Epstein Dosyası Ve Atlantik’in İki Yakasında Siyasi Tepki Farkı
Parstoday – Amerikalı sapkın milyarder Jeffrey Epstein davasıyla bağlantılı isimler ve yetkililer konusunda Atlantik’in iki yakasında sergilenen tutum ciddi farklılıklar gösteriyor.
Avrupa’da “Jeffrey Epstein” dosyasına dair yeni boyutların ortaya çıkması, siyasetçiler ve önde gelen şahsiyetler için önemli sonuçlar doğururken; Amerika’daki tepkiler daha sınırlı kaldı. Bu ülkede adı dosyada geçen birçok siyasi ve ekonomik figür şimdiye kadar ciddi sonuçlarla karşılaşmadı. Parstoday’in İRNA’ya aktardığına göre, Epstein dosyasıyla ilişkili isim ve makamlarla ilgili yaklaşım Atlantik’in her iki tarafında belirgin biçimde farklı.
Avrupa’da bu dava fiilen siyasi bir krize dönüşmüş, bazı yetkililer hakkında görevden uzaklaştırma, istifa veya adli soruşturma süreci başlatılmıştır. Ancak Amerika’da bu dosya geniş bir siyasi tepkiye yol açmamıştır.
Politico dergisi şöyle yazdı: Norveç’te kıdemli bir diplomat önceden görevden uzaklaştırıldı ve eski bir başbakan hakkında polis soruşturması başlatıldı. İngiltere’de ise ülkenin eski Amerika büyükelçisi görevinden alındı ve Lordlar Kamarası’ndan istifa etti. Polis, onun Epstein’a hassas bilgileri verdiğine dair raporları inceliyor.
Daha önce Britanya Kraliçesi’nin oğlu Prens Andrew, kraliyet unvanlarını ve resmi ikamet hakkını kaybetti. Ayrıca eski eşi Sarah Ferguson’a bağlı bir yardım kuruluşu, Epstein hakkında övücü ifadeler içeren e-postaların ortaya çıkmasının ardından süresiz olarak kapatıldı. Avrupa’daki bu adımlar, büyük ölçüde kamuoyu baskısına yanıt vermek ve siyasi ortamı temizlemek amacıyla atıldı.
Buna karşılık, Amerika’da hiçbir önde gelen siyasetçi ciddi biçimde sahneden çekilmedi. Politico’nun aktardığına göre, Donald Trump’a yakın Cumhuriyetçi Parti, Epstein’la ilişkisini gösteren belgeler ve bazı yeni iddiaların ortaya çıkmasına rağmen onu büyük ölçüde desteklemeye devam etti. Trump ise herhangi bir usulsüzlüğü reddederek Epstein’la ilişkisini yıllar önce kestiğini iddia etti.
ABD Ticaret Bakanı Howard Lutnick, Epstein’la daha yakın bir ilişkiye dair e-postalar yayımlanmasına rağmen görevinde kalmaya devam ediyor. Sözcüsü, onun Epstein’la etkileşiminin sınırlı olduğunu ve kendisine yöneltilmiş resmi bir suçlama bulunmadığını açıkladı. Ayrıca Goldman Sachs şirketi ve CEO’su, bu dosya kapsamında pahalı hediyeler aldığı iddiasıyla medya baskısına maruz kalan hukuk danışmanlarını desteklediler.
Raporda, Epstein’la bağlantılı belgelerde bazı Amerikan yetkililerinin ve büyükelçilerin adlarının geçtiği, ancak bunların hiçbir somut sonucu olmadığı belirtiliyor. Bu cinsel suçluyla temas hâlinde olan Trump’ın eski danışmanı ve stratejisti Steve Bannon ile Amerikan milyarder Elon Musk dâhil tanınmış kişiler için yaşanan tek etkinin kamu itibarlarına zarar gelmesi olduğu ifade ediliyor.
Musk, X sosyal ağında yayınladığı bir mesajda şunu vurguladı: Önemli olan, Epstein ile birlikte suç işleyenlerin kanunen takip edilmesi ve en az bir kişi tutuklanmadan belgelerin ifşa edilmesi sadece bir gösteri ve kamuoyunu saptırma çabasıdır.
Eski ABD’nin Danimarka Büyükelçisi Rufus Gifford’a göre, Amerikan toplumu bu konuda ciddi bir yeniden değerlendirme yapmalı ve neden Avrupa’dakine benzer bir tepki göstermediğini sorgulamalıdır. Politico analizine göre, Amerika’da yalnızca birkaç kişi görevlerinden ayrılırken, tanınmış birçok kişi için bu skandal henüz ciddi bir pratik sonuç doğurmadı./