Ekim 01, 2019 20:44 Europe/Istanbul

Bu bölümde İran'ın turizm sektöründeki yatırım kapasitelerini ele almaya çalışacağız.

Geçen programlarda İran'ın maden ve metal sanayii, konaklama ve şehircilik, petrol, doğalgaz, petrokimya, çevre dostu enerjiler, tarımcılık, ulaşım ve taşımacılık alanlarındaki yatırım fırsatları ve kapasitelerini gözden geçirdik. Bugünkü sohbetimizde ise İran turizm sektöründeki yatırım fırsatlarını konuşacağız. 

Turizm genel olarak eğlence amacı ile yapılan ziyaret ve yolculuk demektir. Bugün ise organize turizm dünya ülkeleri için çok önemli bir endüstridir. Sağlık turizmi, kültür turizmi, ziyaret ve kutsal mekanlar turizmi, doğa turizmi ve gastronomi turizmi, turizm endüstrisinin belli başlı kollarından sayılır. 

Aslında turizm kültürel ve ekonomik olmak üzere iki açıdan da ülkelere birçok kar ve çıkar sağlamaktadır. Kültürel boyuttan turizm, kültürlerin yakınlaşmasına ve kültürel ilişkilerin artması ve ekonomik boyuttan da farklı istihdam ve iş fırsatlarının ortaya çıkmasına neden olur. 

Dünya Turizm Örgütü açısından Turizm endüstrisi en büyük aktif ekonomik endüstri olarak sayılmaktadır. Turizm endüstrisinin dünya gayrı safi hasılasındaki payı, 1990 ile 2006 yılları arasında ikiye katlanmıştır. Dünya Yolculuk ve Turizm Konseyi'nin 2017 raporuna göre bu sektör dünya gayrı safi hasılasının yüzde 10.2'isine denk gelen 6.7 trilyon dolarlık payını oluşturmuştur. Bu veriler günümüz dünyasında turizmin eşsiz konumunu göstermektedir. İran İslam Cumhuriyeti ise eşsiz özellikleri ile bu alandaki kapasitelerinden olabildiğince yararlanmak istiyor. 

İran, doğal cazibeleri bakımından dünyada ilk 5 ve medeniyet, kültür ve tarihi cazibeler açısından da 10'uncu sırada yer almaktadır.  Ancak kapasitelerini hayata geçirmek için Direniş Ekonomisi stratejisi ve İslami turizm çerçevesinde adım atmak hedefi ile yatırımcılığa ihtiyaç duymaktadır. Sohbetimizin devamında İran'ın sağlık turizmi, kültür ve din turizmi, doğa turizmi ve gastronomi turizmi alanındaki kapasitelerine değineceğiz. 

Sağlık turizmi denildiğinde, sağlığın elde edilmesi, sağlık ve tedavi hizmetlerinden yararlanmak için yolculuk akla gelir. Tabii asıl amacın tedavi ve sağlık olmasının yanı sıra hedef ülkenin doğal güzellikleri, tarihi ve kültürel cazibeleri de dikkate alınıyor. Sağlık turizmi genel olarak, tıbbi, tedavi ve medikal turizm olarak üç alt kola ayrılmaktadır.

Medikal turizmde kişiler maden suyu kaynakları ve kaplıcalar ve ılıcaların bulunduğu noktalara giderek hekim müdahalesi olmadan tekrar huzurunu bulmaya ve dinlenmeye yönelir. Ancak tedavi turizminde şahıslar maden sulu, tuzlu ve balçıklı gibi bölgelere doktorunun tavsiyeleri üzerine nekahet dönemini geride bırakmak için uğrar. İran ise bol su kaynakları, tuzlu gölleri ve balçıklı alanları ile Hindistan'ın yanı sıra medikal ve tedavi turizm alanında önde gelen ülkelerden sayılır. 

Dünya genelinde yaklaşık 45 milyon insan su kürü aracılığı ile hastalıklarını tedavi etmeye çalışıyorlar. İran İslam Cumhuriyeti ise su ile tedavi alanında bin maden suyu kaynağı ile büyük bir kapasiteye sahiptir. Ayrıca İran  balçık ve çamur terapi alanında da Urumiye gölü kııyıları ve de Teftan dağının etekleri gibi doğal kaynakları ile çok kapasiteli bir ülkedir. 

Tuz tedavisi alanında da İran birçok tuz dağı ve çölü ile çok etkin bir role sahip olacak bir ülkedir. 

İran'ı hedef ülke olarak seçen günden güne artan turistlerin sayısından dolayı ülke çapında otel ve eğlence merkezlerinin yapımı, kaliteli ve konforlu ulaşım imkanlarının sağlanması, ulaşım hatlarının genişletilmesi, dinlenme mekanlarının ve onlara tanınan avantajların arttırılması göz önünde bulundurulması şart. Bu alanda dağlarının etekleri böyle bir gelişimin yaşanması için mükemmel noktalardır. Bu yüzden bu alanda İran büyük bir yatırıma ihtiyaç duymaktadır. 

İran'da tedavi ve medikal turizmin yanı sıra tıbbi turizm de çok çekici bir alandır. Tıbbi turizmden kastedilen fiziksel ve ruhsal hastalıkların teşhisi ve tedavisi için modern donanım ve gelişmiş teknolojilerden yararlanmak için yapılan yolculuktur. Bu doğrultuda turistler modern tıbbi hizmetlerden yararlanmak için kendi ülkelerinde bulunmayan ya da kendi ülkelerinden daha ucuz ve daha kolay bir tedavi süreci olmasından dolayı hedef ülkeye giderler. 

İran halihazırda tıbbi ve medikal hizmetler açısından dünyanın en gelişmiş ülkelerinden sayılır. Gelişmiş imkanlar ile donatılan hastaneleri ve tedavi merkezleri, ayrıca tecrübeli sağlık personeli ve doktorları ile türlü kalp ve damar, beyin ve sinir, kalp nakli, böbrek, kemik iliği, cilt ve güzellik bakımları, diş ameliyatları ve para-klinik hizmetlerinde ileri düzeydeki kapasitelerinden dolayı ve daha da önemlisi kaliteli ve daha düşük masraflı olması itibarı ile İran İslam Cumhuriyeti tıbbi turizm alanında çok uygun bir destinassyon sayılır. 

İran'ın kısırlık tedavisi ve kök hücreler alanındaki başarısı da dünyaca bilinen bir konudur. Böylece İran bu alanlarda da öncü ülkelerden sayılır. Bir diğer taraftan ise İran geleneksel tıbbının ülkenin tıp üniversitesinde yaşatılması ve de yeni geleneksel tedavi ve önleme yöntemlerinin ortaya çıkarılması ile bu alanda da ciddi fırsatlar meydana gelmiştir. 

Sağlık turizminin önemi ve de İran'ın bu alandaki özel kapasiteleri yüzünden İran da 20 yıllık vizyon belgesi çerçevesinde Batı Asya bölgesinde sağlık turizmi alanında ilk sıraya yerleşmek istiyor. Böylece İran 2025 yılına kadar sağlık ve tedavi hizmetleri alanındaki imkanlarından yararlanarak 20 milyon turiste ev sahipliği yapıp 15 milyar dolar kadar gelir elde etmeyi hedeflemektedir. 

İran'da sağlık hizmetlerinin ücreti ve masrafları komşu ülkeler dahil diğer ülkelere göre çok daha düşüktür. Buna karşın kaliteli sağlık hizmetlerinin sunulmasından taviz verilmemesi de dikkat çekici bir noktadır. Bu yüzden sağlık turizmi alanındaki imkanların geliştirilmesi ve kalitesinin arttırılması için büyük bir yatırım fırsatı mevcuttur. Kuşkusuz yatırımcılar için de büyük karlar söz konusudur. 

 Sağlık turizmine ilaveten İran, kültürel turizm alanında da önemli bir kapasiteye sahiptir. Kültürel turizm dediğimizde, tarihi mekanlar, sanatsal festivaller ve etkinlikler ve de dini ayinler ve törenlerden söz etmemek mümkün değildir. Tarihi mekanlar hususunda İran'ın sahip olduğu kadim tarihinden yola çıkarak bu alanda farklı dönemlere ait antik eserleri ile çok zengin olduğu söylenmelidir. Bu arada İran'ın Güney'inde bulunan Persepolis kompleksi veya İsfahan'daki Nakşı Cihan gibi tarihi ve mimari eserlere değinebiliriz. Bu eserlerin önemli bir kısmını da İran'ın Milli Müzesinde ve de diğer müzelerde görmek mümkün. 

İranlı sanat ve medya araştırmacısı Mahmud Torabifer İran'ın kültürel ve tarihi kapasiteleri hususunda şöyle diyor: "Günümüzde kültürel turizmin bir şekli de sanat festivalleri çerçevesindeki turizmdir. Bu tür turizmin önemli avantajı ise turistlerin kısa bir süre içerisinde bir bölgenin farklı sanatsal eserleri ile tanışması ve hedef ülke ile ilgili kültür ve sanat alanındaki bilgilerini arttırmalarıdır. Uluslararası İran Fecr Festivali dünyada en büyük festivallerdendir. Bu festivalde gösteri sanatları, görsel sanatlar ve müzik dallarında eserleri sergilenmektedir. Bu yüzden bu tür festivallerde turistlerin özellikle de Müslüman turistlerin türlü konserler, resim galerileri, tiyatro gösterileri ve de yerli ve yabancı sinema filmlerini izlemesi şansı vardır. "

Tarihi ve sanatsal turizmin yanı sıra İran İslam Cumhuriyeti, dini ve helal turizm açısından da büyük bir kapasiteye sahiptir. Dünya Turizm Örgütü açısından dini amaçlar ve saikler, yapılan yolculuklar ve ziyaretlerin önemli bir bölümünü kapsamaktadır. Ziyaret dini bir kavram olarak yanında adak adama, kurban kesme, dini törenler düzenleme ve dini mekanları yakından görmeyi de getirmektedir.

İran Müslümanlarının nüfusu ve de ülke genelinde başta Meşhet ve Kum gibi dini mekanların bolluğu yüzünden farklı turizm türleri arasında İran, en çok da dini ve kutsal mekanlar turizmi alanında kapasiteye sahiptir. 

İran'ın Kuzey Doğusunda yer alan İmam Rıza as'ın pak türbesinin bulunduğu Meşhet kenti gibi ziyaret yerleri tüm Müslümanlar için manevi ve dini bir değere sahip olmuştur. Bu yüzden her yıl bir çok Müslüman dünyanın dört bir yanından bu kutsal mekanı ziyaret etmek için İran'a akın ediyor. 

İran'ın başkenti Tahran'a yakın bir bölgede bulunan kutsal Kum kenti de İmam Rıza as'ın kardeşi Masuma sa'nın türbesi ve de Cemkeran camiine ev sahipliği yapmaktadır. Bu mekanlar da İran'ın dini turizminin odaklarından sayılır. İran genelinde ise yaklaşık 10 bin dini mekan da bulunmaktadır. Bunların 6 bini Ehlibeyt İmamlarının torunlarının türbelerinden oluşmaktadır. Bunlardan toplam 1200 kadarı özel tarihi ve kültürel sebeplerden dolayı milli eser olarak kayıt altına alınmışlardır. 

Aslında ziyaret turizminin yaygınlaştırılması ve geliştirilmesi için de ziyaretçilerin hizmet alması ve imkanlardan yararlanması için altyapının geliştirilmesi gerekiyor. Ancak otel ve konaklama gibi alanlarda yapılan altyapı çalışmaları için yerli ve yabancı yatırımcıların yardımlarına ihtiyaç duyulmaktadır.

İranlı turizm uzmanı Hamid Zergâm ise bu hususta şöyle diyor: "Devrimizde yolculuk yapmanın asıl saiklerinden biri de dini saikler olduğu ortadadır. Şimdi ise dini yolculuklar ve ziyaretler yapmak aktif bir sürece dönüşmüş ve devamlılık kazanmıştır. Bu yüzden bu endüstri için planlama yapıp yatırım sağlamak gerekiyor. Çünkü İran dini ve ziyaret turizmi açısından eşsiz bir konuma sahiptir."

İran, sağlık turizmi, kültürel turizm ve dini ve ziyaret turizminin yanı sıra doğa turizmi alanında da büyük kapasitelere sahiptir. Çünkü İran dört mevsimi birden yaşayan farklı yeşil alanlara, ormanlara, dağlık bölgelere, denizlere, göllere ve birçok doğal alana sahiptir. Bunların yanı sıra İran'daki gastronomi turizmi kapasitelerini de göz ardı etmemek lazım. İran mutfağı dünyanın eşine benzerine az rastlanan zenginliğine sahiptir. Bu yüzden İran'da sağlık, tıbbi, tarihi, sanatsal, ziyaret, doğa ve gastronomi turizmi alanlarında büyük kapasiteler mevcuttur. Bir turist İran'a gelerek aynı zamanda birden fazla turizm şeklini yaşayıp yolculuğundan keyif almasının yanı sıra İran'ın kadim tarihi ve kültürünü ve halkını da yakından görebilir. 

İran'daki ucuzluk ve de İran halkının konukseverliği bu deneyimi eşsiz bir deneyim haline getirecektir.