Ayetullah Hamanei’nin Rehberlik ve Yönetim özellikleri
İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei’nin ister özel yaşamında, ister rehberlik mevkiinde uygulamaları ve özellikleri bugün kendisinin İmam Humeyni -ks- için en şayeste ve en salih halef olduğu konusunda hiç bir kuşkuyu geride bırakmamıştır.
Ayetullah Hamanei kanunu işlere çeki düzen vermek için mantıklı bir temel olarak algılıyor ve başta devlet adamları olmak üzere bütün herkesi kanunlara uymaya davet ediyor.
İslam dini beşeriyet aleminin en mükemmel ve en geniş kapsamlı evrensel dini olarak insanların hem bireysel ve hem sosyal yaşamı ve meseleleri için bir takım ahkam ve kurallar getirmiştir. Bu ahkam ve kurallar insanların dünya ahiret, saadetini temin etmektedir.
İslamî toplumun önemli meselelerinden biri ise rehberlik ve yöneticilik meselesidir. Müslümanlar geçmişten bugüne kadar yüce Allah’ın İslam ümmetinin yönetimini İslam Peygamberi’ne –s– ve ardından da ehli beyt –s– mektebine inanlara göre masum imamlara devretmiştir. Bu açıdan bakıldığında İslamî toplumu yönetme görevini üstlenen veliyi fakih de gaybet döneminde masum imamların rehberliği ve velayetinin devamıdır. Nitekim masum imamların velayeti de İslam Peygamberi’nin –s– rehberliğinin devamı olmuştur. Gerçekte velayeti fakih ilkesi, İslamî toplumun başında ve yönetim mevkiinde masum imamın yer alması gerektiğini ve masum imamın yokluğunda zamanı iyi bilen bilge İslam fakihleri bu sorumluluğu üstlenmesi gerektiğini vurguluyor.
Buna göre bir yandan her toplum bir öndere ve bir yöneticiye ihtiyaç duymakta ve öbür yandan hükümet işi din alanının dışında olmayan işlerden sayılmaktadır, nitekim hükümet ve yönetim ilkeleri de İslam dininde mükemmel bir nizam olarak açıklanmıştır.
Bu yüzden akıl, dinin yönetime müdahale etmesi yolunda bir engel görmediği gibi, hikmet gereği bunu bir zaruret olarak algılıyor.
Şimdi eğer hükümete din açısından bakacak olursak ve esas görevini ilahi değerleri, İslamî ülkeleri ve şer’i ahkamı koruma şeklinde kabul edecek olursak, akıl, böyle bir hükümetin başında adil bir fakih, ilahi ahkamı bilen, dini görevlerin bilincinde olan ve özel şartlara sahip olan birinin geçmesine hükmeder. Bu şartlar ise İslam dinine çok yönlü ve derin bir şekilde vakıf olmak, dini ahkamın uygulanma güvencesi olarak takva sahibi olmak, müslümanların maslahatını teşhis edebilmek ve sosyal ve siyasi maslahatı yeterince tanımaktan ibarettir. Kuşkusuz İslamî toplumun rehberinde bu bileşenler bulunduğu takdirde o toplumun maddi ve manevi saadeti güvence altına alınmış olacağı kesindir.
İran’da İslam inkılabı zafere kavuştuktan sonra dini altyapısı olan ve halkın desteğini arkasına alan İslamî bir nizam inşa edildi ve başına da veliyi fakih sıfatıyla İmam Humeyni -ks- gibi belge bir rehber geçti.
İran İslam Cumhuriyeti kurulduğu ilk günden itibaren İslam, halk ve rehber olmak üzere üç güçlü temele dayandı ve ilerlemesi ve gelişmesi de bu üç temelin doğru ve uyumlu çalışması sayesinde gerçekleşti.
İmam Humeyni -ks- rihlet ettikten sonra kendisinden sonra kimin bu ağır yükümlülüğü üstlenebileceği ve İslam inkılabını olayların ve komploların arasından güvenli bir limana doğru yönetebileceği kaygısı oluştu. Ancak İmam Humeyni -ks- rihletinden bir kaç saat sonra Bilgeler meclisi İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei’yi İslam inkılabı ve İslamî nizamın rehberi olarak seçti. Ayetullah Hamanei İslam inkılabı hareketi başladığı andan itibaren İmam’ın yanında yer alan seçkin ve güçlü bir şahsiyetti.
Evet, sohbetimizin başında da belirtildiği üzere, İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei’nin ister özel yaşamında, ister rehberlik mevkiinde uygulamaları ve özellikleri bugün kendisinin İmam Humeyni -ks- için en şayeste ve en salih halef olduğu konusunda hiç bir kuşkuyu geride bırakmamıştır.
Ayetullah Hamanei kanunu işlere çeki düzen vermek için mantıklı bir temel olarak algılıyor ve başta devlet adamları olmak üzere bütün herkesi kanunlara uymaya davet ediyor.
İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei bu inkılabın rehberi olarak aynı zamanda halkın gözünde kanunlara en çok uyan bir lider olarak örnek alınıyor. Ayetullah Hamanei ayrıca halkı önemseyen ve önemli bir konum tanıyan ve yetkililerden de tüm gücüyle halka hizmet etmelerini isteyen bir liderdir. Nitekim Ayetullah Hamanei halkın çeşitli kesimleri ile çok yakın ilişkisi bulunan ve her zaman İran milleti ile rehberleri arasında manevi ve karşılıklı bir bağ bulunan bir önderdir.
İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei kendini İslam inkılabı ve İmam Humeyni -ks- ülkülerini korumakla yükümlü bilen ve çeşitli gelişmelerde de bu ülkülere bağlılığını ispat eden bir liderdir.
Bugün düşmanların karmaşık komploları İslam ülkelerini ve dünya müslümanlarını hedef aldığı ve bu ümmeti yok etmeyi amaçladığı şu sıralarda İmam Humeyni -ks- yolunu izlemek ve vahdeti korumak oldukça zor bir iştir ve bunu yapabilmek için tedbirli, cesur ve dünya meselelerini çok iyi bilen bir önder gereklidir. Bu sıfatların tümü ise Ayetullah Hamanei’de açıkça görülmekte ve özellikle dünyanın müslüman ve mazlum milletlerine verdiği destekte kendini göstermektedir.
İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei İmam Humeyni -ks- gibi mağdurları ve mustazaf milletleri özellikle şimdiki gerilimli şartlarda desteklemeyi dini ve insani bir görev ve sorumluluk olarak algılıyor ve Filistin, Irak, Suriye, Yemen ve diğer zulüm altında inleyen milletlerin haklarını savunmayı sürdürüyor. Yine Ayetullah Hamanei’nin İslamî uyanış süreci hakkında gündeme getirdiği görüşü de kendisinin içtihat ve uzak görüşlü oluşunun ürünüdür.
Bugün İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei’nin rehberliği üzerinden 26 yıl geçtiği bir sırada kendisinin tedbirleri ve akılcı tutumu çözümlenmelerinde anahtar rol ifa eden bir çok gelişmeye şahit olmaktayız.
Ayetullah Hamanei her daim siyasi, kültürel, sosyal ve iktisadi alanlarda uygun diplomasi anlayışı ile bir yandan krizleri yönetmiş ve öbür yandan ileriye dönük derin bakışı ile İslam ümmetinin önünde yeni ufuklar açmıştır.
İran’ın barışçıl nükleer programının yönetilmesi, yaptırımlar döneminde direniş ekonomisi adıyla ün yapan ekonomik programı ve ayrıca Batı’da İslam’dan kötü ve şiddet yanlısı bir imaj yaratılmaya çalışıldığı bir sırada Batılı gençlere hitaben yazdığı ünlü mektupları, Ayetullah Hamanei’nin son yıllarda açık görüşlü ve dirayeti ve tedbirli oluşunun örnekleridir.
Batılı devletlerin İran’ın barışçıl nükleer faaliyetlerini durdurma çabaları sürecinde İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei nükleer politikayı İran milletinin barışçıl nükleer teknolojiden yararlanmaya yönelik meşru ve yasal hakları korunacak şekilde geliştirdi.
Küresel teamül, İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei’nin dış ilişkilerde ideal bir eksen olarak özel kriterlerle teyit ettiği bir politikadır. Ayetullah Hamanei nükleer müzakereleri de şöyle değerlendirmiştir: Bu müzakereleri küresel istikbarın İran aleyhinde oluşturduğu hasmane atmosferi kırmak için onayladım. Ancak herkes bilmelidir ki müzakerelerin devam etmesine rağmen İran İslam cumhuriyetinin nükleer alanda araştırma ve geliştirme çalışmaları asla durdurulmayacaktır. Bunun yanında UAEK ile İran ilişkileri de konvansiyonel ilişkiler olmalıdır. Onların amacı bu bahane ile İran’a karşı oluşturdukları uluslararası olumsuz atmosferi korumaktır ve buna göre yeni hükümetin nükleer konu hakkında müzakere ile ilgili planını kabul ettik ki bu küresel atmosfer kırılsın ve inisiyatif karşı tarafın elinden alınsın ve dünya kamuoyu için de hakikat aydınlatılsın.
İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei’nin bir başka önemli tedbiri, kalkınmanın İslamî modelini direniş ekonomisi temeline dayandırmasıdır. Gerçekte son yıllarda bir çok İslam ülkesinin iktisadi baskılarla karşı karşıya bulunduğunu gören İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei özellikle müslümanların iktisadi gücünün geliştirilmesi gerektiğine vurgu yaptı ve bu bağlamda Batı’nın dayattığı yaptırımlarla mücadele etmek ve ekonomiyi dinamik ve aktif hale getirmek için direniş ekonomisi tezini gündeme getirdi.
Direniş ekonomisi bağımlı ve tüketime dayalı ekonominin tam karşı noktasıdır ve yerli ekonomi temellerini takviye ederek sulta düzeninin iktisadi baskılarına karşı direnir.
Aslında ekonomi alanına direniş sözcüğünü kazandırmanın anlamı, ekonomiyi yerel kapasitelerden yararlanarak her türlü zarara karşı korumak ve böylece dış tehditleri etkisiz hale getirmek ve kalkınma hedeflerini etkilemesine mani olmaktır.
İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei direniş ekonomisini çalışkan, esnek, fırsat yaratan ve üretken bir ekonomi olarak tanımlıyor. Rehber Hamanei’nin İslamî kalkınma modelinin yolunu belirleyen direniş ekonomisinde yaptığı tavsiyeler ise iç ekonomiyi güçlendirmek, ekonomide rekabet meziyetinden yararlanmak, ilmi kapasiteleri ve girişimcilerin yaratıcı gücünden faydalanmak, randımanı arttırmak, rekabet gücünü geliştirmek ve tüketim modelini düzeltmek gibi tavsiyelerden ibarettir.
İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei ayrıca iktisadi faaliyetlerde halkın daha geniş katılım sağlamalarının gözetilmesini tevsiye ediyor. Öte yandan rehber Hamanei’nin en önemli kaygılarından biri de, toplumda adaleti sağlamaktır. Ayetullah Hamanei bir yandan ülkenin iktisadi gelişmesini ve kalkınmasını gerekli bulurken, öbür yandan kalkınmanın ekseni halk olması gerektiğini vurguluyor. Adalet ise bu süreçte en temel bileşenlerden biridir. Gerçekte toplumda adaleti ve servetin adil bir şekilde dağıtılmasını gözetlemeyen her türlü program veya politika rehber Hamanei’nin belirlediği hedefleri gerçekleştiremeyeceğini de kesindir. Nitekim Ayetullah Hamanei iktisadi gelişmenin sosyal adaletle birlikte olması gerektiğini vurguluyor.
İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei’nin son dönemde yaptığı önemli hareketlerden biri, Amerika ve Avrupa’da yaşayan Batılı gençlere hitaben mektup yazmasıydı ki bu hareketten kültürel diplomasi şeklinde söz ediliyor. Rehber hamenei bu mektubu büyük bir dirayet ve hikmetle çok önemli bir zaman diliminde kaleme aldı. Bilindiği üzere Batı medyası ve küresel istikbar önceden hazırlanan bir senaryo çerçevesinde bir kaç yıldır İslam dini ve müslümanların imajını karalamaya çalışıyor. Onlar kandırılmış müslümanları kullanarak kendi toplumlarını müslümanlarla çatışma yönüne sürüklüyor ve sonuçta Batılı toplumlarda müslümanları ve İslamî düşünceyi inzivaya itmeye çalışıyor. Bu şartlarda İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei kültürel diplomasiyi kullanarak Batılı gençlere hitaben yazdığı tarihi mektubunda gerçek İslamî ve müslümanların mazlumiyetini savundu, ayrıca tekfirci IŞİD terör örgütü gibi sapkın akımları ifşa etti. Rehber Hamanei’nin bu tarihi mektubu sanal ortamda yayılınca Batı medyası da bu mektuba yer vermek zorunda kaldı.
Genel bir değerlendirmede, İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei’nin iç ve dış meselelere yönelik tedbirleri ve politikaları İran İslam Cumhuriyeti’nin gelişmesinde ve kalkınmasında etkili rol ifa ettiği söylenebilir. Ayetullah Hamanei gelecek hakkında da şöyle diyor:
Umarım yüce Allah bizce İslam inkılabının mağduriyetleri ve yoksulluğu gidermek ve mustazaflara yardım etmek ve öz asil İslam’ın değerlerini ihya etmek gibi tüm ülkelerini gerçekleştirmek için izlediğimizi şu doğru yolu izlemeyi devam ettirme gücü inayet eyler. 015