İslam inkılabının bölgede halk ayaklanmaları üzerindeki tesiri (Irak) - 1
https://parstoday.ir/tr/radio/iran-i198554-İslam_inkılabının_bölgede_halk_ayaklanmaları_üzerindeki_tesiri_(irak)_1
İran İslam inkılabının 43. zafer yıl dönümü dolayısıyla bu inkılabın bölge milletlerinin ayaklanmaları üzerindeki tesirini ele aldığımız sohbetimizin 1. bölümünde sizlerle birlikteyiz. Bu bölümde İslam inkılabının Irak milletinin ayaklanması üzerindeki etkisini gözden geçirmek istiyoruz.
(last modified 2023-09-08T03:21:29+00:00 )
Şubat 19, 2022 15:25 Europe/Istanbul

İran İslam inkılabının 43. zafer yıl dönümü dolayısıyla bu inkılabın bölge milletlerinin ayaklanmaları üzerindeki tesirini ele aldığımız sohbetimizin 1. bölümünde sizlerle birlikteyiz. Bu bölümde İslam inkılabının Irak milletinin ayaklanması üzerindeki etkisini gözden geçirmek istiyoruz.

İran İslam inkılabından önce Batı Asya bölgesinin şartları şimdiki şartlara nazaran çok farklı ve kestirilemez haldeydi.

Gerçekte İran İslam inkılabı bölge milletlerinin istekleri ve taleplerinde değişimin başlangıç noktası ve bilinçlenme ve uyanış doğrultusunda hareket etme saiki ve eğilimlerinin değişme etkeni oldu.

İran İslam inkılabı zafere kavuştuktan sonra Doğulu ve Batılı sömürücü güçler ve özellikle onların bölgedeki gayri meşru evladı kaygı duymaya başladı. Bu zümrenin kaygı duymalarının esas nedeni, milletlerin uyanışı ve bölge ülkeleri ve milletleri için hazırladıkları senaryoların boşa çıkmasıydı. Bu senaryolar genellikle bölge milletlerini marjinal konularla uğraştırma ve böylece bilinçsiz bırakma ekseninde kurulan senaryolardı. Bu yüzden hepsi İran İslam inkılabı ve İran milletinin geleceğe dönük ülküleri ile düşmanlık gütmeye başladı ve bu düşmanlık günümüzde de aynı şekilde devam ediyor.

İran İslam inkılabının en temel ve en köklü sonuçlarından biri bölge milletleri arasında öz güven duygusunu geliştirmek oldu. Aslında bölge milletleri, devletleri ve hatta başta ABD olmak üzere Batılı sömürücü güçler için İran milletinin en güçlü müttefiklerinden birine karşı ayaklanma sebebi anlaşılır gibi değildi. Ancak İslam inkılabı İmam Humeyni’nin -ks- önderliğinde zafere ulaşınca bölge milletleri arasında umut ve öz güven duygusu gelişmeye başladı ve sonuçta her biri farklı yollardan ve çeşitli yöntemlere başvurarak zalim, beceriksiz ve kukla hükümdarlarına karşı ayaklanmaya yöneldi.

Batı dünyası İran İslam inkılabını önlemek ve kendi tabiri ile nutfede yok etmek için Saddam’ın elebaşılığındaki Baas rejimini İran’a karşı savaşa soktu. Bu savaş tam sekiz yıl sürdü, fakat Saddam ve hamilerinin gücü İran İslam inkılabını önlemeye veya durdurmaya yetmedi.

Öte yandan İran İslam inkılabı Irak milletini uyandırma kıvılcımı oldu, zira bu ülkenin insanları İran milleti ile birlikte şah rejiminin devrilmesini kutlamıştı, ki bu da en çok Saddam’ı ve Baas rejimini kaygılandırmıştı. Gerçekte Iraklı Şii Müslümanların hareketi İran İslam inkılabından en çok etkilenen hareket oldu, öyle ki İslam inkılabı zafere kavuştuktan sonra Iraklı Şii Müslümanların mücadeleleri Dava partisi ve İslam inkılabı yüksek meclisi çerçevesinde gelişerek büyümeye başladı.

Öte yandan ortak dini, mezhepsel, kültürel, coğrafi ve siyasi konular da Irak halkının mücadele sürecine ivme kazandıran diğer etkenler oldu. Bundan başka Necef kentinde faaliyet yürüten dini ilimler merkezleri ve İmam Humeyni’nin -ks- bundan önce uzun yıllar Irak’ta bulunması da Irak halkının İran İslam inkılabından etkilenmeleri ve Saddam ve Baas rejimine karşı zafer kazanması için şartları uygun hale getirdi. Bu yüzden Baas rejimi bu şartlardan panikleyerek Şii Müslümanları bastırmaya ve Şii mücahitleri sürgün etmeye başladı; ancak Irak halkı Ayetullah Muhammed Bakır Sadr ve Ayetullah Hekim gibi büyük müçtehitlerin çağrılarına uyarak mücadeleden el çekmedi ve sonunda 1991 yılında Irak’ın güneyinde yer alan kentlerde Saddam rejimine karşı büyük bir intifada hareketi başladı. O sıralarda Saddam’ın barbar yönetimi ve baskıcı politikaları gibi çeşitli nedenlerden ötürü Irak halkının intifada hareketi sonuca ulaşmadı ve Baas rejimi tarafından bastırıldı. Fakat halkın bu hoşnutsuzluğu daha sonra 2003 yılında ABD ordusunun saldırılarında Baas ordusunun yenilmesi ve Saddam rejiminin devrilmesine yol açtı.

Dolayısıyla İran İslam inkılabı Irak halkını Saddam’ın despot rejiminin zulmünden kurtulmak üzere harekete geçirdi ve Baas ordusunun yenilgisine zemin hazırladı.

Saddam’dan sonra da Irak milleti ve direnişçi güçleri İran İslam inkılabından ve küresel istikbar ve zalim devletlerin karşısında direnişinden ve tutumundan etkilenerek, Amerika terör devletinin tecavüzüne karşı mücadele etmeye başladı ve sonuçta ABD işgal güçlerini siyasi ve askeri açılardan sıkıntıya sokarak Irak’ın parçalanma senaryolarını boşa çıkardı.

Irak halkı sergiledikleri direnişleri ile pratikte ülkelerine karşı hazırlanan kumpasları engellemeyi başardı. Bu kumpaslar genellikle Irak’ın parçalama ekseninde hazırlanan senaryolar ve planlardı. Tekfirci IŞİD terör örgütünün kurulması ve örgütün elebaşı Ebu Bekir Bağdadi’nin 2014 yılında Musul’un ulu camiinde hutbe okuması ve sözde Irak Şam İslam Devleti’nin kuruluşunun ilan etmesi bu kumpaslardan biriydi.

Ancak Iraklı büyük alim Ayetullah Ali Sistani’nin Haşdi Şabi adlı halk hareketinin kurulması için verdiği tarihi fetva ve şehit General Kasım Süleymani ve şehit Ebu Mehdi Mühendis gibi komutanların dirayeti sayesinde IŞİD senaryosu ve Irak’ı kaosa sürükleyerek parçalama planı sonucu ulaşmadan bozguna uğradı.

Bu hezimetin üzerine Amerika terör devleti namertçe düzenlediği bir suikastta General Kasım Süleymani ve Ebu Mehdi Mühendisi şehit etti. Şimdi de Amerika Irak parlamentosunun kararı ve Irak milletinin isteğine karşın Irak topraklarındaki işgalci askeri gücünü geri çekmeye yanaşmıyor.

Özetle İran İslam inkılabı İran ve Irak milletleri arasında ortak dini, kültürel ve sosyal bileşenlerin sayesinde Irak halkının Saddam’ın despot rejiminden ve uyguladığı zulümden kurtulmak üzere verdiği mücadelede etkili oldu ve şimdi uzun yıllar süren bu mücadele sonucu ulaştı ve Irak milleti Saddam rejimi ve ardından ecnebi komplolarına karşı direnerek bugünkü bağımsızlığına ve izzetine kavuştu ve buna göre de Amerikalı işgalci askerlerin ülkelerini terk etmesini istiyor.

Irak milletinin İran İslam inkılabından etkilendiğini gösteren en belirgin bileşenlerden biri ise Irak’ta İslami direniş gruplarının şekillenmesi ve dini öğretileri temelinde başta ABD ve siyonist rejim İsrail olmak üzere Batı’nın sömürücü planlarına karşı direnmesidir. Nitekim bu direniş Batılı sömürücülerin şom planları ve senaryolarına karşı en büyük engellerden birini oluşturuyor ve İslam düşmanı olan bu zümrenin bölgeye yönelik hesaplarını bozuyor.

İşte bu yüzden ABD elebaşılığındaki küresel istikbar bu bileşenin gücünü fark ederek şimdi tekfirci IŞİD terör örgütünü yeniden ihya etmek başta olmak üzere çeşitli komplolar ve senaryolarla Irak’taki işgalci varlığını sürdürmek istiyor. ancak Irak’ta oluşan yeni şartlara bakıldığında Amerika ve uydularının bu çabaları ve komploları sonuca ulaşamayacağı anlaşılıyor. Zira şimdi Irak’ta başta Haşdi Şabi hareketi olmak üzere direniş grupları Irak halkı arasında büyük ilgi görüyor. Bu gruplar Irak’ta terör örgütlerine karşı en etkili güç sayılıyor, nitekim Irak halkı da bu gruplar olmadan ülkelerinde istikrar ve güvenlik sorunu çözümlenmeyeceğini çok iyi biliyor ve buna göre bu gruplara destek veriyor.