Tehdit, Sansür, Gözaltı: Amerika'da Üniversitelerdeki Güvenlikçi Üçgenin Üç Kenarı
Parstoday – Amerika'nın Manhattan kentindeki Columbia Üniversitesi'nde, barışçıl bir protesto sırasında 12 öğretim üyesi ve öğrenci gözaltına alındı. Bu olay, bugünlerde Amerika'daki birçok üniversiteyi gölgeleyen gergin ve güvenlikçi atmosferin perdesini araladı.
Columbia Üniversitesi'nin karşısında, New York'ta bir grup öğretim üyesi ve öğrenci, "Hemen Güvenli Kampüs" yazılı tişörtlerle Broadway Caddesi'ni kapattı. Parstoday'e göre, öğrencilerin amacı, Trump hükümetinin göçmenlik politikalarına karşı protesto etmek ve uluslararası öğrencilere destek olmaktı. Barışçıl olan bu protesto, yaklaşık bir saat sonra Amerika polisi tarafından müdahale edilip, 12 protestocunun gözaltına alınmasıyla sona erdi. Gözaltına alınan öğretim üyelerinden Mila Rosenthal, tutuklanmadan önce, Amerika'daki üniversitelerdeki uluslararası öğrencilerin çok korkutucu koşullarda yaşadığını söyledi. Protestocular arasında yer alan Columbia Üniversitesi 3. sınıf öğrencisi Reina Isaac ise, birçok uluslararası arkadaşının, sokakta yürürken bile endişe duyduğunu belirtti.
- Amerikalı Öğrenciler: Şimdiye Kadar Böyle Bir Denetim Görmemiştik
Sokak çatışmaları arasında Amerika'daki öğrenciler ile polis arasında gerilim artarken, üniversitelerin iç atmosferi de eşi benzeri görülmemiş değişikliklere uğramış durumda. New York Times'a göre, Texas, Florida ve Ohio gibi eyaletlerdeki öğretim üyeleri, ders planlarını kamuya açık olarak yayımlamak zorunda bırakıldı. Kuzey Florida Üniversitesi'nden John White, kendisinden "çeşitlilik", "eşitlik" ve "dahil etme" gibi kelimeleri ders planından çıkarması istendiğini doğruladı. Bu durum, bazı öğretim üyelerinin iş güvencelerini korumak adına ders planlarının iki versiyonunu hazırlamalarına neden olmuş: biri kamuya açık yayımlanacak, diğeri ise dersin gerçek içeriğini yansıtacak.
Adının açıklanmasını istemeyen bir öğretim üyesi, "Şimdiye kadar böyle bir denetim görmemiştik." dedi. Rapora göre, Indiana Üniversitesi'nden Benjamin Robinson, İsrail hakkındaki yorumları nedeniyle kimliği belirsiz bir öğrencinin şikâyeti üzerine disiplin cezası aldı. Robinson, yeni yasaların "tamamen korkutucu" olduğunu ve "öğretim üyeleri ile öğrenciler arasında düşmanlık ve güvensizlik yarattığını" belirtti.
- Siyasi Baskı ve Mali Tehdit; Harvard Üniversitesi Trump’ın Hedefinde
Amerika’daki üniversitelerdeki gözetim ve gerilim ortamı, merkezi hükümetin akademik kurumlardan üzerine yaptığı doğrudan siyasi ve ekonomik baskılarla daha da artıyor. Amerika Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz günlerde sosyal medya hesabından yaptığı bir paylaşımda, hükümetinin Harvard Üniversitesi’nden bir milyar dolar tazminat talep edeceğini ve üniversiteyle olan ilişkisini keseceğini açıkladı.
Trump, Harvard’ı “yanlış davranmak” ve “Yahudi karşıtlığı” ile suçladı, ancak herhangi bir somut delil sunmadı. Bu suçlamalar, Beyaz Saray ile Amerika’nın önde gelen üniversiteleri arasındaki daha geniş çaplı gerilimin bir parçası olarak görülüyor. Hükümet, bu üniversiteleri “liberal eğilimlere sahip olmakla” suçluyor. Daha önce de Harvard’ın devlet destekli araştırma bütçeleri geçici olarak kesilmişti; ancak bu durum, bir federal mahkeme tarafından yasa dışı olarak nitelendirildi.
- St. John Üniversitesi'nin ABD Göçmenlik Dairesi ile İşbirliğini Sona Erdirme Kararı
Bu gelişmelerin paralelinde, bazı üniversiteler, hükümetin güvenlik kurumlarıyla olan işbirliklerini gözden geçirme zorunluluğu ile etik ve sosyal baskılar altında kaldılar. New York’taki St. John Katolik Üniversitesi, son aylarda, iç güvenlik alanında öğrencilere eğitim vermek amacıyla imzaladığı bir anlaşma nedeniyle öğretim üyeleri, öğrenciler ve mezunlardan gelen büyük bir protesto dalgası ile karşılaştı. Bu protestolar, nihayetinde üniversitenin bu işbirliğini durdurmasına yol açtı. /