Sky News Arabi: «Komşular savaşa hayır dedi», Washington’un hesaplarını bozdu
Pars Today – Sky News Arabi sitesine göre, Batı Asya bölgesindeki ülkelerin tutumları, Washington’un İran’a karşı bir adım atma yönündeki hesaplarını altüst etti.
Sky News Arabi, yayımladığı analizde; Tahran ile Washington arasındaki gerilimin tırmanması, askerî ve siyasi sinyallerin artması ve aynı zamanda tansiyonu düşürmeye yönelik diplomatik çabalar nedeniyle ABD’nin İran’a yönelik askerî saldırı kararı alma sürecinin giderek daha karmaşık hâle geldiğini yazdı. Pars Today’in aktardığına göre site, Birleşik Arap Emirlikleri’nin, İran’a karşı herhangi bir askerî operasyonda hava sahası, toprakları ya da karasularının kullanılmasına izin vermeyeceğini ve bu yönde hiçbir lojistik destek sağlamayacağını açıkladığını hatırlattı. BAE, önceliğin diyalog, gerilimin azaltılması ve uluslararası hukuka saygı olduğunu vurguladı.
Sky News, uluslararası hukuk uzmanı Hadi Delul’dan aktardığı görüşte, siyasi ve askerî seçeneklerin daralmasının Washington için karar almayı zorlaştırdığını belirtti. Delul’a göre, BAE’nin tutumu, ülke topraklarını olası bir askerî çatışmadan uzak tutma yönünde önemli bir adımdır. Ayrıca Körfez ülkelerinin tarafsızlık ilanı, İsrail’in İran’a saldırı planlarının ilerlemesini de engellemektedir. Bu bağlamda, ABD Savunma Bakanlığı’nın (Pentagon) olası komuta kayıpları ve askerî maliyetleri ne ölçüde göze alabileceği sorusu gündeme gelmekte; bu durum da askerî saldırı seçeneğini zayıflatmaktadır.
İran en kötü senaryolara hazır
Delul, “İran en kötü senaryolara hazırdır ancak diplomasi kapısını da kapatmamıştır” diyerek, resmî kanallar, arabulucular ve Birleşmiş Milletler üzerinden mesaj alışverişi ihtimaline dikkat çekti. Delul, Tahran’ın Washington’un on iki günlük savaş sırasında yaşananların sorumluluğunu üstlenmesi gerektiğini savunduğunu aktardı. Uluslararası hukuk uzmanı ayrıca, İran’ın geniş coğrafi derinliğe, büyük bir yüzölçümüne ve engebeli arazi yapısına sahip olduğunu; bunun da füze kabiliyetlerini sahada test etmesine imkân tanıdığını, buna karşılık ABD’nin ağır silahlarını askerî laboratuvarlarda denediğini ifade etti.
ABD, İran’ın mevcut kapasitesine sahip bir ülkeyle daha önce hiç karşılaşmadı
Bu akademisyen, ABD’nin bugüne kadar İran’ın mevcut askerî ve stratejik kapasitesine sahip bir ülkeyle karşı karşıya gelmediğini vurguladı. Delul, bu ölçekte bir çatışmada askerî çözüme bel bağlamanın büyük riskler taşıdığı uyarısında bulunarak, ABD’nin topyekûn bir savaşın maliyetine katlanmaya hazır olup olmadığı sorusunu gündeme getirdi; bu konunun hâlihazırda Pentagon içinde de tartışıldığını söyledi.
Delul, olası bir çatışmada İsrail rejiminin rolüne de değinerek, İsrail’in İran’la doğrudan bir savaşa girmeyeceğini; bu çerçevede ABD’yi olası bir saldırıya sürüklemeye çalıştığını belirtti. Önceki savaşta da İsrail savaş uçaklarının, hedef alınma korkusuyla İran hava sahasından uzak durduğunu ve İran içindeki operasyonları insansız hava araçlarıyla gerçekleştirdiğini hatırlattı.
Uluslararası hukuk uzmanı sözlerini, İsrail’in stratejisinin İran’da istikrarsızlık yaratmak ve gerilimi tırmandırmanın önünü açmak olduğunu söyleyerek tamamladı. Ancak Delul’a göre, 12 günlük savaş boyunca yürütülen bu operasyonlar kesin askerî sonuçlar doğurmadı; bu da söz konusu aktörlerin, öngörülemeyen sonuçlara yol açabilecek bir çatışmanın risklerinin farkında olduklarını gösteriyor.