İran basınından seçmeler
İran basınından ele alacağımız ilk gazete Risalet gazetesi.
Risalet gazetesinde Dışişleri Bakan Yardımcısı Ali Bakıri Keni'nin Amerika’nın İran’ın füze programını nükleer müzakerelere düğümleme çabasına ilişkin bir soruya verdiği cevapta, hiç bir ülke İran’ın savunma gücü hakkına karışamayacağını vurgulaması, İran’ın BM temsilcisi yardımcısı Zehra İrşadi'nin, insan haklarını bir malzeme olarak kullamayı ebediyen bir kenara bırakmak gerektiğini belirtmesi gibi haberlere yer verilirken, Kudüs gazetesinde Yemen'in, Suudi Arabistan karşısında Lübnan'a desteğini açıklamasına dair bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Suudi Arabistan'ın Lübnan'a yönelik son baskısı, Yemenli yetkililerin tepkisine ve Lübnan halkının yanında yer almasına neden oldu.
Lübnan Enformasyon Bakanı George Kordahi'nin geçen haftaki açıklamaları Suudi Arabistan'da sert tepkiye neden oldu. Riyad, Lübnan büyükelçisinden ülkeyi terk etmesini isteyerek, Lübnan ürünlerinin Suudi Arabistan'a ithalatını yasakladı.
Bu adımların karşısında Yemen Yüksek Devrim Komitesi Başkanı Muhammed Ali el-Husi şöyle dedi: Suudi Arabistan, Lübnan Enformasyon Bakanı George Kordahi'nin son tutumu nedeniyle Lübnan ürünlerinin ithalatını yasaklarsa, o zaman Yemen hükümetini acil bir toplantı yapmaya ve Suudi ürünlerinin Yemen'e ithalatını önlemek için bir emir çıkarmaya çağırıyorum.
Ensarullah Sözcüsü ve Yemen Ulusal Kurtuluş Hükümeti'nin müzakere ekibinin başkanı Muhammed Abdusselam da twitterda şunları yazdı: Suudi Arabistan'ın müstekbir politikasındaki ısrarı, Yemen işgalinin feci yenilgisini gizleyemez.
Yemen'deki mevcut gelişmeleri nasıl değerlendirdiği sorulan Lübnan'lı bakan Kordahi, "Yemen'in sekiz yıldır devam eden vahşi işgali durdurulmalıdır. Yemenlilerin yaptıkları kendilerini savunmak için yasal haklarıdır ve Yemen halkının bu saldırganlık karşısındaki direnişine saygı duyuyorum." demişti.
...***
İttilaat gazetesinde Rus diplomat Mihail Ulyanov'un, Bercam nükleer anlaşmasında gelinen nokta, Donald Trump yönetiminin İran İslam Cumhuriyeti’ne azami baskı uygulama politikasının sonucu olduğunu vurgulaması, Siyonist rejimin Suriye'ye saldırı düzenlemesi gibi haberlere yer verilirken, Cumhuri İslami gazetesinde İranlı uzmanların teknoloji stratejisi yazılımı geliştirdiğine dair bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
İran’ın Emir Kebir Teknik üniversitesi uzmanları yıllarca süren çalışmanın sonunda teknoloji ve sanayi stratejisi yazılımını geliştirmeyi başardı.
İran’ın Emir Kebir Teknik üniversitesi uzmanları Dr. Mehdi Mecidpur başkanlığında yürüttükleri çalışmada, karar verme ve stratejileri tedvin etme ilkelerinin komplike algoritmalarını güçlü bir yazılım kalıbında tasarlayarak, kendi benzerleri arasında birçok yeniliğe imza atan bu yazılımı geliştirmeyi başardı.
Mecidpur teknoloji ve sanayi stratejisi yazılımının tasarımı ve etkinliği hakkında yaptığı açıklamada, geliştirdikleri bu yazılım iktisadi kurumlarda ve politika üretme kurumlarında kullanılabileceğini belirtti.
Mecidpur, geliştirdikleri yazılımdan uçak sanayii, petrol, doğalgaz, petrokimya, otomotiv, uydu, komünikasyon teçhizatı ve diğer birçok komplike sanayi sektörlerinde yararlanmanın mümkün olduğunu kaydetti.
...***
Hemşehri gazetesinde Filistin gelişmelerine dair bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Filistin İslami direniş hareketi Hamas siyasi büro Başkanı İsmail Heniye, bugün siyonist rejim İsrail'in en zayıf konumunda olduğunu ve asla bölgede daha fazla nüfuz edemeyeceğini belirtti.
Filistin halkının Arap ülkelerinden siyonist rejim İsrail ile normalleşme anlaşmalarını feshetmelerini istediğini kaydeden Heniye, siyonist rejimin bölgede nüfuz etme çabaları asla bölge milletlerinin bilincini ve bildikleri gerçekleri değiştiremeyeceğini vurguladı.
Filistin meselesi hala bölge milletlerinin yüreğinde ve vicdanında yaşadığını kaydeden Heniye, Tel aviv’le normalleşmenin kesinlikle Filistin ve Kudüs lehine olamayacağını kaydetti.
BAE ve Bahreyn gibi rejimlerin korsan İsrail ile normalleşme anlaşması imzalaması, eli kanlı rejimin Filistin milletine yönelik cinayetlerini daha da şiddetlendirdiği bir sırada gerçekleşti.