Meşhed, değerli taşlar kenti ve Lacin, çömlek diyarı
El sanatları, süs eşyaları ve aletler sadece el emeği ve basit imkanlarla üretilen bir nevi zanaat sayılır.
El sanatları ürünleri genellikle geleneksel basit yöntemlerle üretilir ve her yörenin kendine özgü yöntemleri söz konusudur.
Geçenlerde İran Meşhed ve Lacin kentleri dünya el sanatları konseyi tarafından sırasıyla değerli taşlar ve çömlek kentleri olarak seçildi. Konsey, Lacin ve Meşhed kentleri çömlek ve seramik ve değerli taşlar alanında sahip oldukları özellikleri itibarı ile bu alanlarda en seçkin kentler olarak seçildiklerini açıkladı.
Bu iki kentin dünya el sanatları konseyi tarafından en seçkin kentler olarak seçilme sürecinde dikket çeken bir konu, İran’dan bu iki kentin dışında eşzamanlı olarak Hindistan, Çin, Şili, Lübnan, Ürdün ve Filistin’den de diğer bazı kentler aday gösterilmişti, ancak konsey İran’ın Meşhed ve Lacin kentlerine ait dosyaların kusursuz olması ve her iki kentin gerekli şartlara sahip olması itibarı ile bu iki kent üzerine karar kıldı ve böylece İran İslam Cumhuriyeti Çin’den sonra dört dünya kenti ile birlikte en çok dünya kentine sahip olan ülke oldu. Bundan önce İran’ın İsfahan kenti dünya el sanatları kenti ve Tebriz kenti de dünya halı kenti olarak UNESCO tarafından kayda alınmıştı.
Eski çağlardan beri değerli taşlar servet ve kişilik simgesi olarak gündemde olmuştur. Eski hükümdarlar değerli taşlardan yapılan mühürleri kullanırdı. Yine sedef veya güze ve renkli taşlar da büyü ve tıp alanında yararlı olduklarına yönelik inancın dışında kadınlarca kullanır ve erkeklerin takdir ve ilgisini toplardı.
Dünyada değerli taşları süs eşyası olarak kullanmanın mazisi yeryüzünde insanoğlunun var olduğu tarih kadar eskidir ve tarihi belgelere göre de yedi bin yıllık mazisi söz konudur. Çok eski zamanlarda ve insanoğlu sert taşları yontma maharetine kavuşmadan önce bu taşlar maddi değerlerinin yanı sıra sihir ve büyü özellikleri ile ön plana çıkıyordu ve bazen sahipleri açısından birer tılsım gibi iş görüyordu.
Günümüzde mücevherler uzun vadeli yatırım ve mali dayanak olarak değer arz etmektedir. Yine mücevher ve gevher bilim de bilimsel boyut kazanan ve değerli taşları işleme sanatı da el sanatları arasında yer alan bir sanattır.
İran’da mücevherlerin mazisi engebeli bir geçmişi söz konusudur. Eski İran’da mücevherlerden güzellik ve süs eşyası olarak yararlanmanın yanı sıra şerri ve kötülükleri ve tılsımları bertaraf etmekte de yararlanılırdı.
Mücevherler ayrıca eski İran’da her insanın sosyal konumunu ve ailevi asaletini belirliyordu.
İran’da şimdiye kadar değerli taşların bulunduğu 200 kadar bölge tespit edilmiştir. Uzmanlar bu bölgelerde değerli taşların araştırılması, çıkarılması ve işlenmesi iyi bir ticaret ve ihracat konusu olabileceğini belirtiyor. İran’da şimdiye kadar bulunan değerli taşlara, akik, firuze, kristal taşı, garnet ve casper gibi taşları örnek vermek mümkün. İran’ın değerli taş madenleri en çok Horasan, İsfahan, Doğu Azerbaycan, Hemedan ve Zencan eyaletlerinde bulunuyor. İran değerli taş madenlerinin nitelik ve niceliği bakımından dünyanın ilk on ülkesi arasında yer alıyor. Örneğin Meşhed yakınlarında bulunan Nişabur firuze taşları Amerika’nın mücevher bilimi müessesesi tarafından dünyanın en iyi firuze taşı olarak tanınmıştır.
Değerli taşların ticareti dünyada önemli bir ticaret sayılıyor, öyle ki bu sektörün yıllık mali bilançosu 60 milyar dolar civarında ifade ediliyor. Dünyada çok sayıda değerli veya yarı değerli taş çeşitleri bulunuyor, ki bunların belki de yarısı İran’da bulunuyor.
Hali hazırda İran’ın en önemli ihracat ürünlerinden biri de el sanatları ve halının yanında firuze ve diğer değerli taşlardır. İran el sanatları kurumu ise bir kaç yıldır ülkenin Doğu Azerbaycan, Erdebil, Merkezi, Tahran, Batı Azerbaycan, Horasan ve Fars gibi çeşitli eyaletlerinde değerli taşlarla uğraşan sektörü geliştirmek amacıyla eğitim kursları düzenliyor. Bunun sebebi ise doğru işlenmiş değerli taşların değeri madenden çıkarılan taşa göre yedi kat artmasıdır.
Öte yandan İran’da değerli taşların her türlüsü Rezevi Horasan eyaletinde bulunuyor, nitekim bu konu, eyaletin merkezi Meşhed kentinin dünya değerli taşlar kenti seçilmesinde büyük etkisi oldu.
Meşhed kentinde 16 bin zanaatkar bu sektörde çalışıyor ve bölgesel eğitim merkezi ve jeoloji merkezi de bu kentte faaliyet yürütüyor ve değerli taşlar laboratuarları ve personelinin özel eğitimi ve değerli taşlar kolleksiyonunun mükemmel olması ve kentte değerli taşların iyi bir piyasası bulunması, Meşhed kentine uluslararası arenada büyük itibar kazandıran etkenlerdir. Meşhed’de değerli taşların satış merkezi olan Rıza çarsını gibi büyük bir çarşının bulunması bu kentte değerli taşların ticareti için eşsiz bir fırsat yaratmıştır.
Yakında Meşhed kentinde dünya değerli taşlar kenti seçilmesi dolaysıyla bir kutlama etkinliği düzenleniyor ve ardından eyaletin gümrük kurumlarından birinde değerli taşlar özel iktisadi bölgesinin kurulacağı ve yine eyalette değerli taşlarla ilgili sanat sitesi ve uzman piyasasının açılacağı ifade ediliyor. Değerli taşlar ihracatı ise Rezevi Horasan eyaletinin en önemli ihracat faaliyetlerinden biri sayılıyor.
Dünya el sanatları konseyinin dünya kenti olarak seçtiği İran’ın diğer kenti Lacin ise Hemedan eyaletinde yer alıyor ve Ortadoğu bölgesinde çömlek üretim merkezi olarak tanınıyor. Lacin nüfusunun %80 kadarı çömlek, seramek ve bu iki sektöre bağlı zanaatlarla uğraşıyor. Lacin kentinde yaklaşık bin kadar çömlek üretim atölyesi faaliyet yürütüyor ve bu sektörün ürünleri İran’ın çeşitli kentlerinin yanı sıra dünyanın bir çok ülkesine ihraç ediliyor. Lacin’de üretilen çömlekler çok çeşitlidir ve süs amaçlı üretilen çömleklerdan çeşitli amaçlar için kullanılan çömleklere kadar uzanır.
Lacin’in çömlek sanatı dünyaca ünlüdür ve dünyanın 20’den aşkın ülkesine ihracatı da Lacin’in küresel boyutlara ulaşması için gereken kapasiteye sahip olduğunu yansıdır. Lacin halkı yaklaşık bin yıldır çömlek üzerinde çalışır ve çömlek ürünlerinin çeşitliliği bakımından da büyük kapasitesi söz konusudur. Öte yandan çömlek alanında faaliyet yürütmek, Lacin ve çevresinde işsizlik adında bir sorunun olmamasına yol açtığı belirtilmektedir.
Çömlek yapımında kullanılan toprak, Lacin’in yakınında bulunan Destcerd köyünün çevresindeki arazilerden temin ediliyor ve kamyonlarla çömlek atölyelerine getiriliyor. Çömlek ustası getirilen özel topraktan hazırlanan çamurdan bir parça kopardıktan sonra tezgahın arkasına geçiyor ve eline aldığı çamur parçası ile adeta bir şaheser yaratıyor. Çömlek fırınları tuğladan yapılıyor ve alt kısmında ateş yakılırken, üst kısmında yapılan çömlekler bir kaç sırada rafların üzerine diziliyor. Bazı fırınlarda rafların yerine çömlekten yapılan tabakalar kullanılıyor. Hazırlanan çömlekler bu tabakalara dizilerek pişirilmek üzere hazırlanıyor.
Lacin’de bazı zanaatkarlar ve çömlekçiler ise çömlek boyama ve üzerinde resim yapma sanatı ile uğraşıyor. Çömlek üzerinde resimler plastik veya yağlı boyu şeklinde yapılıyor. Bu çalışmada fırında pişirilen çömleklerin üzerinde çizilen resimlerin rengi sabit kalacak şekilde özel boyalardan yararlanılıyor.
Yine son verilere göre Lacin kentinde 200 kadar küçük büyük çömlek mağazası faaliyet yürütüyor ve kentte üretilen çömlekleri meraklılarına sunuyor. Lacin belediye Başkanı bu kentin dünya kenti seçilmiş olmasından duyulan memnuniyetini dile getirerek Lacin’de çömlek köyü inşa edeceklerini belirtiyor. Başkan, bunun için fizibilite çalışmaları devam ettiğini ve çömlük köyü için 50 hektarlık bir alan belirlendiğini ifade ediyor.
Aslında bir kentin dünya kenti olarak seçilmesi ve kayda alınması önemli bir başarı olmakla beraber işin ilk merhalesi sayılır ve asıl bundan sonraki adımlar büyük önem arz etmektedir. Gerçekte dünya kendi olarak seçilen kentlerin en önemli görevleri, seçildikten sonra kentlerine ciddi özen göstermeleri ve geliştirmeleridir. Bir kentin dünya kenti ünvanını kazanması önemlidir, ama bu ünvan daimi değildir. Bu yüzden her dünya kenti dünya el sanatları konseyine sunduğu yıllık raporunda ne denli ilerlediğini açıklaması gerekir. Bu raporlar her dört yılda bir temel alınır ve dünya kenti ünvanının yeniden verilip verilmemesi ile ilgili kararın zeminini oluşturur. Dünya el sanatları konseyi bu ünvanı ilerleme kaydetmeyen kentten geri alma yetkisine de sahiptir. Seçilen kentler daha sonra dünya kenti kriterlerine göre ilerlemeleri ve el sanatları eğitimi, ticareti ve kültürel ve eğitim alanlarının geliştirilmesi ve sanatçı ve zanaatkar sayısının artması ve bu kesimin refah ve ekonomik durumunun iyileşmesi ve kentsel ve kırsal altyapılarının gelişmesi ve reklam çalışmalarınının arttırılması ve enformasyon çalışmalarını geliştirmesi ve uluslararası dillerde broşür yayınlaması gibi durumlarda ilerleme kaydetmesi şarttır.
El sanatları alanında dünya kenti seçilen kentler aslında turizm bakımından da büyük bir puan kazanmış olur. Yine dünya camiası seçilen bu kente seçildiği el sanatı bakımında ilgi duymaya başlar. Bu seçim seçilen kente turistlerin akın etmesine ve yerel ekonominin iyileşmesine ve istihdam alanlarının artmasına ve ihracatının gelişmesine büyük katkı sağlayacağı kesindir.
Öte yandan bu seçimin ardından bu kentler birer brend olur ve ticari heyetler bu kentlere akın etmeye başlar ve bu da seçilen kentlerin ihracat hacminin gelişmesine ve kentte yaşayan sanatçıların ve zanaatkarların dünyada bir çok ilgili etkinliğe katılmalarına ve becerilerini tanıtmalarına vesile olur.