Kasım 01, 2021 11:03 Europe/Istanbul
  • İran basınından seçmeler

İran basınından ele alacağımız ilk gazete Keyhan gazetesi.

Keyhan gazetesinde İslami İran Gıda ve İlaç Kurumu, İranlı uzmanların Savunma Bakanlığı bünyesinde koronavirüse karşı geliştirdiği Fahra aşısına da acil kullanım izni vermesi, Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahian'ın, Amerikalıların İran’la nükleer müzakere konusunda niyetlerinden ciddi kuşku duyduklarını vurgulaması gibi haberlere yer verilirken, Risalet gazetesinde İslami İran sanal ortam yüksek konseyi sekreteri Seyyid Ebulhasan Firuzabadi'nin İran'a karşı siber saldırılar hakkında açıklamasını konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

İslami İran sanal ortam yüksek konseyi sekreteri Seyyid Ebulhasan Firuzabadi, son iki yılda İran’a karşı siber saldırıların şiddetti arttığını, bu saldırıların komplike oluşu ve sayısı, başka ülkelere yapılan saldırılarla kıyaslanamayacak kadar fazla olduğunu belirtti.

Düzenlediği basın toplantısında bu konuya temas eden Firuzabadi, siber saldırı konusunda olayın komplike olması yüzünden sistemi en hızlı biçimde yeniden ihya etmenin çok önemli olduğunu, İran bunu demir yolları, limanlar ve benzin istasyonlarına yapılan siber saldırılarda en iyi şekilde gerçekleştirdiğini belirtti.

Firuzabadi son siber saldırıda sistemin en kısa sürede ihya edilerek yeniden hizmet sunmaya ve şartlar normale dönmeye başladığını kaydetti.

İran’da geçen Salı günü benzin istasyonlarında kullanılan sisteme yapılan siber saldırı yakıt ikmalini aksattı.

...***

İttilaat gazetesinde Hamas'ın yeni füze denemeleri yapması, Yemen ordusu ve halk güçlerinin Ma'rib'de Suudi savaş ittifakı mevzilerini hedef alması gibi haberlere yer verilirken, Kudüs gazetesinde İran’ın BM daimi temsilcisi Macid Tahti Revançi'nini nükleer silahsızlanma hakkında açıklamasını konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

İran’ın BM daimi temsilcisi Macid Tahti Revançi, siyasi irade olduğu takdirde dünyanın nükleer silahlardan arındırılmasının gerçekleşebileceğini belirtti.

Dünya silahsızlanma haftası dolayısıyla IRNA’ya konuşan Tahti Revançi şöyle devam etti:

1970 yılında NPT anlaşması yürürlüğe girdiğinde, üye ülkeler nükleer silahlarını yok etmekle yükümlü oldular. Bir başka ifade ile, nükleer silah sahibi olan ülkeler bu tür silahlarını imha etme sözü verdiler.

Tahti Revançi, "Ancak bazı ülkeler nükleer silahların yayılmasını men eden NPT anlaşmasının 6. maddesi gereği nükleer silahsızlanma yükümlülüklerine rağmen şimdiye kadar türlü siyasi bahanelerle bu anlaşmayı kabul etmekten kaçındılar."diye kaydetti.

NPT anlaşmasına göre nükleer ülkeler tüm nükleer silahlarını imha etmekle yükümlüdür. Bundan başka bu ülkeler her türlü yeni nükleer silah üretmekten de men edildiği gibi, bu tür silahları başka ülkelere intikal ettirmek ve kendi topraklarının dışında konuşlandırmak ve başka devletlerle nükleer silah üretmekte iş birliği yapmaktan da men edilmiştir.

...***

Hemşehri gazetesinde Yemen gelişmelerine dair bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Yemen Ensarullah Hareketi'nin kıdemli bir üyesi olan Muhammed el-Bahiti, Suudi Arabistan'ın Lübnan ile ilişkilerinde yarattığı gerilimi eleştirerek, Riyad'ın Lübnanlılara diz çöktürmek istediğini ifade etti.

Bir analist ve medya aktivisti de olan Muhammed el-Bahiti, Suudi Arabistan ile Lübnan arasındaki gerilimler hakkında, "Son birkaç gündeki eylemler ABD'nin çıkarına olmuştur." dedi.

Lübnan Enformasyon Bakanı George Kordahi, Suudi Arabistan'ın Yemen'e karşı yürüttüğü savaşın boşuna olduğunu ve Ensarullah'ın da tıpkı Hizbullah gibi kendisini ve ülkesini savunduğunu söylemişti.

Suudi Dışişleri Bakanlığı ise Cuma akşamı yaptığı açıklamada, Lübnan büyükelçisini istişare için çağırdığını ve büyükelçinin Suudi topraklarından ayrılması için 48 saatlik bir süre belirlediğini duyurdu.

Her zaman Riyad'ın politikalarını ve pozisyonlarını takip eden Bahreyn hükümeti de aynısını yaptı. Kuveyt de Lübnan büyükelçisini sınır dışı etti ve Beyrut'taki büyükelçisini geri çağırdı.

Bazı kaynaklar, Suudilerin bu baskı ve Lübnan karşıtı eylemlerinin amacının Hizbullah'a baskı yapmak ve Necip Mikati liderliğindeki yeni Lübnan hükümetini devirmek olduğunu ve Kordahi'nin açıklamalarının bahaneden başka bir şey olmadığını söylüyor.