İran basınından seçmeler
İran basınından ele alacağımız ilk gazete Risalet gazetesi.
Risalet gazetesinde Siyonist rejimin Suriye'ye hava saldırısı düzenlemesi, İran'ın Suriye'deki terör saldırılarını kınaması gibi haberler göze çarparken, Keyhan gazetesinde İran savunma bakanının İran'ın caydırıcı gücüyle ilgili açıklamasını konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
İran İslam Cumhuriyeti Savunma Bakanı, "Savunma Bakanlığı'nın temel görevi, Silahlı Kuvvetlere teçhizat ve silah sağlamak ve en kısa zamanda yapılacak olan ulusal iktidarı üretmektir"dedi.
İslami İran Savunma Bakanlığı'nın 6 bin bilgi tabanlı şirketle ilişkileri ve işbirliği var ve Savunma Bakan Yardımcısı general Mehdi Ferehi'ye göre bu işbirliği Savunma Bakanlığı'nın kapasitesini ve gücünü 20 kattan fazla arttırmıştır.
İran İslam Cumhuriyeti Savunma Bakanı Tuğgeneral Muhammedrıza Karayi Aştiyani, bakanlığın üst düzey yetkililerinin düzenlediği bir konferansta şunları söyledi: Hükümetin yılın sloganının tahakkuk bulması yönündeki girişimlerine paralel olarak savunma bakanlığının yurdun diğer kurumlarına teknik bilgi üretimi ve aktarımı konusunda yardım etmeye hazırdır.
Tuğgeneral Aştiyani açıklamasının devamında şöyle dedi: Silahlı Kuvvetler teşkilatlarını savunmanın çeşitli yönlerinde desteklemek, teknik ve teçhizat yeteneklerini geliştirmek, uluslararası tehditleri ve gelişmeleri izlemek ve en son bilim ve teknolojiye erişim sağlamak Bakanlığın temel görevleri arasında yer alıyor.
...***
İttilaat gazetesinde Siyonist rejimin Filstin'li muhabiri şehit etmesine karşı tepkilerin devam etmesi, Bahreyn'de siyasi tutuklularla dayanışma gösterisi düzenlenmesi gibi haberler göze çarparken, Horasan gazetesinde nükleer müzakerelere dair bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde şunları okuyoruz:
...***
İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konsey Sekreteri, "Viyana görüşmeleri, düğümün ancak hatalı tarafın İran'ın mantıklı ve ilkeli çözümlerine bağlı kalmasıyla çözülebileceği bir aşamaya geldi" dedi.
İran'ın Ulusal Güvenlik Yüksek Konsey sekreteri Ali Şemhani Cuma günü yayımladığı Twitter mesajında, "ABD ahde vefasızlık ve Avrupa eylemsizlikle, İran'ın kanıtlanmış iyi niyetinden yararlanma fırsatını yok etti. Geri dönmeye niyetleri varsa, İran bir anlaşmaya varmaya hazırdır."diye kaydetti.
Viyana müzakerelerinin koordinatörü Enrique Mora, geçtiğimiz Çarşamba ve Perşembe günü İran'lı başmüzakereci Ali Bakıri ile Viyana müzakerelerinin devamını görüşmek üzere bir araya geldi. AB dış politika sorumlusu Josep Borrell de Cuma günü yaptığı açıklamada, yaptırımların kaldırılmasına ilişkin müzakerelerin yakın gelecekte devam edeceğini duyurdu ve gazetecilere verdiği kısa bir demeçte Enrique Mora'nın Tahran ziyaretine ilişkin şunları dile getirdi: "İran ile müzakereler yakında başlayacak. İran ile nükleer müzakereler askıya alınmıştı, ancak AB koordinatörünün İran ziyareti müzakerelerin yeniden başlamasına yol açtı."dedi.
Üst düzey Avrupalı yetkili, İran ile Viyana'da diğer taraf arasında bir anlaşmaya varılacağını umduğunu belirterek, "Nihai bir anlaşmaya varma ihtimali var" dedi.
...***
Hemşehri gazetesinde Suriye gelişmelerine dair bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Suriye Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin Suriye'de terörist gruplar tarafından işgal edilen bölgelerde yatırım yapılmasını yaptırımlardan muaf tutmasının amacının, bu bölgelerin zenginliğini yağmalamak olduğunu vurgularken Şam'ın bu planı başarısız kılacağını belirtti.
Suriye Dışişleri Bakanı yayınladığı bildiride şu açıklamalarda bulundu: Suriye'nin kuzeydoğu ve kuzeybatısındaki terörist gruplara ABD ve onun batılı araçları tarafından yapılan yardım, Suriye'nin ekonomik potansiyelini yok eden ve pamuk, petrol, buğday ve tarihi eserlere kadar bu ülkenin zenginliğini yağmalayan etkendir.
Suriye Dışişleri Bakanlığı, Suriye'ye uygulanan tek taraflı yaptırımların bu ülkenin altyapısının tahrip edilmesinin nedeni olduğunu belirterek şu ifadelerde bulundu: ABD hükümetinin Suriye'nin kuzeydoğu ve kuzeybatısında ekonomik faaliyetlerde bulunulmasına izni verdiği yönündeki açıklaması ve ABD Hazine Bakanlığı'nın bu konudaki iddiası, ABD'nin terörle mücadeledeki uluslararası taahhütleri ve Suriye'nin toprak bütünlüğü ve Suriye halkının birliliği yönündeki taahhütleriyle çelişen yıkıcı yaklaşımının devamından başka bir şey değildir.