Tahran – Caracas işbirliğinin sürdürülmesi; ABD baskısına karşı direnişin simgesi
https://parstoday.ir/tr/news/world-i290434-tahran_caracas_işbirliğinin_sürdürülmesi_abd_baskısına_karşı_direnişin_simgesi
Pars Today – Venezuela geçici Cumhurbaşkanı, Caracas’ın İran ile ilişkilerini sürdürmeye devam edeceğini vurguladı.
(last modified 2026-01-19T13:34:10+00:00 )
Ocak 19, 2026 12:05 Europe/Istanbul
  • Tahran – Caracas işbirliğinin sürdürülmesi; ABD baskısına karşı direnişin simgesi

Pars Today – Venezuela geçici Cumhurbaşkanı, Caracas’ın İran ile ilişkilerini sürdürmeye devam edeceğini vurguladı.

Pars Today’in haberine göre, geçici Cumhurbaşkan Delcy Rodríguez, Venezuela’nın İran, Çin ve Rusya dahil olmak üzere tüm ülkelerle ilişki kurma hakkına sahip olduğunu belirterek, Tahran ile ilişkilerin devam edeceğini açıkladı.

Venezuela geçici Cumhurbaşkanı’nın açıklamaları, daha önce İran Dışişleri Sözcüsü İsmail Bekayi tarafından da desteklenmiş ve İran-Venezuela ilişkilerinin karşılıklı saygı ve çıkarlar temelinde devam ettiği vurgulanmıştı.

ABD’nin Venezuela’ya yönelik askeri saldırısının ve ülkenin Cumhurbaşkanı Nicolas Maduro’yu kaçırmasının ardından, Caracas yetkililerinin açıklamaları daha net ve anlamlı bir hâl almış durumda. Rodríguez’in Tahran ile ilişkilerin devam edeceğini belirtmesi, özellikle Washington’un doğrudan müdahalesi ve Venezuela’daki güç yapısını yeniden şekillendirme çabaları ortamında dikkat çekicidir.

Bu açıklamaların önemi, ABD Başkanı Donald Trump ve uyguladığı maksimum baskı politikasına açık bir tepki olarak değerlendirildiğinde artmaktadır. ABD, geçmişte yaptırım, tehdit ve müdahaleyi Venezuela’ya karşı diplomatik aracının temel unsuru haline getirmişti; şimdi ise doğrudan askeri müdahale ve meşru başkanın kaçırılmasıyla Caracas’ın siyasi geleceğini yeniden tanımlamaya çalışıyor. Ancak geçici Cumhurbaşkan Rodríguez’in İran ile ilişkileri sürdürme kararlılığı, Washington’a açık bir mesaj gönderiyor: Baskı, tehdit ve hatta askeri müdahale bile Venezuela’yı geri adım attıramaz.

Aslında, bu dönemde İran ile işbirliğinin sürdürülmesi, sadece diplomatik bir tercih değil, ABD’nin dayattığı düzene bilinçli bir karşı koyuşun simgesi olarak görülmelidir. Caracas , ulusal egemenliğini Beyaz Saray’ın taleplerine kurban etmeyeceğini ve dış ilişkiler kararlarının kendi hakkı olduğunu göstermektedir. Bu yaklaşım, özellikle Nicolas Maduro’nun kaçırılmasından sonra daha derin bir anlam kazanmış ve ABD’nin tek taraflı politikalarına karşı siyasi direniş söyleminin bir parçası hâline gelmiştir.

Daha geniş bir perspektifte, Venezuela-İran ilişkileri önemli siyasi boyutlar taşımaktadır. Her iki ülke de uzun süredir yaygın yaptırımlar, diplomatik baskılar ve dışarıdan güç yapısını değiştirme çabalarıyla karşı karşıya kalmıştır. Bu ortak deneyim, Tahran ve Caracas arasında siyasi yakınlaşmayı teşvik etmiş, ülkelerin kendi çıkarları temelinde bağımsız ittifaklar kurabilecekleri yeni bir uluslararası düzen vizyonunu desteklemiştir. Bu bağlamda İran ile ilişkilerin sürdürülmesi, ulusal egemenliğin yeniden tanımlanması anlamına gelir; dış müdahalelere karşı durmayı ve dış politikasını bağımsızlık ve çok taraflılık temeli üzerine kurmayı ifade eder.

Ekonomik boyutta da Tahran-Caracas bağlantısı pratik bir yanıt sunmaktadır. Her iki ülke de küresel finans piyasalarına erişim, ileri teknoloji ve uluslararası tedarik zincirlerinde ciddi kısıtlamalarla karşı karşıyadır. Bu nedenle enerji, ulaşım, tarım ve mal takası alanlarında işbirliği, Venezuela’nın ekonomik baskıları hafifletmesine ve ihtiyaçlarını karşılayacak alternatif yollar geliştirmesine imkân tanır.

Diplomasi ve ekonomi ötesinde, İran ile ilişkilerin sürdürülmesi, küresel topluma da geniş bir mesaj verir. Caracas , bağımsız bir yol seçerek, dış politikanın tehdit, yaptırım veya askeri müdahaleyle dikte edilemeyeceğini göstermektedir. Bu tutum, uluslararası hukukun temel ilkeleri ve ülkelerin iç işlerine müdahale etmeme prensibi ile uyumludur; ABD’nin özellikle Venezuela’ya karşı uzun yıllardır ihlal ettiği bu ilkelerle doğrudan ilişkilidir. Venezuela, uluslararası ortaklarını seçme hakkını savunarak tek taraflılığa karşı direnmenin hâlâ mümkün olduğunu göstermeye çalışmaktadır.

Sonuç olarak, Venezuela geçici Cumhurbaşkanı’nın İran ile ilişkilerin devam edeceğini vurgulaması, ulusal çıkarlar temelinde bilinçli ve meşru bir karardır. Bu karar, ABD baskısına geçici bir tepki olmaktan öte, Caracas’ın siyasi bağımsızlığını koruma, ekonomik kapasitesini yeniden inşa etme ve küresel düzende kendi konumunu yeniden tanımlama stratejisinin bir parçasıdır.