Rusya'da terör saldırısının ardındaki gerçek
https://parstoday.ir/tr/news/world-i66448-rusya'da_terör_saldırısının_ardındaki_gerçek
Onlarca insanın öldüğü veya yaralandığı Rusya'nın St. Petersburg şehri metrosundaki terör olayı ardından yapılan bir takım açıklama ve tahminlerde bu saldırının perde arkasındaki asıl ellerin batılı istihbarat kurumları olduğu belirtilmiştir.
(last modified 2022-10-07T16:32:52+00:00 )
Nisan 04, 2017 11:19 Europe/Istanbul
  • Rusya'da terör saldırısının ardındaki gerçek

Onlarca insanın öldüğü veya yaralandığı Rusya'nın St. Petersburg şehri metrosundaki terör olayı ardından yapılan bir takım açıklama ve tahminlerde bu saldırının perde arkasındaki asıl ellerin batılı istihbarat kurumları olduğu belirtilmiştir.

Öte yandan Rusya’da St. Petersburg’taki metro istasyonunda 11 kişinin yaşamını yitirdiği bombalı saldırıyı düzenleyen saldırganın kimliği netleşti. 

Rusya’nın St. Petersburg kentindeki metro istasyonunda 11 kişinin ölümüne, en az 45 kişinin yaralanmasına yol açan bombalı saldırıyı 1995 doğumlu Kırgız kökenli Ekbercan Celilov’un düzenlediği açıklandı.

Ancak Rusya ile batı arasında yaşanan ihtilaflar nedeniyle bu terör olaylarının arkasındaki asıl mimarın batılı istihbarat örgütleri olabileceği ve bu saldırılarla Rusya'nın batı karşısında bir takım tavizler vermesinin sağlanmaya çalışıldığı belirtiliyor. Daha önce de Rusya'da özellikle Çeçenli teröristler tarafından benzer bir takım terör eylemleri gerçekleştirilmiş ancak Rus hükümeti bu saldırıların batılı casusluk örgütleri ile irtibatlı bulunduğunu açıklamıştı.

Patlamaların ardından St. Petersburg'daki bütün metro istasyonları kapatıldı. "Sennaya Meydanı" ve "Teknoloji Enstitüsü" istasyonları St. Petersburg'un merkezi sayılabilecek bir noktada yer alıyor. Metronun en yoğun kullanılan hatlarından olan ve aktarma merkezi sayılan bu istasyonları günlük yaklaşık 60 bin kişi kullanıyor.

2013'te Rusya'nın güneyindeki Volgograd şehrinde demiryolu istasyonuna yönelik iki intihar saldırısında toplam 34 kişi ölmüş, Soçi Kış Olimpiyatları'nın güvenliği sorgulanmıştı. Ocak 2011'de Moskova'nın Domodedovo Havalimanı'nda düzenlenen saldırıda 37 kişi ölmüştü.

Diğer yandan St. Petersburg metrosunda dün yaşanan terör patlama olayı, Rusya başkanı Vladimir Putin ile Beyaz Rusya cumhrubaşkanı Aleksandr Lokeşenko'nun görüşmesi ve ve iki ülke arasındaki birlik anlaşmasının imzalanış yıl dönümünde olması da dikkatlerden kaçmamıştır. Zira bu ülkelerin her ikisi de NATO'nun doğu Avrupa ülkelerine yayılmasına ve ABD'nin bu bölgedeki askeri varlığının güçlenmesine karşı olmakla birlikte böyle bir işbirliği anlaşması imzalamışlardı.

Rusya ve Belarus aynı zamanda Ukrayna'nın iki komşu ülkesidir de. Bilindiği üzere Ukrayna, doğu Avrupa bölgesinde yer almış ve Amerika 2014 yılında bu ülkede batı yanlısı bir hükümeti iktidara getirtmek suretiyle Rusya'yı baskı altına almak istemiş ancak Rusya Kırım yarım adasını Ukrayna'dan ayırarak onu Rusya'ya ilhak etmek suretiyle, batı darbesine gereken cevabı kendi komşu devletinde verdiğini açıklamıştı. Ukrayna krizi sonrası Amerika ve NATO Rusya'ya baskı yapmak amacıyla  Batı Avrupanın muhtelif bölgelerinde kendi askeri varlıklarını güçlendirmeye çalışmış, ancak Rusya'nın sert tepkisiyle karşılaşmışlardı.

Diğer yandan St. Petersburg'daki terör patlamaları son günlerde Rusya'da vuku bulan bir takım hükümet karşıtı gösteriler altında yaşanmaktadır. Rus lider Putin bu gösterilerin, Rusya siyasi düzeninin değiştirilmesi ve renkli bir kadife devriminin daha gerçekleşmesi amacıyla bizzat batılı ülkeler tarafından planlanarak hayata geçirilmek istendiğini, ancak buna kesinlikle izin vermeyeceklerini bildirmişti. Bu gelişmelerle ilgili olarak Rus hükümetinin meşhur karşıt lideri Aleksi Navolini'nin tutuklanması ardından Amerika ve diğer bazı Avrupa devleti buna itirazda bulunarak söz konusu kişinin serbest bırakılmasını istediler.

Rusya devlet başkanı Putin'in  terör patlaması sonrası yaptığı açıklama da bu olayın arkasındaki asıl gücün batılı istihbarat birimleri olacağını göstermiştir. Putin bu açıklamasında Amerika ve batılı devletlerin, Rusya'nın bölgesel ve uluslararası siyasetlerinden hoşnut olmadıklarını, Rusya'nın Amerikan tekelciliği karşısında durmak istemesini kırmaya çalıştıklarını belirtmiş ve dikkatleri ABD ve batılı devletlere çekmişti. Ayrıca ABD'nin BM temsilcisi Nikki Haley'in, İran'ın Suriye'den dışlanması amacıyla Rusya üzerindeki baskıların artırılacağı yönündeki açıklaması ardından böyle bir terör eyleminin Rusya'da vuku bulması da ister istemez saldırının belli bir şahıs tarafından gerçekleştirilmiş olmasına rağmen tüm dikkatleri batılı devletler üzerinde toplamakta.

Rusya ve İran'ın Suriye'de meşru Esad yönetimi yanında yer alarak uluslararası terörizm ve terör örgütlerine karşı gerçek bir savaş sürdürürken ABD ve batılı devletlerle onların bir takım bölgesel uzantıları ve piyon yönetimleri bizzat terör örgütlerine her türlü destek ve imkan tanıyarak terörizmle mücadeleye köstek olmaktalar. Nitekim batılı devletler terörizm yoluyla Beşar Esad yönetimini devirmek siyasetlerinde akamete uğramış ve bunun için de şimdilik terörizmle mücadele eden ülkeleri bir bir saf dışı bırakarak belki bu yolla kendi uğursuz emellerini tahakkuk ettirmek istemekteler.

Rusya'nın uluslararası alanda terörizme karşı mücadele içinde olduğu bir ortamda terörizmin bu kez bizzat Rusya içinde kendini göstermesi, terörün arkasındaki asıl ülkelerin hedeflerini biraz daha genişlettiklerini ve terörü tüm dünyaya yayma konusunda ne kadar ısrarcı olduklarını göstermiştir.