Yeni yılı karşılama duasının öğretileri
https://parstoday.ir/tr/radio/iran-i127348-yeni_yılı_karşılama_duasının_öğretileri
Ey kalpleri ve gözleri değiştiren, ey gece gündüzü tedbir eden, ey yılları, kalpleri ve halleri yöneten, bizim halimizi de en iyi hallere değiştir.
(last modified 2023-09-08T03:21:29+00:00 )
Mart 20, 2019 23:33 Europe/Istanbul

Ey kalpleri ve gözleri değiştiren, ey gece gündüzü tedbir eden, ey yılları, kalpleri ve halleri yöneten, bizim halimizi de en iyi hallere değiştir.

Nevruz bayramı ilkbaharın ılık nefesinden yayılıyor ve beraberinde aşk, yeniden doğuş ve mutluluk getiriyor. İlkbaharın gelmesi ile birlikte kalpler neşe ve mutlulukla dolup taşıyor. İlkbaharda doğanın tebessümü ile birlikte dudaklarda da gülümseme çiçekleri açmaya başlıyor ve doğanın değişimi ile birlikte insan da değişiyor. Bu değişimde kış yerine güzel ve taze bahara veriyor ve dış alemle birlikte iç alem de değişime uğruyor. Bu değişimin yolunda biz de yüce Allah’ın adını anarak güçlü adımlarla ve Allah tealaya tevekkül ederek kalplerimizi her türlü kötülükten arındırıyor ve ilahi rahmet yağmurunun nazil olmasına hazırlanıyoruz.

Dünya değişim ve değişme mekanıdır. Doğada değişim, bu değişimlerden biridir. Eski yılın sona ermesi ve kışın gitmesi ile birlikte yüce Allah’ın yeryüzünde gücünün en belirgin işaretlerinden biri vuku buluyor. Şimdi ölü toprak yeniden canlanıyor ve yeni bir hayatı müjdeliyor ve insanlara da değişim ve hareket zamanı geldiğini hatırlatıyor. Kuşkusuz bu değişim çaba, emek ve maneviyat temelinde gerçekleşebilir.

Nevruz bayrağı ise değişmek ve yeşermek için bir temennidir. Bu yüzden yeni yıla girerken biz de doğaya ayak uydurarak ellerimizi dua için kaldırıyor ve yüce Allah’tan en güzel değişimi niyaz ediyoruz. Bu değişim içimizdeki değişimle eşgüdümlüdür ve doğada görecede yaşanan değişim ve değişiklikle beraber insanların gelişmesi yönünde gerçekleşir.

Evet, gelin bir kez daha yeni yıla girerken ettiğimiz duayı tekrar edelim:

Ey kalpleri ve gözleri değiştiren, ey gece gündüzü tedbir eden, ey yılları ve kalpleri ve halleri yöneten, bizim halimizi de en iyi hallere değiştir

Dua İslam’ın kutsal şeriatine göre en kesin dini işlerden biri sayılıyor. İslam öğretilerinde Müslümanlara hacet ve isteklerini yüce Allah’a arzetmeleri ve mukaddes zatından bu hacet ve istekleri yerine getirmelerini niyaz etmeleri emrediliyor. Yine ilginçtir ki dua sadece İslam dininde kesin ve kat’i bir konu sayılmıyor. Nitekim diğer semavi dinlerde de dua kesin ve kat’i bir konu olarak beyan ediliyor ve geçmiş peygamberlerin ve evliyanın bu konuyu insanlara anlattıkları ve öğrettikleri anlaşılıyor. Bu büyük insanların kendileri de bizzat gerektiği yerlerde yüce Allah katına dua etmiştir. Yüce Allah bu duaların bazılarını Kur'an'ı Kerim’de beyan etmiştir.

Hz. İbrahim -s- eşi Hacer ve oğlu İsmail’i çorak ve susuz bir yöre olan Mekke’ye getirerek onları bu mekan yerleştirdiğinde yüce Allah katına şu duada bulundu:

"Ey Rabbimiz! Ey sahibimiz! Namazı dosdoğru kılmaları için ben, neslimden bir kısmını senin Beyt-i Harem'inin (Kâbe'nin) yanında, ziraat yapılmayan bir vâdiye yerleştirdim. Artık sen de insanlardan bir kısmının gönüllerini onlara meyledici kıl ve meyvelerden bunlara rızık ver! Umulur ki bu nimetlere şükrederler."

Hz. Musa -s- da yüce Allah’ın emri üzerine Firavun’a gitmek ve onu Hak dinine davet etmek istiyor. Hz. Musa -s- bu büyük ilahi emri ve görevi yerine getirmeyi kabul ettikten sonra ellerini kaldırarak dua ediyor. Kur'an'ı Kerim Taha suresinde bu konuyu şöyle anlatıyor: Firavun'a git. Çünkü o iyice azdı.  Musa: Rabbim! dedi, yüreğime genişlik ver.  İşimi bana kolaylaştır.  Dilimden (şu) bağı çöz. Ki sözümü anlasınlar.

Kur'an'ı Kerim’in diğer bir çok ayetinde duanın önemi ve zaruretine vurgu yapılıyor, ki bu da dua etmenin insan kalbine umut nurunu saçtığını ve takva ve iman ve marifeti canlandırdığını gösteriyor

Yeni yılın duasının başında yüce Allah’ı kalpleri ve gözleri değiştiren şeklinde çağırıyoruz, zira İslam öğretilerinde kalp insanların tüm amelleri ve fiillerinin baş kaynağıdır. İnsan vücudunda tüm organlar kalpten emir alır ve amel eder. Kalbe kalp denmesinin sebebi ise, değişim mekanı olmasıdır. Yüce Allah’tan kalbimizde ve gözümüzde değişim ve devrim yaratmasını niyaz etmenin sebebi ise, insan unutkanlık yüzünden Allah tealayı anmayı unutabilmesi ve böylece kalbinde değişim yaratmasını ve gönlünün gözünü aydınlatmasını niyaz etmesine ihtiyaç duymasıdır.

Kuşkusuz kalpte ve basirette yaşanacak bu değişimi ancak yüce Allah yapabilir ve ancak Rahman olan Allah tealanın ilahi fazlı ve inayeti gönüllerden tozları silebilir ve gönül gözünü marifet nuru ile aydınlatabilir.

Bazen insan kalbi üzerine günah ve gaflet tozu oturabilir ve eğer bu toz alınmazsa, kalbimiz hastalanır ve eğer tedavi edilmezse, hastalığı daha da derinleşir ve sonunda yok olmasına yol açar. Kalbin yok olması ile birlikte gönül gözü olan basiret de yok olur ve insanın batını kör ve görmez olur ve artık hakkı batıldan ayırt edemez.

İşte bu yüzden yeni yıla girerken okuduğumuz duanın en başında Allah tealaya ey kalpleri ve gözleri değiştiren şeklinde sesleniyor ve kalpleri kemale doğru değiştirmesini ve gözleri kendisine yöneltmesini niyaz ediyoruz. Ve bunu ancak Rahman olan Allah tealanın ilahi fazlı ve inayeti gönüllerden tozları silebilir ve gönül gözünü marifet nuru ile aydınlatabilir ve gaflet perdelerini aralayabilir.

Bilindiği üzere gece ve gündüz düzenine muazzam bir düzen hakimdir. Bu konunun üzerinde düşünmek yüce Allah’ı tanımaya katkı sağlayacağı kesindir. Gerçekte evrende gezegenlerin ve yıldızların ve galaksilerin düzeni o kadar titiz ve dakiktir ki yeni yılın ne zaman başladığı saniyesine kadar hesaplanabilir. Güneşin gökyüzünün Güney yarımküresinden Kuzey yarımküresine girdiği an, ilkbaharın ilk günü ile örtüşmektedir ve bu gün, Nevruz olarak adlandırılır.

Bu yüzden yeni yıl duasının bir sonraki bölümünde yüce Allah’a gece ve gündüzü tedbir eden şeklinde hitap ediyor ve şöyle diyoruz:

Ey her şeyi tedbir eden ve gece gündüzü tedbir eden ve senin tedbirinle gece gündüz olan ve gündüz de gece olan, ey yüce Rabbimiz bize de lütfet ve bizi de kemale doğru ilerleyecek şekilde tedbir etti. Gerçekte duanın bu bölümünde yüce Allah’tan bizleri de rabbaniyeti ile kemal, saadet ve mutluluğa doğru sevketmesini niyaz ediyoruz.

Nevruz bayramı, geçmişi, şimdiki zamanı ve geleceği düşünmek için iyi bir fırsattır. Böylece zihnimizde, kalbimizde ve davranışlarımızda bazı değişiklikleri gerçekleştirerek kendi kaderimizi belirlemekte aktif rol ifa edebilir ve geçmişteki her türlü acıdan, yenilgiden ve başarısızlıktan sıyrılabilir ve yeni yeni yeni ve yapıcı bir planla başlayabiliriz. İşte bu yüzden duamızın son bölümünde şöyle niyaz ediyoruz:

Ey  yılları ve kalpleri ve halleri yöneten, bizim halimizi de en iyi hallere değiştir.

En iyi haller demek, iman derecesinde en yüksek konuma ulaşmaktır. Ancak en mükemmel iman derecesine nail olabilmek için düşüncelerimiz, söz ve amellerimiz yüce Allah’ın rızasına uygun olmalı ve O’nun rızasını kazanmak için İslam Peygamberi’nin -s- Allah teala tarafından insanlara tebliğ etmekle yükümlü olduğu ahkama kalpten inanmalı ve ona göre uygulamalıyız.

Kuşkusuz yaratılış aleminde var olan ilahi ayetleri gözetleme bizi hekim ve güçlü bir Allah’ın varlığına iman etmeye yöneltecektir. Ancak bu iman en iyi hallere ulaşmak için yeterli değildir ve bu iman, kalbi yakine ulaşması şarttır. Nitekim Hz. İbrahim -s- Allah tealaya imanının doruk noktasında ölüleri nasıl diriltebildiğini göstermesini talep etti. O sırada nida geldi: benim ölüleri diriltebileceğime iman etmez misin? Hz. İbbrahim -s- arzetti: evet, imanım vardır, fakat yakin etmek istiyorum.

Gerçekte şimdiki halimizin en iyi hallere dönüşmesi, insanın kötü halinin iyi hallere dönüşmesidir. Ve bu değişikliğin gerçekleşmesi için iki şey gereklidir. Birincisi, vacipleri yerine getirmeyi yeni yılda en temel programımız olarak benimsemeli  ve ardından şayeste ve salih amelleri yerine getirmek üzere çaba harcamalıyız. İkincisi tevbe etmek ve Allah tealaya yönelmekle günahların çirkinliğinden kurtulmalıyız, zira insanın en kötü hali, günah bataklığına saplandığı andır. Bu yüzden ve gönül aynasından pasları silmek için yüce Allah’tan kötü halimizi iyi hallere değiştirmesini niyaz ederiz.

Buna göre oruç, sıla-i rahim, infak, hasta ziyareti, geçmişlerin mezarlarının ziyareti ve benzeri ameller Nevruz bayramında yerine getirebileceğimiz en iyi amellerdir ve insan bu amelleri yerine getirerek en iyi hallere kavuşur. Nitekim Kur'an'ı Kerim ve masum imamlara sarılarak doğru yolda adım atabilir ve sapkınlıktan ve karanlıktan kurtularak iki dünyada saadet ve mutluluğumuzu güvence altına alabiliriz.