Nijerya, Afrika’da ABD’nin askerî stratejisinin yeni hedefi
https://parstoday.ir/tr/news/world-i291214-nijerya_afrika’da_abd’nin_askerî_stratejisinin_yeni_hedefi
Pars Today – ABD Afrika Komutanlığı (AFRICOM), Nijerya’ya küçük bir ABD askerî birliğinin gönderildiğini duyurdu ve ilk kez resmî olarak Amerikan askerlerinin bu Afrika ülkesinde konuşlandığını kabul etti.
(last modified 2026-02-05T05:16:52+00:00 )
Şubat 05, 2026 07:16 Europe/Istanbul
  • Nijerya, Afrika’da ABD’nin askerî stratejisinin yeni hedefi

Pars Today – ABD Afrika Komutanlığı (AFRICOM), Nijerya’ya küçük bir ABD askerî birliğinin gönderildiğini duyurdu ve ilk kez resmî olarak Amerikan askerlerinin bu Afrika ülkesinde konuşlandığını kabul etti.

Pars Today’in haberine göre, AFRICOM Komutanı General Dagvin Anderson, ABD’ye ait küçük bir askerî birliğin Nijerya’da konuşlandırıldığını belirterek, bu konuşlanmanın iki ülke arasında güvenlik iş birliğini güçlendirmeye yönelik bir anlaşma çerçevesinde gerçekleştirildiğini söyledi. Washington’un “güvenlik iş birliğinin güçlendirilmesi” ve Boko Haram ile Batı Afrika IŞİD’iyle mücadele başlığı altında attığı bu adım, ABD’nin bu Afrika ülkesindeki doğrudan askerî varlığına ilişkin ilk resmî itirafı niteliğini taşıyor.Son yıllarda ABD’nin Afrika’daki askerî varlığı, özellikle kıtanın batısındaki ülkelerde ciddi bir mesele hâline gelmiştir. Başlangıçta terörle mücadele ve güvenlik iş birliğinin artırılması gibi gerekçelerle sunulan bu varlık, bugün ABD’nin küresel stratejisinin ayrılmaz bir parçası hâline gelmiştir. Bu müdahalelerin son örneği ise Amerikan askerlerinin Nijerya’ya gönderilmesidir. Görünürdeki amaç, Batı Afrika’da Boko Haram ve IŞİD gibi terör örgütleriyle mücadeledir; ancak ABD’nin terörle mücadele örtüsü altında, güvenlik kaygılarının yanı sıra ekonomik ve jeopolitik hedefler de güttüğü anlaşılmaktadır. Bu hedefler, gerçekte Washington’un Afrika’nın zengin kaynak ve servetlerini ele geçirme arzusuna dayanmaktadır. Bu nedenle, Afrika kıtasının en büyük ekonomisine sahip olan ve Gine Körfezi’nde devasa petrol ve doğal gaz rezervlerini barındıran Nijerya, ABD için büyük önem taşımaktadır. Zira bu kaynaklar üzerinde kontrol sağlamak, dünyanın en önemli enerji merkezlerinden birine erişim anlamına gelmektedir.Öte yandan Nijerya’nın Batı Afrika’daki stratejik konumu, onu bölgedeki diğer ülkelere nüfuz için bir kapı hâline getirmektedir. Bu askerî varlık, Washington’un Afrika kıtasındaki uzun vadeli müdahaleler zincirinin yeni bir halkasını oluşturmakta ve özellikle Nijerya çevresindeki ülkelerde ABD’nin askerî nüfuz alanını sessizce ve adım adım genişletmesi için bir bahane işlevi görmektedir.Bununla birlikte gerçek şu ki, Boko Haram gibi terör örgütleri bu ülke ve bölgedeki zor sosyo‑ekonomik koşulların bir ürünüdür. Yaygın yoksulluk, genç işsizliğinin yüksekliği, yolsuzluk, etnik ve mezhepsel ayrımcılık ile zayıf yönetişim; Nijerya ve bölgedeki diğer ülkelerde bu grupların büyümesi ve terör faaliyetlerinin artması için uygun zemini hazırlamıştır. Ayrıca bu terör gruplarının bazılarının, kimi Batılı ülkelerden gizli mali destekler aldığı da bilinmektedir. Bu nedenle askerî müdahale, bu bölgelerde terörle mücadelede kalıcı bir çözüm olarak görülmemektedir. Tarihsel deneyim de, dış askerî müdahalelerin toplumsal ve siyasal krizler için nadiren sürdürülebilir çözümler üretebildiğini göstermektedir. Bunun çarpıcı bir örneği Somali’dir. ABD, 2000 yılından bu yana insansız hava aracı saldırıları, askerî danışmanlar ve özel operasyonlar yoluyla eş‑Şebab örgütüyle savaştığını iddia etmektedir; ancak bu grup yok edilmek bir yana, ölümcül saldırılarını sürdürmektedir. Bir diğer örnek Mali’dir: Fransa’nın (ABD’nin desteğiyle) yürüttüğü yıllarca süren askerî misyon ve ardından Birleşmiş Milletler barış gücü varlığına rağmen, terör grupları geri çekilmemiş; aksine nüfuz alanlarını genişleterek Burkina Faso ve Nijer gibi komşu ülkelere yayılmış ve bizzat istikrarsızlığın kaynağı hâline gelmişlerdir.ABD Ulusal Güvenlik Konseyi’nin Afrika işleri konusunda eski kıdemli analisti Paul Pillar, bu bağlamda şöyle yazmaktadır:“ABD’nin Sahel bölgesine yönelik stratejisi aşırı derecede askerî araçlara dayanmaktadır. Bu yaklaşım, istikrarsızlığın siyasi ve ekonomik nedenlerini göz ardı etmekte ve uzun vadede kalıcı güvenlik üretememektedir.”Sonuç olarak, ABD’nin Nijerya’ya asker göndermesinin, krizin kök nedenlerini çözmekten ziyade Washington’un küresel rakipleriyle rekabetinde stratejik hedeflerini ve Afrika’daki varlığını sürdürme amacını önceleyen, güvenlik temalı ve gösteriş niteliğinde bir adım olduğu görülmektedir. Bu çerçevede, bölgede faaliyet gösteren terör gruplarıyla mücadelede en etkili yolun; bölge ülkelerinin kendi liderliğinde, kapsamlı ve iç dinamiklere dayanan bir çözüm geliştirilmesi ve bu gruplara yönelik gizli desteklerin kesilmesi olduğu anlaşılmaktadır.