Nükleer teknoloji milli günü
https://parstoday.ir/tr/radio/iran-i11767-nükleer_teknoloji_milli_günü
Bu yıl İran’da nükleer teknoloji milli günü, Tahran yönetimi tarihi bir anlaşma çerçevesinde nükleer haklarını pekiştirdiği ve tüm dünyaya kabul ettirdiği bir sırada kutlanıyor.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Nisan 09, 2016 02:51 Europe/Istanbul

Bu yıl İran’da nükleer teknoloji milli günü, Tahran yönetimi tarihi bir anlaşma çerçevesinde nükleer haklarını pekiştirdiği ve tüm dünyaya kabul ettirdiği bir sırada kutlanıyor.

Gerçi Amerika ve müttefikleri hala İran’ın ilerleme yolunu engellemeye çalışıyor, ancak İran milleti baskılara karşı dik duruşunu sürdürüyor.

Hicri şemsi takviminde 20 Ferverdin günü İran tarihinde bilimsel arenada bir dönüm noktası ve kalıcı bir gün olarak kayda geçmiştir. Bu tarihi günde İran bütün dünyaya barışçıl nükleer teknolojiden yararlanma doğrultusunda büyük bir başarıya ulaştığını duyurdu. Bu günde İran’ın Natanz nükleer tesislerinde yeni santrifüjlerin hizmete girdiğiyle ilgili haber dünya medyasında geniş yankı uyandırdı. Bu kazanım İran İslam Cumhuriyeti uranyum zenginleştirme alanında sanayi ölçekte üretme seviyesine ulaştığını yansıtıyordu ve bu yüzden siyaset ve medya çevreleri bu haberi büyük bir ilgi ile izledi.

İran’ın uranyum zenginleştirme sürecinde tam sirkülasyona kavuşması nükleer bilim ve teknoloji alanında büyük bir başarıydı ve bu başarı UAEK gözetiminde gerçekleşti ve İran resmen bu teknolojiye sahip olan ülkelerin arasına katıldı.

Öte yandan İran kültürel inkılap yüksek konseyi de İranlı genç bilim adamlarının bu çabalarını takdir etmek üzere ülkenin resmi takviminde 20 Ferverdin gününü nükleer teknoloji milli günü olarak adlandırdı. İran’ın nükleer yakıt sirkülasyonuna Batı’nın tüm baskıları ve engel çıkarmalarına rağmen kavuşması gerçekte zorbaların tehditlerine ve yaptırımlarına verilen ve İran’ın asla yaptırımlara ve tehditlere boyun eğmeyeceğini ve haklarını savunmakta tereddüte kapılmayacağını yansıtan bir mesajdı.

Amerika yönetimi İran’ın nükleer bilim ve teknoloji alanında ilerlemesini engellemek için tek yanlı yaptırımlarının yanında bir çok ülkeyi de İran’a benzer baskıları ve yaptırımları uygulamaya zorladı ve böylece İran’ın barışçıl nükleer faaliyetlerini sabote etti ve hatta BM güvenlik konseyinde İran karşıtı bir çok kararname çıkarttı.

UAEK yönetim kurulu da 8 Mart 2006 tarihinde İran’ın nükleer dosyasını BM güvenlik konseyine sevk etti ve konsey bu yıldan sonra İran aleyhinde 6 kararname çıkardı. Bu kararnameler sadece yaptırım içermiyordu. BM güvenlik konseyi BM bildirgesinin 7. Maddesi çerçevesinde İran’ın uranyum zenginleştirme programını uluslararası barış ve güvenliğe yönelik tehdit ilan ederek bu faaliyeti yasakladı.

Ancak sonunda ve İran ve 5+1 grubu arasında imzalanan nükleer anlaşmanın ardından BM güvenlik konseyi İran’ın uranyum zenginleştirme başta olmak üzere nükleer programını meşru ve yasal bir hak olarak kabul etti.

Şimdi imzalanan nükleer anlaşmaya göre İran barışçıl nükleer programı, uranyum zenginleştirme ve nükleer yakıt sirkülasyonu olan bir devlet olarak tanınıyor ve tüm nükleer altyapıları da yerinde duruyor. Gerçi İran karşı tarafın güvenini kazanmak için süreli olmak üzere nükleer programında bazı kısıtlamaları da kabul etti.

NPT anlaşmasına göre nükleer teknolojiden UAEK gözetiminde yararlanmak ajansa üye olan tüm ülkelerin hakkıdır ve İran İslam Cumhuriyeti de bu alanda sarf ettiği çabaların ardından bu yasal hakkına kavuştu. Yine NPT anlaşmasına göre nükleer olmayan ülkelere barışçıl nükleer enerjiden yararlanmaları için bilimsel yardımda bulunmak gerekir. Buna göre nükleer teknolojiye sahip olan üye ülkeler bu teknolojiden yararlanamayan diğer üye ülkelere bu teknolojiden yararlanmaları için yardım etmeleri gerekir.

İran’ın nükleer alanda başarıları adım adım elde edilen başarılardır. Bu sürecin devamında İranlı genç nükleer bilimcileri 2009 yılında elektrik üreten nükleer reaktörlerde kullanılan nükleer yakıt paketini üretmeyi başardı. Bir yıl sonra ve 2010 yılında İran, nükleer sarı pastanın seri imalatını gerçekleştirdiğini belirterek yeni bir başarısını açıkladı. 2012 yılında ise İranlı nükleer bilimciler nükleer alanda 6 yeni kazanımını açıkladı ve Arak nükleer reaktörünün ihtiyacı olan yüksek oranda saflık derecesine sahip olan uranyum dioksit üretmenin yanında yeni bir radyoaktif ilaç üretildiği ve ayrıca İranlı nükleer bilimcilerin ilk kez yüzde 20 düzeyinde uranyum zenginleştirmeyi başardıkları açıklandı.

İran’da nükleer teknolojinin yardımıyla şimdiye kadar bir çok tedavisi zor olan hastalıklar için gerekli ilaçlar üretildi. Nitekim şimdi bir çok hastalık bu tür ilaçların yardımıyla teşhis edilerek tedavi edilebiliyor.

Her yıl 20 Ferverdin nükleer teknoloji günü yaklaşırken İran’ın nükleer bilim ve teknoloji alanında yeni kazanımları açıklanıyor. Nükleer tıp merkezlerinin geliştirilmesi, lazer teknolojisinden tıp alanında yararlanılması ve barışçıl nükleer teknoloji alanı ile ilgili diğer projelerin açıklanması, İran’ın nükleer enerjiden barışçıl amaçlı yararlanma yolunda attığı adımların bazıları sayılır.

İran’ın nükleer alanı araştırma geliştirme bölümlerinde ilerlemesi ve yeni nükleer santrallerin inşaatı için plan yapması ve yeni uranyum madenlerini tespit etme çalışmalarına yönelik karadan ve havadan yürüttüğü arama çalışmaları, İAEK’nun nükleer alanda ilerleme doğrultusundaki bazı icraatı sayılır. Bu çabaların ve hummalı çalışmaların ve İran milletinin kendi haklarını savunma yolunda sergilediği azim ve irade sayesinde İran’ın uranyum zenginleştirme hakkı tanındı ve BM güvenlik konseyinin 6 kararnamesi iptal edildi.

İran ve 5+1 grubu yaklaşık iki yıl süren çok sıkı ve engebeli bir müzakere sürecinin ardından 14 Temmuz 2015 tarihinde tarihi anlaşma yolunda büyük bir adım attı. İran’ın nükleer müzakereci heyeti 5+1 grubu üyeleri ile iki yıl süren ağır ve nefes kesen müzakerelerin sonunda İran’ın NPT anlaşması çerçevesinde ve tüm kırmızı çizgileri korunduğu halde nükleer haklarını kabul ettirdi, ayrıca uluslararası yaptırımların kaldırılmasını da sağladı. Bu anlaşmada bir kaç temel amaç gerçekleşti. İran’ın nükleer gücü ve teknolojisinin korunması, zalimane yaptırımların kaldırılması, BM güvenlik konseyinin tüm kararnamelerinin iptal edilmesi ve İran’ın nükleer dosyasının BM bildirgesinin 7. Maddesinin kapsamı dışına alınması ve İran’da hiç bir nükleer tesisin kapatılmaması, bu hedeflerden bazılarıydı.

İran ve 5+1 arasında imzalanan nükleer anlaşmada İran’ın araştırma geliştirme faaliyetleri de kabul edildi ve İran’ın nükleer bilim alanında en büyük onur kaynaklarından biri olan Arak nükleer tesislerinde faaliyetlerin daha ileri ve daha günün teknolojileri ile sürdürülmesi kararlaştırıldı. Bu çerçevede Arak nükleer araştırma reaktörünü modernize etmekle ilgili belgeler nükleer anlaşmanın doğrultusunda 5+1 Dışişleri Bakanları ve AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi tarafından imzalandı.

Bu çerçevede Arak ağır su reaktörü, aynı mahiyetini koruması sağlandı ve reaktörün kalbinin yeniden tasarlanması ile beraber nükleer yakıt testi, yapısal maddelerin testi, çeşitli radyoaktif ilaçların üretilmesi gibi kabiliyetler bu reaktöre eklenmesi kararlaştırıldı. Reaktörün yeni kalbi İranlı bilim adamları tarafından ve uluslararası işbirliği çerçevesinde ve İran gözetiminde ve yönetiminde yeniden inşa ediliyor. Bu anlaşmanın uygulanması ile beraber İran dünyada seyrek sayıda ağır su üreticilerinden biri olarak uluslararası piyasaya girecek ve üretimin fazlasını dünya piyasalarında alıcılara sunacaktır.

Yine sağlanan anlaşmaya göre İran’da 6 bin santrifüj çalışır vaziyette kaldı ki bunlardan beş bini Natanz ve bin kadarı da Fordo nükleer tesislerinde yer alıyor.

Nükleer tıp ve radyoaktif ilaç üretme alanında, modern nükleer tıp merkezleri tesis etmek, lazer teknolojisinden tıp alanında yararlanmak, nükleer atıkları değerlendirmek ve çevreyi korumak gibi faaliyetler de devam edecek ve İran ve diğer ülkelerin arasında barışçıl nükleer teknoloji alanında ortak projeler yürütülecek. Böylece İran başta zenginleştirilen uranyum ve ağır su olmak üzere nükleer ürün üreten bir ülke olarak dünya piyasalarına girecek. Barışçıl nükleer enerjiyi geliştirme alanında da İran yeni nükleer santrallerin ve araştırma reaktörlerinin inşaatı alanında uluslararası işbirliği ile faaliyetlerini sürdürecek.


Evet, işte böylece nükleer teknoloji milli gününün İran’ın resmi takviminde kayda geçmesi gerçekte İranlı genç nükleer bilimcilerin nükleer sanayi alanındaki çabalarını ve özgüven duygularını yansıtır. Bu günde ayrıca nükleer alanda büyük çaba harcayan şehitlerimiz de saygı ile anılır.

Küresel istikbar İslamî İran’ın ilerlemesini engellemek için İslam inkılabı zafere kavuştuğu ilk günden itibaren kollarını sıvadı. Küresel istikbar İslam Cumhuriyeti nizamını yetersiz ve eksik ve zayıf bir nizam olarak göstermek istiyordu, ancak İran’ın nükleer alanda elde ettiği başarıları düşmanları hüsrana uğrattı. İran milleti büyü azim ve iradesi ile bilim ve teknoloji zirvelerini bir bir fethedebileceğini açıkça ortaya koydu.015