Ekim 28, 2019 10:17 Europe/Istanbul
  • İran basınından seçmeler

İran basınından ele alacağımız ilk gazete İttilaat gazetesi.

İttilaat gazetesinde İslami İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif'in, Amerika’nın yeni yaptırım kararları İran milletine yönelik iktisadi terörü ağırlaştırdığını söylemesi, İran ve Avrasya İktisadi Birliği AİB arasında imzalanan geçici tercihli ticaret anlaşmasının Pazar gününden itibaren resmen yürürlüğe girmesi gibi haberlere yer verilirken, Kudüs gazetesinde Uluslararası Para Fonu İMF'nin İran ekonomisine yönelik tahminine dair bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Uluslararası Para Fonu İMF, Amerika'nın yaptırımlarına rağmen İran ekonomisinin daralma sürecinin duracağı ve büyüme sürecine girmeye başlayacağını duyurdu.

Bloomberg İMF'den naklen yayınladığı haberde halihazırda petrol sanayiinin İran'ın gayrisafi yurt içi hasılasının yüzde 20'sini oluşturduğu için artık İran ekonomisinin petrole bağımlı olmadığını söylemenin mümkün olduğunu kaydetti.

İMF'nin tahminlerine göre İran'ın cari yılda petrol dışı ihracat hacmi, 40 milyar dolar seviyesine ulaşacaktır. Bloomberg yazısının devamında şu ifadelere yer verdi: İran ekonomisi üzerine yapılan detaylı incelemeler bu ülke ekonomisinin kendini onarma sürecine geçtiğini ortaya koymaktadır ve üretici, tüketici ve döviz fiyatlarında istikrar sağlanmıştır.

...***

Risalet gazetesinde Rusya Savunma Bakanlığı Sözcüsü İgor Konaşenkov'un Suriye petrolleri ABD’nin değil de Suriye halkının olduğunu söylemesi, Suriye ordusunun Haseke eyaletinde Rasulayn çevresindeki köylere konuşlanarak Türkiye sınırına 3 km uzaklığa ulaşması gibi haberler göze çarparken, Cevan gazetesinde Ehli Sünnet Müslümanlarının İmam Rıza (as)'ın Kutsal Türbesine yaya olarak gitmesine dair bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz: 

...***

Yaya olarak Mutahhar Rezevi Türbe’yi ziyarete giden Ehli Sünnet ziyaretçilerine hitaben konuşan Kutsal Rezevi Külliyesi Mütevellisi hüccetülislam Mervi, Ehli Sünnet’in büyükleri ve hadis ravilerinin Ehli Beyt aşığı olduğunu kaydederek, şöyle dedi: Düşman, Müslümanların birliğinden rahatsızdır ve çeşitli yollardan Müslümanlar arasında tefrika ve ihtilaf çıkarmaya çalışıyor. Ehli Sünnet’in İmam Rıza (as)’ın Kutsal Türbesini ziyaret etmek için yaya olarak yola revan olması, İslam peygamberi hanedanına yönelik sevgi ve Müslümanların Ehli Beyt ekseninde birliğinin göstergesidir.

Hüccetülislam Mervi açıklamasının devamında şöyle dedi: Bazılarına göre Ehli Sünneti’in hadis ravileri nezdinde ziyaret için yürüyüş yapmanın bir yeri yoktur ve bu toplu buluşmayı önemsiz göstermeye çalışıyorlar. Ancak aynı kişiler Yemen’in mazlum halkı Al-ı Suud’un bombardımanları altında katliam edilirken, bu cinayetlerden tek kelime söz etmiyorlar.

Ehli Beyt sevgisinin sadece Şia ile sınırlı olmadığını kaydeden hüccetülislam Mervi, şöyle dedi: İslam tarihinde parlak tarihi olan tüm İslami fırkalar, İslam Peygamberi’nin saa Ehli beytine aşk ve sevgi beslerler ve Ehli Beyt fertlerinin Mutahhar Türbelerini ziyaret ederler. Müslümanları, Müslüman toplumlarda ihtilaf ve tefrikacılığı tetiklemek için İngiliz tarafından kurulan fırkalardan ayrı tutmak lazım.

Ehli Beyt’in Müslümanların birlik ve beraberliğinin kaynağı oluğunu kaydeden hüccetülislam Mervi, şöyle dedi: İslam Peygamberi’nin pak ve masum ıtreti, Müslüman toplumları bir arada tutan ve Müslümanların bir birinden ayrılmasını engelleyen tespih taneleri gibidir. 

...***

Hemşehri gazetesinde Rusya Savunma Bakanlığı Sözcüsü İgor Konaşenkov'un Amerika'nın Suriye politikasına dair açıklamasını konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Rusya Savunma Bakanlığı Sözcüsü İgor Konaşenkov, Pentagon'un Suriye'nin doğusundaki petrol yataklarını terör örgütü IŞİD'den korumak için YPG/PKK terör örgütü ile koordineli çalışarak bölgeye askeri takviye yapacakları yönündeki açıklamalarını değerlendirdi.

ABD Savunma Bakanı Mark Esper'in bu yöndeki açıklamasının şaşırtıcı olmadığını dile getiren Konaşenkov, Suriye topraklarındaki yer altı kaynaklarının terör örgütü IŞİD ya da "bu yatakları IŞİD'den koruyan Amerikalılara" değil Suriye'ye ait olduğunu vurguladı.

Konaşenkov, şöyle devam etti:

Suriye'nin kaynaklarını Suriye'den ve Suriye halkından korumak adına Amerikan birlikleri için hem uluslararası hukuk hem de Amerikan hukukunda, hiçbir yerde tek bir meşru vazife olamaz. Bu yüzden Washington'un yaptığı; Suriye'nin doğusunda petrol yataklarını ele geçirmek ve silah kontrolüyle elinde tutmaktır. Bu basit bir söylemle uluslararası devlet haydutluğudur.