Uluslararası Af Örgütü, ABD’nin Karayipler ve Pasifik’teki askeri operasyonlarını neden kınadı?
Pars Today – Uluslararası Af Örgütü, ABD’nin Karayipler ve Pasifik’teki saldırılarını kınadı.
Pars Today’in haberine göre, insan hakları kuruluşu Uluslararası Af Örgütü, ABD’nin uyuşturucu taşıdığı şüphesiyle hedef aldığı gemilere düzenlediği saldırıları, 140’tan fazla kişinin ölümüne yol açtığı gerekçesiyle “yasa dışı” olarak nitelendirdi.Af Örgütü’nün resmi X (eski adıyla Twitter) hesabı ve resmi internet sitesinde yayımlanan mesajda, ABD ordusunun Karayipler ve Pasifik sularında üç gemiyi yok ettiği ve en az 11 kişinin öldüğünü bildirmesinin ardından şu ifadelere yer verildi: Bu saldırılar, Venezuela içinde ve çevresinde herhangi bir yasal temele sahip değildir; raporlara göre sivillerin ölümüne yol açan saldırılar da dahil. Uluslararası Af Örgütü, bu saldırıların bölgesel istikrarı tehdit ettiğini ve kıyı ülkelerinin egemenliğini ihlal ettiğini, durdurulması gerektiğini belirtti.Af Örgütü, ABD’nin sürekli ve kontrolsüz askeri faaliyetlerinin daha fazla can kaybına ve ciddi insan hakları ihlallerine yol açabileceği konusunda uyarıda bulundu. Sivil toplum kuruluşu, ABD Kongresi’nden bu saldırılarda insan haklarının korunmasını ve sorumluların hesap vermesini sağlamak için denetim yapılmasını talep etti.Kuruluş, sorumluluk ve bağımsız soruşturmaların önemine vurgu yaparak, bu olayların tam olarak incelenmesi ve mağdurların ile ailelerinin şikâyetlerinin ele alınması için tarafsız bir komite kurulmasını talep etti.Bu durum, ABD’nin can kayıplarına karşı sessiz kalması ve bu saldırıların nedenine dair şeffaf raporlar sunmaması nedeniyle, dünya genelinde insan haklarına bağlılığı konusundaki güveni zedelemiş durumda. Eski ABD Başkanı Donald Trump hükümeti, bu ölümleri gerekçelendirmek için, Latin Amerika’da faaliyet gösteren “uyuşturucu teröristleri” ile savaş halinde olduklarını iddia etmiş, ancak hedef alınan gemilerin uyuşturucu kaçakçılığıyla bağlantılı olduğuna dair kesin bir kanıt sunmamıştır. Bu durum, operasyonların yasallığı konusunda tartışmalara yol açmıştır.Eylül 2025’in başından itibaren ABD, uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele gerekçesiyle Karayipler’de bir dizi saldırı düzenlemiş ve bugüne kadar en az 140 kişi bu saldırılarda yaşamını yitirmiştir.Yaklaşık bir ay önce, Trinidad ve Tobago’dan iki aile, 14 Ekim 2025’te ABD’nin Karayipler’deki uyuşturucu kaçakçılığı şüphesi taşıyan teknelere yönelik saldırılarında aile üyelerinden ikisinin ölümü nedeniyle ABD mahkemelerinde Trump hükümetine karşı ilk şikâyetlerini kaydetti.Uluslararası hukuk uzmanları ve insan hakları grupları, bu saldırıların sivilleri hedef aldığı için yargısız infaz niteliğinde olduğunu düşünüyor.Buna ek olarak, Uluslararası Af Örgütü, uluslararası hukukun temel ilkelerine dayanarak eleştirel pozisyonunu destekleyen birçok gerekçe sundu.Bu kınamanın temel nedeni, yaşam hakkının açık bir şekilde ihlali ve uluslararası insan hakları hukukunun çiğnenmesidir. Af Örgütü, ABD askeri güçlerinin bu operasyonlarda öldürücü güç kullanmasının, orantılılık ve askeri gereklilik ilkesine aykırı olduğunu vurgulamıştır. İlk raporlara göre, hedef alınan birçok gemi askeri nitelikte değildi ve sadece balıkçı tekneleri veya küçük ticari gemilerdi; yeterli uyarı yapılmadan ya da yanlışlıkla saldırıya uğradılar. Sivillerin veya ABD askerleri için doğrudan bir tehdit oluşturmayan kişilerin öldürülmesi, yaşam hakkının açık ihlali olarak kabul edilmektedir ve hiçbir koşulda mazur görülemez.Ayrıca, Af Örgütü, yasal süreçlerin şeffaf olmamasına da dikkat çekmiştir. Örgüt, ABD’nin bu bölgelerdeki istihbarat ve askeri operasyonlarının bağımsız yargısal denetimden yoksun olduğunu belirtti. ABD güçleri birçok durumda şüphelileri tutuklamak veya adil yargılama için mahkemeye sevk etmek yerine doğrudan gemileri hedef almış ve yok etmiştir; bu durum, bir tür yargısız infaz olarak değerlendirilebilir. Önleyici uyarı ve durdurma önlemlerinin olmaması ve doğrudan öldürme amacıyla ateş açılması, temel insan haklarını göz ardı eden bir politika olduğunu göstermektedir.Ayrıca, askeri ve sivil hedeflerin ayrımının yapılmaması, savaş ve insancıl hukuk kurallarına uyum konusunda ciddi endişeler yaratmıştır. Af Örgütü, ABD’nin bu eylemlerle sistematik olarak ayrım ilkesini ihlal ettiğini uyarıda bulundu. Ayrım ilkesi, askerlerin savaşçılar ve siviller arasında net bir şekilde ayrım yapmasını gerektirir. Kimliği belirsiz veya hukuki statüsü tartışmalı bölgelerde faaliyet gösteren gemilere saldırmak, savaş suçu olarak değerlendirilmektedir.