ABD, petrol aracıyla Küba’daki siyasi sistemi devirmeyi mi hedefliyor?
Pars Today – ABD’nin Nicolás Maduro’yu kaçırıp tutuklamaya yönelik askeri operasyonunun ardından, Venezuela’nın Küba’ya petrol sevkiyatı tamamen durdu. Küba, Venezuela’dan günlük yaklaşık 30 ila 35 bin varil ucuz petrol alıyordu; bu miktar şu anda sıfıra inmiş durumda.
Son aylarda Amerika Birleşik Devletleri’nin Küba üzerindeki baskıları benzeri görülmemiş bir seviyeye ulaştı. Donald Trump’ın 2025 yılında yeniden iktidara dönmesiyle birlikte, Küba hükümetine karşı “azami baskı” politikası yeniden canlandırıldı ve daha da sertleştirildi. Bu baskılar artık yalnızca geleneksel yaptırımlarla sınırlı değil; kırılgan ada ekonomisini çöküşün eşiğine sürükleyen fiili bir enerji ablukasına dönüşmüş durumda. ABD’nin Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’yu kaçırmaya yönelik askeri operasyonunun ardından, yıllardır Küba’nın başlıca yakıt kaynağı olan Venezuela petrolünün sevkiyatı tamamen durduruldu. Küba, Venezuela’dan günlük yaklaşık 30 ila 35 bin varil ucuz petrol alıyordu; bu miktar şu anda sıfıra düşmüş durumda. 29 Ocak 2026’da Trump, “Küba Hükümetinin Amerika Birleşik Devletleri’ne Yönelik Tehditleriyle Mücadele” başlıklı yeni bir başkanlık kararnamesi imzalayarak ulusal acil durum ilan etti ve Uluslararası Acil Ekonomik Yetkiler Yasası (IEEPA) uyarınca, Küba’ya doğrudan ya da dolaylı olarak petrol satan veya tedarik eden herhangi bir ülkeden yapılan ithalata cezai gümrük tarifeleri uyguladı. Bu tehdidin ardından, 2025 yılında Küba’nın petrol ihtiyacını karşılamada Venezuela’nın yerini alan Meksika ile birlikte Rusya ve Cezayir gibi muhtemel diğer tedarikçiler de, ABD’ye yaptıkları ihracata ağır tarifeler getirilmesi korkusuyla Küba’ya petrol göndermekten kaçındı. ABD’nin bu adımının doğrudan sonucu, Küba genelinde yaygın bir enerji krizi oldu. Şubat 2026’da, Küba’nın birçok bölgesinde elektrik kesintileri günde 24 saate kadar ulaştı. Havalimanları uçaklara yakıt ikmalini durdurdu, toplu taşıma felç oldu, hastaneler sınırlı jeneratörlerle çalışıyor ve ülkede sanayi üretimi neredeyse tamamen durmuş durumda. Bu gelişmeler üzerine Küba hükümeti yakıtı sıkı şekilde karneye bağlamak zorunda kaldı; ancak bu önlem bile yeterli olmadı. Küba ekonomisinin kilit sektörleri ağır darbe aldı; bunların başında, ülkenin az sayıdaki döviz gelir kaynaklarından biri olan turizm geliyor.Aynı zamanda, yurt dışında yaşayan Kübalıların gönderdiği döviz havaleleri de ABD hükümetinin daha sert baskılarıyla karşı karşıya kaldı ve Küba’nın mali işlemlerine yeni kısıtlamalar getirildi. ABD yönetimi, bu baskı kampanyasının amacının Küba’daki yönetim sistemini Washington’un öngördüğü temel değişikliklere zorlamak olduğunu; nihayetinde ise bu sistemin çökmesi ve devrilmesi olduğunu açıkladı. ABD’nin Küba’ya yönelik uzun süreli düşmanlığının kökleri, 1959’daki devrime dayanmaktadır.Küba’da yeni siyasi sistemin iktidara gelmesi, ABD vatandaşlarına ait varlıkların millileştirilmesi ve Fidel Castro tarafından sosyalist bir sistemin ilan edilmesiyle birlikte gerçekleşti. Ardından Havana ile Moskova arasında yakın bir ittifak kuruldu ve bu durum ABD’nin tepkisini çekti. Bu devrim, Batı Yarımküre’de ve ABD topraklarının hemen yakınında komünist hareketin ilk zaferi oldu. Bunun üzerine ABD, sistemi devirmek için başarısız Bay of Pigs Invasion operasyonundan, 1962 Füze Krizi sırasında Küba’ya uygulanan deniz ablukasına kadar birçok girişimde bulundu; söz konusu kriz, dünyayı ABD ile Sovyetler Birliği arasında nükleer savaşın eşiğine getirmişti.Şimdi, Washington’un Küba’daki mevcut siyasi sistemi devirmeye yönelik onlarca yıllık sonuçsuz çabalarının ardından, ABD bu ada ülkesine bir damla petrolün bile girişini engelleyerek en ağır ekonomik ablukayı uygulamaya çalışıyor. Amaç, Küba halkı üzerindeki baskıyı, sonunda ABD’nin taleplerini kabul edecekleri noktaya kadar artırmak. Ancak Kübalıların bu taleplere boyun eğip eğmeyeceği ya da ulusal birlik ve enerji tasarrufu yoluyla ülkelerine karşı uzun yıllardır süren Amerikan düşmanlığının bu kritik ve belirleyici eşiğini aşıp aşamayacakları henüz belirsizliğini koruyor ve zaman gösterecek.