İran'ın İpek Yolu Diplomasisindeki Konumu 1
https://parstoday.ir/tr/radio/iran-i127089-İran'ın_İpek_yolu_diplomasisindeki_konumu_1
Bu programda İran İslam Cumhuriyeti'nin medyatik yaklaşımlar ve vizyona yapılan vurgu çerçevesinde "Bir Çevreyolu-bir yol inisiyatifi" adlı Çin İpek Yolu Diplomasisindeki rolünü ele alacağız.
(last modified 2023-09-08T03:21:29+00:00 )
Mart 15, 2019 14:56 Europe/Istanbul

Bu programda İran İslam Cumhuriyeti'nin medyatik yaklaşımlar ve vizyona yapılan vurgu çerçevesinde "Bir Çevreyolu-bir yol inisiyatifi" adlı Çin İpek Yolu Diplomasisindeki rolünü ele alacağız.

Yeni seri programımızın ilk bölümünde İpek Yolu'nu kısaca gözden geçirdikten sonra Çin'in İpek Yolu ile ilgili sunduğu " Bir çevreyolu-bir yol İnisiyatifi" projesinin hedefleri ve mahiyeti gibi konulara değineceğiz. 

İpek Yolu terimi 1877 yılında ticari yollar literatüründe yerini buldu. Büyük İpek Yolu, Küçük Asya, Kafkasya, Orta Asya ve Çin halklarının kültürel ve ekonomik ilişkilerinin gelişmesinde önemli bir rol oynamıştır. 

Bu önemli ticaret yolu, sanat, din, teknoloji, tarımcılık ve endüstri alanındaki yeniliklerin yayılması ve yaygın olmasında büyük bir payı olmuştur. 

Bu tarihi yol İslamiyet öncesinde  Sasaniler ve Rumlar arasındaki çekişmelere ve İslamiyet sonrasında ise İran, Bizans ve Anadolu Türkleri arasındaki çekişmelere sahne olmuş inişli çıkışlı bir serüvene sahip olmuştur. İpek Yolu Rumların Batı Asya'daki etkisinin azalması ve Arapların ilerlemesi ve zaferleri ile durgunluk dönemine girmesi ile eski önemini kaybetti. Daha sonra 13'üncü ve 14'üncü yüzyılda Moğolların yayılması ile İpek Yolu da tekrar canlandı. 15'inci yüzyılda ise Osmanlıların İstanbul'u fethetmesinden sonra kara yollarının kapanması ile deniz ticareti gelişmeye başlaması ile İpek Yolu tekrar kesatlık dönemine girdi.

Yüzyıllarca durgunluktan sonra Avrasya bölgesi düzeyindeki değişmiş jeopolitik koşullardan dolayı tekrar İpek Yolu gündeme geldi. Sovyetlerin dağılması, Orta Asya ve Kafkasya ülkelerinin bağımsızlaşması ve Soğuk Savaş dönemindeki ideolojik rekabetin sonlanması ile bu tarihi yol üzerinde olan ülkelerin ve başka bölge dışı güçlerin bu tarihi yolu tekrar kazandırarak siyasi, ekonomik ve kültürel alanda yeni koşulları tecrübe etmek yönünde çaba gösterebilmeleri için zemin hazırlamış oldu.   

Bu çabaların en önemlileri Çin Halk Cumhuriyeti tarafından öngörülen " Bir çevreyolu-bir yol inisiyatifi" adlı projesi, Rusya'nın "Yeni İpek Yolu", Amerika'nın " Büyük Orta Asya" projesi, "Türkiye'nin İpek Yolu Projesi ve Avrupa Birliğinin " İpek Rüzgarı İnisiyatifi" projeleridir.

"İran'ın İpek Yolu Diplomasisindeki Konumu" adlı programımızda anılan projelerin mahiyeti, hedefleri, boyutları, avantajları ve sorunları ile meseleleri İran'ı bu projelerdeki konumu ve rolünü baz alarak değerlendirmek istiyoruz.

Çin Halk Cumhuriyeti Orta Asya ile tarihi bağlarından dolayı bu bölgedeki aktif aktörlerdendir. Çin'in bu bölgenin ekonomik altyapısında özellikle de rol inşaatı, tünel yapımı, su barajları, elektrik santralleri ve en önemlisi de enerji kaynaklarının taşınması alanındaki ciddi yatırımlarından dolayı bu ülkenin Orta Asya'daki nüfuzunun dikkat çekici derecede artmasına neden olmuştur.

Çin ile Orta Asya bölgesi arasındaki ticaret hacminin bir dönem bir milyar dolara yaklaşmış olmasına rağmen ancak bu rakam 10 yıl içerisinde 30'a katlanarak 2010 yılında 30 milyar dolara kadar ulaştı. İşte bu sebepten dolay Çin, Rusya Federasyonunu da geride bırakarak Orta Asya ülkelerinin en büyük ticari ve ekonomik ortağı konumuna geldi. Böyle güçlü bir konumda olan Çin, tarihi İpek Yolu'nun başlangıç noktası olması itibariyle bu tarihi yolun canlandırılmasını kendi ekonomik siyasetlerini ister Orta Asya ister etraf bölgelerde geliştirmek ve derinleştirmek için ciddi bir şekilde ajandasında yerleştirmiştir.

Zaten Çinliler 90'ların ortasından beri farklı şekillerde İpek Yolu'nun tekrar canlandırılmasına sözlerinde vurguluyorlardı. Bu doğrultuda bazı girişimlerde de bulunan Çinliler, ancak tam ciddiyet ile 2013 yılında İpek Yolu Diplomasisi çerçevesinde " Bir çevreyolu-bir yol inisiyatifi" adlı proje ile başladı.

Çin'in İpek Yolu'nu canlandırma inisiyatifini kara ve deniz yolları olmak üzere iki boyuttan oluşur. Gerçekte bu yeni İpek Yolu, Kuzey, Merkez ve Güney olmak üzere üç yeni istikametten oluşmaktadır. Kuzey istikametinde, Çin, Orta Asya ve Afganistan aracılığı ile Rusya ve Avrupa Birliğine bağlanır. Merkez istikametinde ise Orta Asya aracılığı ile İran ve Fars Körfezine oradan da Türkiye ve Akdeniz'e bağlanma imkanı sağlanacaktır. Güney istikamette ise Çin, Güneydoğu Asya, Güney Asya, Pakistan ve Hint Okyanusuna bağlanır.

Sohbetimizin devamında sözü geçen üç istikametin de özellikleri ve koordinatlarını gözden geçireceğiz.

Çin'in İpek Yolu'nun kara yolu veya merkez yolu, " İpek Yolunun Ekonomik Çevreyolu " olarak ün yapmıştır. İpek yolunun karar yolu Çin'in merkezinde bulunan Xian şehrinden başlayıp Batı istikametinde devam ederek Xinjiang Uygur adı ile de bilinen Doğu Türkistan bölgesinden geçip Kazakistan sınırlarına ulaşır.

Bu yol daha sonra Güneybatı istikametinde devam ederek Orta Asya aracılığı ile İran'ın Kuzeyine ve oradan da Irak, Suriye ve Türkiye'ye doğru uzanır.

İpek Yolunun Ekonomik Çevreyolu daha sonra İstanbul'dan Avrupa'nın Kuzeyine doğru uzanıp Bulgaristan, Romanya, Çek Cumhuriyeti gibi ülkelerden geçip daha sonra ikiye ayrılır. Bir yol Almanya'ya doğru öbür yol ise Hollanda'ya doğru  gider. Çin'in öngördüğü İpek Yolu projesi nihayet İtalya'daki Venedik'te sonlanır.

21'inci Yüzyılın Deniz İpek Yolu adlı Çin'in İpek yolunun deniz yolu veya Güney yolu projesi ekonomik işbirliklerin ve özellikle de deniz ticareti ve çevresel anlamda teknik ve bilimsel işbirliklerinin geliştirilmesi ve arttırılması ile uygulanmak isteniyor. Çin'in "21'inci Yüzyılın Deniz İpek Yolu" projesi Çin'in Fujian eyaletinde bulunan Quanzhou şehrinden başlayıp daha sonra Güney istikametinde Singapur'un yakınında bulunan Malacca Boğazına bağlanmaktadır. Bu deniz yolu daha sonra Malezya'dan Hindistan'a doğru ve oradan da Hint Okyanusu'nun doğusunda geçerek Afrika kıtasındaki Kenya sahillerine ve Afrika Boyunuzuna, oradan da Kızıldeniz ve Akdeniz'den geçerek Atina limanını arkada bırakarak İtalya'nın Venedik limanında sonlanır. İtalya'daki Venedik limanı ise Çinlilerin öngördüğü İpek Yolunun son noktasıdır. Çin'in İpek Yolu projesinin Kuzey yolu ise demiryolu olup Çin'in Kuzeybatısından Letonya'daki Riga limanı aracılığı ile Avrupa'ya bağlanmaktadır. Riga limanı ise karayolu ve demiryolu vasıtası ile Avrupa ulaşım ağına bağlanır. Kuzey yolu, tıpkı eski İpek Yolu gibi Çin ve Avrupa arasındaki ticari işbirliklere odaklanmaktadır.

Çin'in İpek Yolu projesinden güttüğü önemli hedefleri ve saiklerini  dört başlık altında değerlendirmek mümkün. İlk olarak bölgesel yakınlaşma ve enerji akımını sağlamaktır. İkincisi Çin'in kalkınma projelerinin özellikle de doğal kaynaklar bakımından zengin olan Çin'in Batı eyaleti olan Xinjiang Uygur'daki projelerin  uygulanmasıdır. Üçüncüsü ise bölgedeki istikrar ve entegrasyon için zemin oluşturmaktır. Bu entegrasyon ve istikrar ise Çin'in Batı komşuları ile işbirliği sayesinde istikrarlı bir gelişim ve açılım ile sağlanabilir. Pekin ise bu ekonomik ve siyasi açılım ve istikrarın tam merkezinde yer almaktadır.

Bu başlıkların dördüncüsü ise Çin'in Orta Asya ülkeleri aracılığı ile bir karayolu İpek Yolu oluşturmak sureti ile Avrupa'ya ihracat yapacak alternatif bir karayoluna sahip olacağıdır. Avrupa'ya deniz yolu ile ihracat yapmak süreci uzun bir zaman yani yaklaşık olarak 20 ila 40 günlük bir zamana ihtiyacı vardır. Halbuki Xinjiang Uygur'dan Doğu Avrupa'ya giden karayolu bu zamanı 11 güne kadar indirebilir.  

İran'ın İsfahan Üniversitesi profesörlerinden olan Dr. Enayetullah Yezdani bu konuda şöyle bir değerlendirmede bulunmaktadır:" Pekin, İpek Yolu'nun canlandırılması projesi gibi yaratıcılıklarını, bölgedeki siyasi nüfuzunu arttırmak amacı ile değil Avrasya'nın ekonomik olarak entegre olması ve gelişmesi amacı ile gerçekleştiğini açıklıyor. Çinli politika belirleyicileri de İpek Yolunu bölgedeki barış ve istikrarın sağlanması için gerekli bir mekanizma olduğunu söylüyor. Çin bu yol aracılığı ile gelişmekte olup Batı güçleri sultası altında bulunmayan komşuları ve uluslararası kurumlar ile ikili ilişkilerini güçlendirmek istiyor.

Uzmanlara göre Çin İpek Yolunu ticarileştirmek ve Fars Körfezi, Avrupa ve Kafkasya'ya en rahat ve en ekonomik yoldan bağlanmak için İran'ın eşsiz jeopolitik konumundan yararlanıp bu ülke ile azami işbirliği kurması gereklidir.

Çin meseleleri uzmanı İsmail Beşeri ise bu konu ile ilgili İran'ın İpek Yolu üzerindeki konumuna değinerek şöyle bir değerlendirmede bulunmaktadır:" Pekin'in karadan İpek Yolu, Orta Asya, İran, Türkiye ve Kafkasya üzerinden Avrupa'ya bağlanıp İran'ın Güneyindeki Fars Körfezi aracılığı ile Afrika'nın Kuzeyine ulaşabilir. Bu yol ise Çinliler için daha az masrafa mal olacaktır. İran'da demiryolu olduğundan dolayı ek bir yatırıma ihtiyaç yoktur. Tarihi yolların yönünün değiştirilmesi her zaman büyük paralara mal olmuştur.

İran İslam Cumhuriyeti ister kara ister deniz üzerinden geçecek İpek Yolu projesinde önemli bir rol üstlenebilir. Gelecek bölümlerde bu rollerin en önemlisini sizler ile birlikte detayları ile ele alacağız.