Avrupa Stratejik Yeniden Tanımlama Eşiğinde; Transatlantik Bağımlılık ile Özerklik Arayışı Arasında
https://parstoday.ir/tr/news/world-i291720-avrupa_stratejik_yeniden_tanımlama_eşiğinde_transatlantik_bağımlılık_ile_Özerklik_arayışı_arasında
Pars Today – Avrupa kıtası, son bir yılda Ukrayna savaşı, ekonomik zorluklar, enerji krizi ve iç siyasi gelişmelerin eşzamanlı baskısı altında güvenlik ve ekonomik konumunu yeniden değerlendirmek zorunda kalmış; şimdi ise Washington ile ittifakı koruma ile stratejik bağımsızlığını güçlendirme arasında denge kurmaya çalışmaktadır.
(last modified 2026-02-16T07:02:51+00:00 )
Şubat 16, 2026 06:23 Europe/Istanbul
  • Avrupa Stratejik Yeniden Tanımlama Eşiğinde; Transatlantik Bağımlılık ile Özerklik Arayışı Arasında

Pars Today – Avrupa kıtası, son bir yılda Ukrayna savaşı, ekonomik zorluklar, enerji krizi ve iç siyasi gelişmelerin eşzamanlı baskısı altında güvenlik ve ekonomik konumunu yeniden değerlendirmek zorunda kalmış; şimdi ise Washington ile ittifakı koruma ile stratejik bağımsızlığını güçlendirme arasında denge kurmaya çalışmaktadır.

Avrupa, onu stratejik önceliklerini yeniden tanımlamaya yönelten bir dizi güvenlik, ekonomik ve siyasi gelişmenin ortasında bulunmaktadır. Ukrayna savaşı, Avrupa ülkelerinin güvenlik gündeminin ana ekseni olmaya devam etmekte; Kiev’e mali ve askeri destek sürerken, Avrupa Birliği’nin bazı üyelerinde savunma bütçelerinin artırılması, istikrarsızlığın devamına ve dış güvenlik garantilerinin geleceğine dair endişeleri yansıtmaktadır.

Aynı zamanda, Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü’nün Avrupa’nın doğu kanadındaki varlığının güçlendirilmesi caydırıcılık yaklaşımını vurgularken, ABD’ye bağımlılığın düzeyi ve Avrupa’nın savunma alanında özerkliği gerekliliği konusundaki tartışmalar daha da belirginleşmiştir.

Ekonomik alanda ise görece yüksek enflasyonla birlikte ılımlı büyüme, Güney Avrupa’daki ağır borç yükü ve Almanya gibi ekonomilerde sanayi ivmesinin yavaşlaması, kıtanın ekonomik görünümünü belirsizlikle karşı karşıya bırakmıştır. Rus enerjisinden uzaklaşma politikası, sıvılaştırılmış doğal gaz ithalatının artırılması ve yenilenebilir kaynaklara yapılan yatırımlar bağımlılığı azaltmış olsa da, hanehalkı ve sanayi için kısa vadeli maliyetler doğurmuştur.

Bu çerçevede, Avrupa Merkez Bankası’nın enflasyonu kontrol altına alma ve resesyonu önleme çabaları; Fransa, Almanya ve Birleşik Krallık’ta yaşanan işçi grevleriyle eşzamanlı gerçekleşmiş, bu durum geçim baskılarının bir yansıması olmuştur.

Siyasi gelişmeler de milliyetçi akımların yükselişine ve göç ile ulusal egemenlik konularına yönelik hassasiyetin artışına işaret etmektedir. Fransa’daki ekonomik ve emeklilik reformları toplumsal protestolarla karşılanmış; Almanya’da enerji politikası ve savunma harcamalarına ilişkin görüş ayrılıkları sürmektedir. Birleşik Krallık ise Brexit sonrası ilişkiler çerçevesinde Avrupa Birliği ile ticari gerilimleri azaltmaya yönelik daha pragmatik bir yaklaşım izlemektedir.

Stratejik düzeyde, Avrupa Birliği; sanayi ve dijital bağımsızlığı güçlendirme, yarı iletkenlere yatırım yapma, yapay zekâ düzenlemeleri oluşturma ve ortak savunma işbirliklerini geliştirme planlarını gündemine almıştır. Aynı zamanda Afrika, Latin Amerika ve Güneydoğu Asya’daki ticaret ortaklarını çeşitlendirme çabaları, dış bağımlılığı azaltma yönünde bir hareketi göstermektedir.

Tüm bu gelişmelerin toplamı, Avrupa’nın bir dönüm noktasında bulunduğunu göstermektedir; transatlantik ittifak ile stratejik özerklik arasında denge kurma, iç bölünmeleri yönetme ve toplumsal taleplere yanıt verme kapasitesi, kıtanın gelecekteki yönünü belirleyecektir.