Trump’ın göç politikalarına karşı genel grev; ABD halk protestolarıyla çalkalanıyor
Parstoday - Amerika’nın büyük şehirleri, son günlerde Donald Trump yönetiminin sert göç politikalarına karşı geniş çaplı halk protestolarına sahne oldu. Protestolar, okulların, iş yerlerinin ve alışveriş merkezlerinin kapanmasıyla ve “Ulusal Kapanış” sloganıyla doruğa ulaştı ve ülkedeki derin sosyal ve siyasi bölünmenin simgesi haline geldi.
Son haftalarda, Trump yönetiminin göç politikaları ve ABD Göç ve Gümrük İdaresi (ICE) güçlerinin yetkilerinin genişletilmesi, eyaletler ve şehirlerin genelinde büyük bir kamu hoşnutsuzluğu dalgası yaratmıştır. Minneapolis’ten New York’a, Los Angeles’tan Washington D.C.’ye kadar sokaklar, “göçmenlerin sistematik baskısı” olarak nitelendirilen uygulamalara karşı yeniden protesto alanına dönüştü.
- Göç şiddetine karşı ulusal kapanış
Protestocular 30 Ocak tarihini “Ulusal Kapanış Günü” ilan ederek vatandaşlardan iş yerlerini, okulları ve alışveriş merkezlerini kapatarak göçmenlere destek göstermelerini istedi. Bu çağrı, yüzlerce sivil toplum, öğrenci ve insan hakları grubunun desteğini aldı; birçok işletme protestocular için geçici sığınak ve yardım merkezi haline geldi. Gösterilerin ana sloganları arasında ICE’in finansmanına karşı çıkmak, izinsiz gözaltılara, ailelerin ayrılmasına ve protestoculara yönelik ölümcül şiddete tepki göstermek vardı.
- Minnesota: Krizin merkezi
Minnesota eyaleti, son haftalarda protestoların merkezi haline geldi. ABD İç Güvenlik Bakanlığı’nın “en büyük göç operasyonu” olarak adlandırdığı uygulama kapsamında iki binden fazla federal görevlinin konuşlandırılması gerginliği artırdı. Göç yetkilileri tarafından öldürülen Amerikalı vatandaşlar Reni Nicole Good ve Alex Perti’nin ölümü, halkın öfkesini katladı. ABD yönetimi, her iki olayda yetkililerin “nefsi müdafaa” yaptığını iddia ederken, kurbanların aileleri, sivil hak aktivistleri ve yerel yetkililer bu iddiaları şiddetle reddetti.
- Protestolar, göçle sınırlı değil
Siyasi gözlemciler, Trump yönetiminin Minnesota’ya odaklanmasının yalnızca göç meselesiyle sınırlı olmadığını belirtiyor. Eyaletteki Somali kökenli topluluğa yönelik mali yolsuzluk suçlamaları ve Başkan’ın sert, zaman zaman aşağılayıcı üslubu, ırksal ve sosyal bölünmeleri derinleştirdi. Minneapolis valisi ve belediye başkanı, federal hükümetin uygulamalarını “yerel topluluğa saldırı” olarak nitelendirerek, göçmenler ve vatandaşların korunması gerektiğini vurguladı.
- Trump için siyasi sonuçlar
Genel grevlerin sürmesi ve Trump’ın anketlerdeki popülaritesinin düşmesi, bu durumu ABD hükümeti için ciddi bir siyasi mesele haline getiriyor. Analistler, şiddetin devamı ve kamu taleplerinin göz ardı edilmesinin, özellikle yaklaşan seçim yarışları öncesinde Trump yönetimi için ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirtiyor. Mevcut protestolar, ABD’yi yeniden insan hakları, hukukun üstünlüğü ve azınlıklarla devletin ilişkisi konusunda ciddi sorularla karşı karşıya bırakıyor; bu sorulara verilen yanıtlar, ülkenin siyasi yönelimini önemli ölçüde değiştirebilir./