladı. Bu şekilde ekonomik sorunlar nedeniyle başlayan protestolar, Pehlevi yanlılarının mağduriyet söylemiyle rejim değişikliği amaçlayan bir devrim gibi sunuldu. Sloganlar da, İran halkı tarafından ülkeden kovulan monarşi ailesinin yıllardır gasp edilen konumunu ve halkın çiğnenen hakkını geri almak için mücadele ettiği algısını yaratacak şekilde tasarlandı. Bu videolar farklı dillere çevrilerek, özellikle sosyal medya üzerinden Batılı destekçiler aracılığıyla dünyanın dört bir yanında yayıldı.