Eylül 20, 2022 08:18 Europe/Istanbul
  • İran basınından seçmeler

İran basınından ele alacağımız ilk gazete Keyhan gazetesi.

Keyhan gazetesinde işgalci Siyonistlerin Batı Şeria'da Filistinlilerin evlerini yıkmaya devam etmesi,  Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Mihail Bogdanov'un, Türkiye ve Suriye dışişleri bakanlarının bir araya gelmesi düşüncesini desteklediklerini ve gerekmesi halinde bu görüşme için platform sağlayabileceklerini vurgulaması gibi haberler göze çarparken, Risalet gazetesinde Rusya ve İran münasebetlerine dair Rus yetkilinin açıklamasını konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Rusya Federal Askeri-Teknik İşbirliği Teşkilatı başkanı, İran ile askeri ve teknik alanda işbirliğinin ilerlediğini duyurdu.

İran ve Rusya, ikili ilişkilerde, özellikle ekonomik, askeri ve güvenlikte ve ayrıca Amerikan tek taraflılığına karşı koymak gibi bölgesel ve uluslararası konularda stratejik çıkarları paylaşıyor ve bu, son yıllarda iki taraf arasındaki yakın işbirliğinin ana faktörlerinden biri olmuştur.

Sputnik'in bildirdiğine göre Rusya'nın Askeri-Teknik İşbirliği Federal Servisi başkanı Dmitry Shugayev, "Rusya ile İran arasındaki askeri-teknik işbirliğinin uzun bir geçmişi var" dedi.

Söz konusu Rus yetkili şunları ekledi: İran çok sayıda Sovyet ve Rus askeri teçhizatıyla donatılmıştır ve gelecekte İran silahlı kuvvetlerinin savaş potansiyelini güçlendirmek amacıyla çalışmalarımızı sürdürmeyi planlıyoruz.

Daha önce, Rusya'nın Askeri-Teknik İşbirliği Federal Servisi başkanı, BM Güvenlik Konseyi aracılığıyla kısıtlamaların kaldırılmasının ardından Moskova'nın Tahran ile işbirliğini genişletmeye hazır olduğunu söylemişti.

...***

İttilaat gazetesinde İslami İran Cumhurbaşkanı Seyyit İbrahim Reisi'nin Amerikalıların yükümlülüklerini yerine getirmemeleri yüzünden, güvencesiz bir anlaşmanın anlamsız olduğunu vurgulaması, Siyonist rejimin Türkiye'ye büyükelçi ataması gibi haberler göze çarparken, Cevan gazetesinde İran İslam Cumhuriyeti Ordusu Başkomutanının ordusunun İran'ı savunmada güçlü konumu hakkında açıklamasını konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

İran İslam Cumhuriyeti Ordusu Başkomutanı, ülkenin bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü korumayı İran İslam Cumhuriyeti Ordusunun ana görevi olarak niteledi.

İran İslam Cumhuriyeti Ordusu Başkomutanı Tümgeneral Seyyit Abdulrehim Musevi, Ordu Kara Kuvvetleri Şehitler Eğitim Merkezi'nde düzenlenen bir törende yaptığı konuşmada ülkenin bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü korumanın İran İslam Cumhuriyeti Ordusu'nun ana görevi olduğunu belirterek, İran ordusunun mücahit askerlerinin 8 yıllık kutsal savunma döneminden gururla çıktığını belirtti.

Tümgeneral Musevi, bugün İran İslam Cumhuriyeti'nin nizamı, kutsal savunma dönemi şehitleri sayesinde her geçen gün daha güçlü bir şekilde ilerlediğini ve ülkenin bayrağını dalgalandırdığını kaydederek, İslami nizamın şimdiye kadar düşmanın ülkenin bağımsızlığına karşı en ufak maceracılığına izin vermediğini vurguladı.

İran İslam Cumhuriyeti Ordusu Başkomutanı, ordunun gece gündüz her saat ve anda İran'ın havasında, karasında ve denizlerinde açık suların derinliklerine kadar varlık gösterdiğini ve ülkeyi koruma görevini sürdürdüğünü sözlerine ekledi.

...***

Hemşehri gazetesinde Lübnan gelişmelerine dair bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Hizbullah Hareketi, ABD hükümetinin Lübnan'ın ilerlemesini engellediği ve ülkede her türlü çözümü  sabote ettiğini belirtti.

El-Menar haber ajansının aktardığına göre, Hizbullah'ın yürütme konseyi başkanı Seyyid Haşim Sefiyeddin bir konuşmasında "Amerika, Lübnan'daki her türlü ilerlemeye karşı girişimde bulunuyor."diye kaydetti.

Lübnan Güneyinde bir törende konuşan Hizbullah Hareketi yürütme konseyi başkanı, açıklamasında, "Lübnan'da bazı grupların kullandığı dini ve aşiret nefreti söyleminin bölme ve bölünmeden başka bir amacı yoktur."dedi.

Hizbullah Hareketi yürütme konseyi başkanı, açıklamasının sonunda şöyle dedi: Direnişin, direniş milleti için elde ettiği tüm bu büyük başarılardan sonra bunlardan vazgeçmeye hazır aklı başında bir insan bulunamaz. Bu ülkenin ve bu bölgenin tarihi ve kimliğiyle her zaman gurur duymalıyız.