İsfahan'da Dünya El Sanatları Konseyi Toplantısı
Dünya El Sanatları Konseyi, el sanatçılarının değer ve kıymetinin bilinmesi ve özgüvenlerinin arttırılmasını bir zaruret olarak görüp, kültür varlıklarımızın yaşayan hazineleri olduğuna inanıyor. Dünya El Sanatları Konseyi, bir milletin kültürü yaşadığı sürece yaşadığına inanıyor.
"Dünya El Sanatları Konseyi" 18. Genel Kurul Toplantısı ilk kez İran'da muhtelif ülkelerden 200'den fazla sanatçı ve geleneksel ve el sanatları müdürlerinin katılımıyla düzenlendi.
Bu toplantı, 24 Eylül tarihinde İran'ın İsfahan kentinde başladı ve 27 Eylül tarihine kadar devam etti.
Dünya El Sanatları Konseyi Toplantısı'nda, üstün başarılı eser sahipleri ödüllendirildi.
Toplantı çerçevesinde kurulan stantlarda İran ve dünya ülkelerinin en kaliteleri eserleri sunuldu, ayrıca özel eğitim atölyeleri ve oturumlar da düzenlendi.
muhtelif ülkelerden gelen belediye başkanları de bu etkinlik çerçevesinde konuşmalar yaptıler, programa katılanlar ayrıca İsfahan, Yezd ve Şiraz'ın gezilecek görülecek tarihi ve dini mekanlarını ziyaret ettiler.
Bilimsel değişim, ticari gelişimi ve dünya yönetimine katkı, İsfahan'da düzenlenen bu uluslararası toplantının önemli hedeflerindedi.
Bu toplantı ayrıca Dünya El Sanatları Beşkenti olarak İsfahan'ın tanıtılması için çok değerli bir fırsat oldu, bu kentin eşsiz kapistesi, böylece katılımcılar yoluyla dünyaya tanıtıldı.
Dünya El Sanatları Konseyi, UNESCO'nun alt örgütlerinden biri sayılıyor. İran 1968 yılında bu konseye üye oldu. Bu konsey ve faaliyetleri, üye ülkelerin el sanatlarının geliştirilmesi ve dünyaya tanıtılmasında büyük rol ifa edebilir.
"Dünya El Sanatları Konseyi" 1964 yılında İkinci Dünya Savaşı'nın ardından kuruldu ve şu an, BM Bilim, Kültür ve Eğitim Örgütü UNESCO'ye bağlı bir kurum olarak faaliyet yapmakta.
İran'ın da üyesi olduğu "Dünya El Sanatları Konseyi"nin toplam 90 üyesi var.
Bu konseyin önemli hedefleri şunlardan ibarettir: El sanatçılarına destek, teşvik ve rehberlik hizmetleri verilmesi, onların profesyonel bilgi düzeylerinin kendi kültürlerine uygun olarak yükseltilmesi, el sanatlarının korunup, geliştirilmesi ve dünya genelindeki el sanatçıları arasında dayanışma ruhunun oluşturulması.
İsfahan'da düzenlenen Dünya El Sanatları Konseyi toplantısı çerçevesinde "yaratıcı el" nişanı, dünyanın üstün başarılı eser sahiplarine verildi.
"yaratıcı el" nişanı, ilk dönemde ulusal olarak, 5 İsfahanlı sanatçı ve İran'ın diğer kentlerinden 5 sanatçıya daha tevdi edildi.
İlaveten, "barış halısı" da İran sanatının bir tecellisi olarak, İsfahan'da düzenlenen "Dünya El Sanatları Konseyi" 18. Genel Kurul Toplantısında görücüye çıkarıldı.
Bu halı,milletlere barış ve dostluğa özendirmek ve teşvik etmek amacıyla Doğu Azerbaycan vilayetindeki İran'ın önde gelen sanatçılarından ustat Hemid Kazım Niyar tarafından dokunmaktadır.
Tamemen ipek olan bu halı, barış söyleminin yayılması, milletler arasında yakın ilişki ve irtibatın sağlanması ve "barış ve dostluk" sloganı ile dokunmaktadır.
Bu halının tasarımında, mitolojik kuşlar ve tuba ağacı gibi 5 kıtanın simgeleri kullanılmıştır.
Barış halısi, Dünya El Sanatları Konseyi 18. Genel Kurul Toplantısı'nda görücüye çıkarıldı ve bu etkinliğe katılan kanaat önderleri, ulusal ve siyasal yetkililer ve temsilciler, sembolik olarak birer ilmek attılar.
İsfahan, el sanatlarında dünyanın en büyük ikinci kenti sayılır, bu kentin sanatçılarının, el sanatlarıyla ilgili düşünceleri eskiden beri, dünyanın ilgi odağında yer almış bulunuyor.
Buna ilaveten İsfahan, UNESCO tarafından "yaratıcı kent" olarak seçilerek, dünyanın yaratıcı kentleri listesine girmiştir.
Dünyanın yaratıcı kentleri şebekesi, UNESCO tarfından kurulan en saygın küresel şebeke sayılır ve İsfahan kenti de, bu el sanatları ve halk sanatları alanında şebekenin üyesi olmuştur.
UNESCO'nun standartlarına göre, sürdürülebilir kentsel gelişimde vatandaşların yaratıcılığı ve yeteneklerinden yararlanan kentler, yaratıcı kentler listesine girebilir.
Buna göre, yaratıcı kentlerde, kendine has yetenekleri ve önemi yüzünden kültürel ve sanatsal çeşitlilikleri teşvik ediliyor ve kişiler , günlük hayatlarında yaratıcı etkinliklerden yararlanabilir.
UNESCO'nun son listelemelerine göre, İran'daki 297 el sanatından 199'u İsfahan'da üretilir. Bu yüzden dünyada hiçbir kent İsfahan kadar, Dünya El Sanatları Beşkenti olarak bu toplantıa evsahipliği yapmaya adaylık için hazır değildi.
İsfahan'da düzenlenen Dünya El Sanatları Konseyi toplantısına, İtalya, Ürdün, Lübnan, Avustralya, Kuveyt, İngiltere, Bangladeş, Madagaskar, Danimarka, Mısır, BAE, Hindistan, Çin, Kazakistan, Pakistan, Uruguay ve Taylanda katıldı.
Hindistan ve Çin sırasıyla 70 ve 50 kişiyle bu toplantıya katılan en büyük grupları teşkil ettiler.
Bu dönemki toplantıya, Hindistan, Endonezya, BAE, Lübnan, Avustralya ve Pakistan'tan 15 yeni üye, eski üyelere ilhak edildi.
Arkeolojik araştırmalar, İranlılar'ın diğer eski milletler ve kavimler gibi boyama sanatında, çok deneyimli olduklarını ve kendi tekstil ve komuşlarını boyadıklarını gösteriyor.
Muhtelif tekstil, ipek, yün, kürk ve pamuk kumaşların bitkisel veya hayvansal menşeli doğal maddeler kullanarak tamamen gelenesel yöntemlerle boyama işlemine "geleneksel boyama" denir.
Geleneksel boyama sanatı, muhtelif bölgelerde farklılıklar gösterse de, belli formüle uyar.
Bitkisel kökenli maddelerle boyanan ipek veya yün kumuşlar güzelliği ve değerini zaman aşamı, ışık ve alkalik maddeler gibi etkenlere maruz kalması halinde bile kaybetmez, tam tersine daha da sağlamlaşarak güzelleşir.
Bun ilaveten, geleneksel boylar, her daim doğadan esinlenerek kendi yaşamlarına renk katan toprakların insanlarının yüzlerce yıla dayanan deneyimlerinin ürünüdür, bu yüzden oldukça yüksek maddi ve manevi değere sahiptir.
İran'da 100'den fazla bitkisel kromatin tespit edilmiştir ki sebat açısından farklı derecelere sahiptir.
Endüstriyel boyaların çevreye zarar verdiğini herkes biliyor, bu yüzden, Dünya El Sanatları Konseyi, bitkisel boyaların yeniden kullanımını canlandırmaya çalışıyor.
İran, Hindistan ve Bangladeş, "Dünya El Sanatları Konseyi"nin 18 Genel Kurulu çerçevesinde düzenlenen atölyelerde bu bağlamdaki deneyim ve faaliyetlerini diğer ülkelerle paylaştı.
Bu atölyede İran'dan "Celil Cokar", Hindistan'dan "Monika Savla", Bangladeş'ten "Şemim Ara" ve Dünya El Sanatları Konseyi'nin fahri üyesi "Fethali Kaşkayifer" kendi ülkelerinin geleneksel boyma medotlarını katılımcılarla paylaştılar.
İsfahan Sanat Üniversitesi üğretim üyesi olan Celil Cokar, boyayı toplumların kültür ve duygularının önemli bölümü olduğunu ifade etti.
Rusya'nın Armitaj Müzesi'nde bulunan Pazirik Halısı'nın görüntülerini gösteren Cokar, birçok araştırmacının bu halının İran'a ait olduğuna inandığını, bu halıda kullanılan boylardan birinin çivit mavisi olduğunu belirtti.
Bazı uzmanların kendi kitaplarında, lacivert ile çivitin aynı olduğunu düşündüğünü, oysa böyle olmadığını ifade etti.
İranlı sanatçı, laciverdin madeni bir taş türü olduğunu ve Afganistan'ın Badahşan bölgesinde çok sayıda lacivart ocaklarının bulunduğunu sözlerine ekledi.
Cokar, madencilerin bu taşı lazurite olarak bildiğiğini ve tamamen çivit renginde olduğunu ve zaman aşımıyla Lazurite'nın laciverde dönüştüğünü, oysa çivit renginin özel bir bitkiden üretildiğini belirtti.
Bu atölyede, Bangladeş ve Hindistanlı sanatçılar, kızılkök kırmızısı ve kahve renginin nasıl üretildiğini katılımcılara öğretmiş oldular.
Dünya El Sanatları Konseyi 18. Genel Kurul toplantısının düzenlenmesi iki açıdan ele alınabilir; Birinci etapta, bu toplantının düzenlenmesinin dünyada "Soyut Kültürel Varlıklar" ibaresinin tanınıp kalıplaşmasına katkı sağlayabilir, Soyut Varlıklar 5 alt daldan oluşuyor ki önemli dallarından biri, el sanatlarının yapımına ilişkin teknikler ve bilgilerdir.
İkinci etapta ise, el sanatları, ülkeler arasında ilişkilerin geliştirilmesi açısından, barış ve dostluğu pekiştirebilecek alanlardan biri sayılıyor, zira, el sanatları yapım bilgileri, bir kavim veya aşirete değil, birçok millet ve kavmiyete aittir ve bu da ortak bir duygu oluşturur.