BRICS, Trump’ın Kâbusu mu?
Pars Today – Siyonist bir medya kuruluşu, ABD Başkanı’nın bakış açısına göre BRICS grubunun tehdit oluşturan bir unsur olduğunu kabul etti.
İran İslam Cumhuriyeti, Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin, Güney Afrika, Mısır, Etiyopya, Birleşik Arap Emirlikleri ve Endonezya hâlihazırda BRICS grubunun 10 üyesini oluşturmaktadır. Pars Today’in Tesnim’e dayandırdığı haberine göre, Siyonist rejime bağlı Kanal 14 televizyonu yayımladığı bir raporda, ABD Başkanı Donald Trump’ın BRICS grubunu tehdit edici bir risk olarak gördüğünü itiraf etti. Raporun yazarı Noam Rahilis’e göre, BRICS ekonomik grubu Amerika Birleşik Devletleri için ciddi bir ekonomik tehdit niteliği taşımaktadır; zira BRICS ülkelerinin açık bir hedefi vardır ve bu hedef, dolara bağımlılığı azaltmak ve onun yerine finansal alternatifler oluşturmaktır.
Rahilis’e göre, ABD açısından BRICS tehlikeli bir senaryo olarak görülmektedir; çünkü Batı merkezli sisteme alternatifler sunmaktadır. Bu çerçevede, Washington’un İran’la yaşadığı gerilimin yalnızca İsrail’in güvenlik endişelerinden kaynaklandığına dair ciddi şüpheler bulunmaktadır. Aksine, bu adımların; dolar ve ABD gücünü hedef alan bir ekseni parçalama çabalarının ürünü olduğu, bu bağlamda İran’ın söz konusu ekonomik grupta önemli ve etkili bir bölgesel aktöre dönüştüğü vurgulanmaktadır.
Raporun yazarı devamla şunları ekledi: Trump bir iş insanıdır ve dünyayı ekonomik bir sahne olarak görmektedir; bu denklemde İsrail’in, düşünüldüğünden çok daha az önemli bir konumda yer alabileceği ihtimali göz ardı edilmemelidir. İbranice yayın yapan bu medya organının raporunun başka bir bölümünde, ABD dış politikasına ilişkin yaygın analizlerin bu ülkenin güvenlik yaklaşımını tehditler, ittifaklar, caydırıcılık ve savaşlar üzerine kurduğunu savunduğu belirtilirken; gerçekçi bir bakış açısıyla değerlendirildiğinde, ABD Başkanı’nın perspektifinin oldukça farklı olduğu ve para, ekonomik hâkimiyet ve oyunun kurallarını belirleme ekseni etrafında şekillendiği ifade edilmektedir.
Rahilis’e göre ABD Başkanı ideolojik bir lider değil, ticari zihniyete sahip bir iş adamıdır. Dünyayı ahlaki bir sahne olarak görmemekte; her şeyi kâr ve zarar denklemi üzerinden değerlendirmektedir. Hiçbir ülkeye müttefik ya da düşman gözüyle bakmamakta; ülkeleri “ortak”, “bağımlı/taşeron” ve “rakip” olmak üzere üç kategoriye ayırmaktadır.