Türkiye'den köşe yazarları
Cumhuriyet: Cumhur İttifakı’nın okulları propaganda merkezi gibi kullanmasına Milli Eğitim Bakanlığı gözlerini kapadı
Milli gazete:
Başkent’i yorgunlara vermeyeceğiz
Yenişafak:
AB’deki ırkçılar silahlanıyor
Şimdi ise hafta içi köşe yazıları:
...***
Esfender Korkmaz, 17 Mart tarihli Yeniçağ gazetesinde, "Anketler ne diyor?"başlıklı yazısını okuyucularla paylaşıyor.
"14 Mart Perşembe gününe kadar, 31 Mart seçimleri için öncekilerden farklı olarak daha az anket yapılmış. Her seçimde yapılan tüm anketler Vikipedi'de yorum yapılmadan yayınlanıyor.İller arasında bir ilde tek bir anket yapılmış. 9 ilde ise 2 ve daha fazlası anket yapılmış. En fazla anket ise Ankara için, 9 anket yapılmış.Ben bu anketlerin ortalamasını aldım. Eğer bir ilde aynı anket şirketi birden çok anket yapmışsa, önce bu şirkete ait anketlerin ortalamasını aldım. Sonra tüm anketlerin ortalamasını aldım. Siyasi partiler ve diğerlerinin toplamının 100'den farkını, kararsızlar diye aldım."diyen yazar, yazısının devamında şu ifadelere yer veriyor:
...***
Ankara'da 8 farklı firma 9 anket sonucu yayınlamış. Bu sonuçlara göre CHP'nin adayı 6.2 puan önde görünüyor. Kararsızların bu tabloyu tersine çevirmesi olası görünmüyor.
İstanbul için beş anket yapılmış. Anketlerde AKP, CHP'den 1.7 puan öndedir. Kararsızlar ise yüzde 4.1'dir. Bu şartlarda İstanbul sonuçlarını bundan sonrası ve kararsızların tutumu farklı etkileyebilir.
İzmir için 4 anket yapılmış. CHP'nin 21 puan farkı var. Bu farkın kapanması olası değildir.
Bursa'da 2 anket yapılmış. CHP, AKP'ye göre çok az, 0.2 puan öndedir. Kararsızların oranı yüzde 12.8 ile yüksektir. Seçim ortadadır. Sonucu kararsızlar tayin edecektir.
Antalya'da 4 anket yapılmış... CHP, 6.1 puan ilerdedir. Kararsızların oyu bu sonucu değiştirmeye yetmiyor. Anket sonuçlarına göre Antalya'yı CHP adayı alıyor.
Eskişehir'de de üç anket yapılmış. 8.3 puan CHP adayı ileride görünüyor. Kararsızlar oranı ise düşük, yüzde 3.3 oranındadır. Kararsızlar oyu sonucu değiştirmiyor. CHP adayı ilerdedir.
Adana'da CHP 2.1 puan öndedir. Kararsızlar yok gibidir. Bundan sonrası için sürpriz bir değişme olmazsa, Adana'yı CHP adayı alıyor.
Hatay'da da iki anket yapılmış. CHP 14 puan ilerdedir. Kararsızlar yok denecek kadar azdır. Anketlere göre Hatay'ı CHP almış görünüyor.
Tek bir anket yapıldığı için, tabloya almadığımız, Balıkesir'de AKP adayı 30.9, İYİ Parti adayı 29.7 ve diğerleri ise yüzde 3.1 oy alıyor. Kararsızlar oranı ise yüksek, 36.3'tür.
...***
Mehmet Kara, 17 Mart tarihli Yeniasya gazetesinde, "Tanzim de durduramadı!"başlıklı yazısını okuyucularla paylaşıyor.
" Hükümetin kendisini en başarılı saydığı alanlardan birisi enflasyonu tek haneli rakamlara düşürmesiydi.Ancak son aylarda enflasyonun yüzde 20’leri geçmesi, hükümeti zora soktu. 2018 enflasyonu yüzde 20,30 olurken, Şubat 2019 enflasyon rakamları 19,67 olarak gerçekleşti.Büyükşehirlerde açılan çadır tanzim satışlarla enflasyon düşürülmeye çalışıldı. Tanzim satışlarda zararına satışlar yapılsa da enflasyon ancak 0.50 puan düştü."diyen yazar, yazısını devamında şu ifadelere yer veriyor:
...***
Gerçek enflasyonun bu rakamların çok daha üzerinde olduğu ortada iken gıdadaki enflasyonun yüzde 29.25 olması da “enflasyon sepeti”ni bir kez daha tartışılır hale getirdi. İşçi ve memur maaşlarına yapılacak zamdan tutun da bir çok harcamanın enflasyon rakamlarına göre hazırlandığı unutulmamalı.
Bir de ithal sopasını gösterip, samandan başlayan neredeyse bütün gıdaların ithal edilmesi çiftçiliği bitirme noktasına getirdi.
Artık çadır tanzim satışların enflasyon ve hayat pahalılığına çare olmayacağı ortaya çıktığına göre, üretime yönelmek ve devlet kurumlarından başlayarak tasarrufa geçmenin zamanı gelmedi mi? İfade edilmese de enflasyon millet için büyük dert... Çünkü hayatını etkiliyor...
Siyasetteki dili artık “ağır, kutuplaştırıcı” kelimeleri ile anlatmak, hatta “çirkin” demek bile hafif kalıyor. O kadar üslûpsuz, hakaret ihtiva eden bir dil kullanılıyor ki, adeta küçük dilimizi yutuyoruz.
Seçimlerde adayların projelerini anlatması, rakibine ince göndermeler yapması siyasetin güzelliklerinden ve cilvelerinden.
Bir de tenkit etmek var. Tenkit ederken nelere dikkat edilmeli? Öncelikle, tenkit yapıcı olmalı. Yapıcı tenkide hakaretle cevap verilirse bu tenkit edilen kişinin eksikliği olur. Çünkü tenkit, tenkit edilenin hayrınadır ve yanlış yapmasını engeller. Yoksa her yaptığını alkışlamak, yanlışını göstermemek tenkit edilenin hayrına olmayan işlerdir.
Esas tenkit edilmiyorsanız, oturup düşünmeniz lâzım. “Yapıcı” tenkidi hakaret sayan siyasetçilere duyurulur...
Ankara’da sular öyle ucuzlamış ki, tüketici şaşkınlık içerisinde!!! Önceden ortalama 90-100 lira su faturası ödediğini söyleyen bir okurumuz, sevincini ardından da şaşkınlığını bizimle paylaştı.
Mahallî seçimler yapılacağı için su parası seçmene şirin görünmek için ucuzlatılabilir. Bu normal değil, ancak makul de karşılanabilir! Seçimden sonra da zamlarla bu kapatılabilir! Ama işin aslı öyle değil.
İşin gerçeği şu: Faturalar bundan önce 30 günlük düzenlenirken, bu ay 20 günlük gelmiş! Fatura 50 liraya düştüğünü gören okuyucumuz faturayı dikkatli izleyince bunu fark etmiş...Artık buna uyanıklık mı, yoksa başka bir şey mi diyelim, biz karar veremedik. Peki, siz ne dersiniz?
...***
İsmet Özçelik, 17 Mart tarihli Aydınlık gazetesinde, "Suyu ısınan bakanlar"başlıklı yazısını okuyucularla paylaşıyor.
" AKP’de yeni bir tartışma gündemde. “Suyu ısınan bakanlar” konuşuluyor. Bazı bakanlara tepki çok. Hem vatandaştan, hem de partililerden. Parti yönetiminde de ciddi rahatsızlık olduğu ifade ediliyor. Parti örgütlerini dinlemeyen bakanlar hedefte. Bir AKP MKYK üyesine iddiaları sordum. Yalanlamadı. Hatta, “Sıkıntı yaşanan birkaç bakan var” dedi. Biraz zorlayınca, “Onların günahını biz çekiyoruz” diye sitem etti."diyen yazar, yazısının devamında şu ifadelere yer veriyor:
...***
Konunun seçim sonrası gündeme gelebileceğini söyledi. Öne çıkan isimlerden ilki Tarım Bakanı Bekir Pakdemirli. Özellikle tarım bölgelerinde tepki çok. Geçtiğimiz günlerde Antalya’daydım. AKP’liler herkesin içinde sert eleştiriler yöneltti. Tepkilerini genel merkeze de iletmişler.
“Ya o, ya biz” noktasındalar. Gençlik ve Spor, Çevre ve Şehircilik, Enerji ve Tabi Kaynaklar, Sağlık, Ulaştırma ve Altyapı, Çalışma Sosyal Hizmetler ve Aile Bakanları, ... da tartışılan isimler.
Seçimde alınacak olumsuz bir sonucun faturasının bakanlara da kesileceği anlaşılıyor.
AKP’liler, bakanlar atanırken Cumhurbaşkanının yaptığı uyarıya dikkat çekiyorlar. Kendilerine ayak uyduramayanların gideceğini ifade ediyorlar. Yurtdışından alınacak kredilere ipotek olarak düşünülmüştü. Ama hesap tutmadı. Geçtiğimiz günlerde sessizce bir değişiklik yapıldı. Yatırım fonları tebliğine Türkiye Varlık Fonu da katıldı. Karar, Resmi Gazete’de yayınlandı.
Yapılan ipoteğin ötesinde. Uzmanlara tebliğin ne anlama geldiğini sordum: “Varlık Fonu’ndaki kuruluşların paraya çevrilip pazarlanması anlamına geliyor” dediler. Eski SPK yöneticileri de aynı görüşte. Mafyalaşmış finans kuruluşları Türkiye’nin ekonomik krizinden ve sıkışmışlığından yararlanmaya çalışıyorlar. Fondaki kuruluşları kelepir fiyatına kapatma peşindeler. “İpotek-borç mekanizması” yetmiyor. Kuruluşların kendini istiyorlar. Ekonomik kriz büyük. Pazartesi günü büyüme rakamları yeni açıklandı. 4. çeyrekte yüzde 3 küçüldük. Cuma günü de işsizlik verileri ilan edildi. İşsizlik rakamları da küçülmeyle uyumlu. İşsizlik oranı yüzde 3,1 arttı. 2009 krizini andırıyor. Hatta daha kötüsü. AKP çıkış için arayışta. Uluslararsı mafyalaşmış finans kuruluşlarıyla pazarlıkta. Kapalı kapılar arkasında görüşmeler sürüyor. Hemen uyaralım. Uluslararası mafyalaşmış finans kuruluşları ile buluşanlar iflah olmuyor. AKP’den önce ANAP, DYP, DSP, ... hepsi bulaştı. Sonları ortada. Hatırlatması bizden..!