Avrupa Birliği’nden Türkiye’ye ekonomik darbe
https://parstoday.ir/tr/news/world-i291088-avrupa_birliği’nden_türkiye’ye_ekonomik_darbe
Parstoday - Avrupa Birliği’nin yeni düzenlemelerinden kaynaklanması beklenen 5 milyar dolarlık zarar, Türkiye’deki ekonomik aktörleri endişelendirdi.
(last modified 2026-02-02T15:28:18+00:00 )
Şubat 02, 2026 17:21 Europe/Istanbul
  • Avrupa Birliği’nden Türkiye’ye ekonomik darbe

Parstoday - Avrupa Birliği’nin yeni düzenlemelerinden kaynaklanması beklenen 5 milyar dolarlık zarar, Türkiye’deki ekonomik aktörleri endişelendirdi.

Parstoday’in Tasnim haber ajansından naklen aktardığı yazıya göre, son günlerde Türkiye piyasasını yeni bir endişe dalgası sardı ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Avrupa Komisyonu Başkanı’na bir mektup göndermek zorunda kaldı. Zira AB’nin yeni bir kararı, kırılgan ve istikrarsız Türk ekonomisine milyarlarca dolarlık zarar verebilir. Devam eden ekonomik kriz ve artan enflasyonla eş zamanlı olarak, Avrupa Birliği de Türkiye ekonomisine ve bu ülkenin ihracatçılarına ağır bir darbe vurmuş oldu.

Olayın arka planı şu: Avrupa Birliği, birlik dışındaki ülkelerden mal alımına ciddi kısıtlamalar getiren yeni bir sanayi ve tedarik çerçevesi oluşturdu. Medyada “Avrupa’da Üretim Stratejisi” olarak anılan bu yeni düzenlemeler, fiilen Türkiye gibi bir ülkeyi tedarik zincirinin dışına itiyor.

AB’nin yeni ekonomik vizyonunda, özellikle tedarik zinciri ve kamu alımları ile yeşil dönüşüme yönelik teşviklerde, “Avrupa’da üretilmiş” kriterini karşılayan ürünlere öncelik veriliyor. Bu durum, özellikle elektrikli araçlar, bataryalar ve yeşil teknoloji alımlarına ilişkin kamu ihalelerinde yalnızca AB üyesi ülkelerde üretilen ürünlerin öncelikli olmasına yol açıyor.

Peki bu olay neden Türkiye için endişe verici? Çünkü hâlihazırda Türkiye, birçok Asyalı ve Amerikalı otomotiv grubuna ev sahipliği yapıyor; bu şirketler ürünlerini Türkiye’de monte ederek hem bölge ülkelerine hem de Avrupa pazarına ihraç ediyor.

AB’nin ekonomik stratejisinin taslağı, bataryalar, güneş ve rüzgâr enerjisi ekipmanları ile elektrikli araçlar gibi hassas ve stratejik ürünlerin yalnızca AB ülkeleri, İzlanda, Norveç ve Lihtenştayn’dan tedarik edilmesi gerektiğini açıkça belirtiyor. Bu düzenleme, fiilen Türkiye’yi tedarik zincirinin dışına itiyor. Tahminlere göre, yalnızca ilk yılda Türkiye’yi 30 milyar dolarlık bir kayıp bekliyor.

Halihazırda AB ülkeleri her yıl Türkiye’den yaklaşık 30 milyar dolar tutarında otomobil ithal ediyor. Bu, Türkiye’nin toplam otomotiv ihracatının yüzde 72’sine tekabül ediyor. Eğer bu ihracat Avrupa pazarına giremezse, Asya ve Afrika’da bunu telafi edecek alternatif bir pazar bulunmuyor.

Renault’nun Türkiye’deki eski CEO’su Hakan Doğu, AB’nin bu kararına ilişkin olarak, “Türkiye’nin böylesine büyük bir pazardan dışlanması kabul edilemez. Artık Türkiye yeni bir yol haritası aramak zorunda” dedi.

Bütün bunlar olurken, Türkiye’nin AB’ye tam üyelik süreci fiilen durmuş durumda. Nitekim birçok Avrupalı yetkili, bir dönem “Türkiye 300 yıl geçse bile AB’ye üye olamayacak” diyen eski İngiltere Başbakanı David Cameron ile benzer görüşleri paylaşıyor.

Ankara’da yayımlanan Karar gazetesine göre: “Avrupa Birliği, yıllardır Türkiye’yi tam üyelik kapısında bekletirken, şimdi de bizi gümrük birliğinden fiilen dışlayacak adımlar atıyor. Tedarik zinciri ve kamu alımlarında yerli içerik zorunluluğu getiren yeni strateji yasalaşırsa, Türkiye sanayisinin bel kemiği kırılmış olacak. Bu durum esnaf ve ihracatçılar arasında büyük bir endişeye yol açtı. Bu endişelerin Cumhurbaşkanlığı’na iletilmesinin ardından Erdoğan, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’e bir mektup göndererek bu karardan geri adım atılmasını talep etti.”

Uzmanlara göre, ABD ile Çin arasındaki gümrük/tarife savaşları, AB ülkelerini daha korumacı politikalara yöneltti. Ancak bu karar, Türk sanayicileri için yeni bir kâbusa dönüşmüş durumda ve Türkiye sanayisi için alarm zillerini çalıyor.

Uzmanlar, bu adımın fiilen Türkiye’nin dışlanması anlamına geldiğini; Türkiye menşeli birçok ürünün AB pazarına girmesinin engelleneceğini belirtiyor. Türkiye’nin dışlanması hâlinde otomotiv ihracatı, savunma sanayii ve bağlantılı sektörlerde ciddi kayıplar yaşanacak ve Türkiye’nin Avrupa pazarındaki rekabet avantajı ortadan kalkacak./