İsveç Savunma Bakanı: NATO'nun varlığı dünyada krizleri artırıyor
https://parstoday.ir/tr/news/world-i80008-İsveç_savunma_bakanı_nato'nun_varlığı_dünyada_krizleri_artırıyor
İsveç Savunma Bakanı Peter Hultqvist, ülkelerin NATO'ya üye olmasının, dünyada askeri krizlerin körüklenmesi ve yayılmasına yol açtığını bildirdi.
(last modified 2022-10-07T16:32:52+00:00 )
Ağustos 08, 2017 11:38 Europe/Istanbul
  • İsveç Savunma Bakanı: NATO'nun varlığı dünyada krizleri artırıyor

İsveç Savunma Bakanı Peter Hultqvist, ülkelerin NATO'ya üye olmasının, dünyada askeri krizlerin körüklenmesi ve yayılmasına yol açtığını bildirdi.

İsveç Savunma Bakanı Peter Hultqvist, ülkelerin NATO'ya üye olmaksızın askeri bünyelerinin güçlendirilmesi zaruretini belirterek, NATO üyeliğinin bölgesel ihtilaf ve krizleri artırdığını bildirdi.

İsveç savunma bakanının alenen NATO'ye yönelik bu açıklaması ve eleştirisi ve NATO'yu bir güvensizlik ve kriz unsuru olarak tanımlaması, özellikle soğuk savaş sonrası bu örgütün izlediği siyasetler dikkate alındığında daha bir önem kazanmakta. Bu konuyla ilgili olarak özellikle son 20 yıl içinde NATO'nun doğuya yayılma siyasetleri ön plana çıkmakta. Bu süre içinde NATO izlediği yayılmacı siyasetleriyle doğu ve orta Avrupa ülkeleri ve Balkanlar mıntıkası ülkelerini kendi üyeliğine kazandırmaya çalışmış ve bununla da bilhassa Rusya'yı daha fazla baskı altına almak istemiştir.

Nitekim Polonya Ulusal Güvenlik Bürosu Başkanı Powell Solokh Rusya'yı Nato için en büyük tehdit olarak tanımlayarak, Nato'nun doğudaki varlığının Ukrayna olayları ve bu bölgede çatışmaların devam etmesinden kaynaklandığını iddia etti.

Ancak NATO'nun özellikle doğu bloku ülkeleri içerisinde yayılma politikası Rusya'nın sert muhalefetine sebep olmuş ve NATO'yu bu hususta ciddi olarak uyarmıştır.

2014 yılı askeri doktrininde NATO'yu temel dış tehdit olarak gösteren Moskova hükümeti, ittifakın Soğuk Savaş sonrasında bölgede varlığını artırmasına karşılık vereceğini açıklamış, kasım ayında Kaliningrad'a nükleer başlıklı İskender füzeleri ve S-400 füze savunma sistemlerini yerleştirmişti. 

Ezeli iki rakip Rusya ile NATO arasında 2002 yılından beri iletişim kanallarını açık tutmayı öngören bir konsey mekanizması bulunuyor. Ancak, Rusya'nın 2014'teki Kırım'ı ilhakı sonrasında konseyin tüm faaliyetleri dondurulmuş durumda. Taraflar olası bir yanlış anlaşılmayı engellemek ve gerginliği daha da tırmandırmamak için büyükelçiler düzeyinde görüşmeler yürütüyor.

Ortadoğu, Orta Asya, Kuzey Afrika, Balkanlar, Kafkasya ve birçok irili ufaklı İslam coğrafyasındaki huzursuzlukların, sorunların ana kaynağı ve sebebi ABD, İngiltere, Fransa, Almanya gibi NATO ülkeleri değil mi?

NATO sürekli iki kutuplu bir dünya meydana getirerek gerilim politikaları üzerine kurguladığı stratejilerle insanlığa ve mazlumlara fayda ve destek olmak yerine ABD’nin taşeronluğunu yapmaktan başka bir işe yaramamaktadır.

Bu arada NATO son yıllarda doğu ülkelerinin yanı sıra kuzey bölgesine de yayılma eylemi içindedir. Bu kapsamda Finlandiya ve İsveç ülkelerini de kendi nüfuzu içine almaya çalışmakta ve bununla da Rusya'nın bu bölgedeki etkinliğini ve faaliyet alanını daha da daraltmaya çalışmakta. Bu mesele de Rusya devletinin sert itirazına yol açmış ve Moskova'nın İsveç ve Finlandiya ülkeleri yetkililerine ciddi uyarıda bulunmasına sebep olmuştur. Bunun için de olayın ne kadar kritik bir konu olduğunun farkında olan İsveç yetkilileri NATO'ya üyelik konusunda daha ihtiyatlı davranmayı yeğlemişlerdir. Nitekim ülkesinin NATO'ya üye olmayacağını açık bir dille gündeme getiren İsveç Savunma Bakanı Peter Hultqvist,İsveç'in tarafsız bir ülke olduğunu ve NATO ile birlikte hareket etmeyeceğine dair sorumluluğunu yerine getireceğini bildirmiştir.

İsveç gerçi Temmuz 2017 NATO-Varşova oturumuna katılmıştır ama bu katılımın hemen ardından NATO'ya üyelik gibi bir niyetinin bulunmadığını açıklama gereği hissetmiştir. 

Elbette Rusya-NATO savaşının çıkacağını söylemek spekülatif bir kehanet ya da bir zihin egzersizi olabilir. Rusya ile NATO arasında, İttifak'ın doğu kanadında yaşanacak olası bir çatışmanın konvansiyonel seviye ile sınırlı kalacağını düşünen herkesin, Aralık 2014’te yenilenen Rus askeri doktrininde -ve bu belgenin öncülü olan 2010 doktrininde- taktik nükleer silahlarım kullanımına ilişkin parametrelere yeniden göz atmasında büyük yarar var. Zira Pandora’nın kutusu bir kez açılırsa, bunu Varşova sokaklarında Rusya-karşıtı gösteriler ve nutuklarla kapatmak mümkün olmayacak.

İsveç savunma bakanı, NATO'nun krize yoıl açtığını söylemesi ise aslında ABD aktörlüğünde NATO'nun Afganistan ve Libya'ya yönelik tecavüz ve savaşlarını kastediyor. Zira bu siyasetler, söz konusu ülkelerin daimi bir kargaşa ve çatışma bölgesine dönüşmesine ve bir kaç parça olmasına sebep olmuştur.