Ekim 17, 2022 09:07 Europe/Istanbul
  • Türkiye'den köşe yazarları

Cumhuriyet: Maden mühendisleri, Amasra meydana gelen faciaya ilişkin ilk inceleme raporunu açıkladı: 'Her yerde aksaklık var'

Yeniasya:

Gıda enflasyonu baskıyla düşmez

Karar:

Gıda krizi kapıda: Milyonlarca insan açlıkla karşı karşıya kalabilir

Şimdi ise hafta içi köşe yazıları:

...***

Mehmet Kara 16 Ekim tarihli Yeniasya gazetesinde, "Elektriğe de indirim gelecek mi?"başlıklı yazısını okuyucularla paylaşıyor.

" Ankara’da suya zam konusu gündemin ilk sırasında. Son yapılan mahalli seçimlerde İstanbul, Ankara başta olmak üzere birçok büyükşehirde seçimleri kaybedip büyük hüsrana uğrayan iktidar, aradan üç sene geçmesine rağmen sonuçları hâlâ hazmedebilmiş değil. İktidar, nelediyeleri çalışamaz, icraat yapamaz hale getirmek için, ellerinden geleni ardına koymuyor."diyen yazar, yazısının devamında şu ifadelere yer veriyor: 

...***

Yapılan seçimlerde muhalefetin adayları seçimi kazandı ama belediye meclislerinde iktidarın üstünlüğü var. Ankara’da da durum böyle. Belediye başkanları icraat yapmak için aldıkları kararları belediye meclislerinden geçiremeyince işler ya yarım kalıyor ya başlanamıyor. Bunda zararı da bizim gibi Ankara’da yaşayanlar görüyor. 

Dört günde 4 kere zam yapılan motorinden tutun da elektriğe, doğalgaza büyük zamlar yapıldı, yapılıyor. 

ABB, maliyetlerin artması nedeniyle suya yaptığı zam teklifi, Belediye Meclisi’nde, iktidara mensup üyeler tarafından “su ücretlerine yüzde 50 indirim” şeklinde önerge ile değiştirildi. Başkan Mansur Yavaş bu teklifi veto etti ama iktidara mensup üyeler tarafından yeniden kabul edildi. 

ABB’den yapılan açıklamada yıllık 300 milyon metreküp su sağlanan Ankara’da ücretin 6 TL olması ile elde edilecek olan 1.8 milyar TL’lik gelirin, ASKİ’nin 2.3 milyar TL olması beklenen yıllık elektrik giderini dahi karşılamayacağı ifade edildi. Elektrik fiyatlarında indirime gidilmesi halinde suya zam yapılmayacağı söyleniyor ama bırakın fiyat indirimini muhtemeldir ki, yeni zamlar kapıda.  

Her gün iğneden ipliğe gelen zamlar milleti geçim derdine sokmuşken, indirim haberi aslında sevinilecek bir durum ama Ankara’daki projelerin yarım kalacağı düşünüldüğünde milletin zararına olacağını görmek gerekiyor. 

Bu arada da Türkiye genelinde benzin, mazot ve doğalgaz fiyatlarının da yüzde 50 indirilmesi için Meclis’e kanun teklifi verildi. Bakalım iktidar belediyede yaptığı gibi, bu teklifi kabul edecek mi?! 

ABB, indirim kararının yürütmesinin durdurulması ve iptali için mahkemeye başvurdu. Mahkeme ne karar bilemeyiz ama bu durum, Belediye Başkanına rağmen Belediye Meclisi tarafından indirilen su fiyatları; önümüzdeki seçimde TBMM’de sayısal üstünlüğü olmayan bir ittifakın Cumhurbaşkanının yasama ve yürütme arasında yaşanabilecek sorunları da gösterdi.  

Tıpkı şimdi Meclis’te yaşanan durum gibi. AKP ve MHP’nin milletvekili sayısı fazla ama mesela anayasayı değiştirecek sayıya ulaşamıyor. Türk tipi partili Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin getirdiği sıkıntılardan birisi de bu… 

...***

Esfender Korkmaz 16 Ekim tarihli Yeniçağ gazetesinde, " Konut sorunu kronikleşti"başlıklı yazısını okuyucularla paylaşıyor.

" TÜİK, Eylül 2022 konut satış istatistiklerini açıkladı. Bu sene Eylül ayında toplam konut satışlarında geçen senenin aynı ayına göre yüzde 22,9, banka ipotekli kredi ile konut satışlarında yüzde 43 ve yabancıya konut satışlarında ise yüzde 23,8 oranında düşme var. Eksi reel faiz olmasına rağmen, toplam satışlarda ve ipotekli satışların düşmesinin bir nedeni konut fiyatlarının balon yapmasıdır."diyen yazar, yazısının devamında şu ifadelere yer veriyor:

...***

2022 Temmuz ayı verilerine göre 2017 yılını temel yılı olarak 100 alırsak, 2022 Temmuz ayında;

*TÜFE endeksi; 323,1

*TCMB Konut fiyat endeksi; 507,6

*Gram altın fiyat endeksi; 686,7

*Dolar/TL endeksi; 480,1 oldu.

2017'den 2022 Temmuz ayına kadar geçen beş sene 1 ayda; enflasyon 3 kattan biraz fazla artarken, konut fiyatları 5 kat artmış.

Bir diğer nedeni siyasi iktidarın sosyal konut projesidir. Anlaşılan o ki bir kısım alıcı bu projeyi bekliyor.

Bir başka neden yüksek enflasyon nedeni ile halkın satın alma gücünün azalması ve yoksullaşmasıdır.

Rusya-Ukrayna savaşı, birçok Rus vatandaşının Rusya'dan kaçmasına neden oldu.

Siyasi iktidar, konut sorununu kronikleştirdi. Çünkü, konut sorununu rant kapısı yaptı.

KİPTAŞ'ın kuruluş kararnamesinde ''Gecekondu önlemek için konut yapar" diyor. Oysa ki AKP, iktidarında yandaşlara lüks konut yaptı. Ümraniye sapağında Yeşil Vadi Konakları örnektir. Üstelik de bir tarafı boş alan iken, diğer yola yakın tarafında cami yaptı. Şimdi Şile bağlantı yolunu isteseniz de genişletemezsiniz.

TOKİ, adından da anlaşılacağı gibi toplu konut yapar. Ama büyükşehirlerde ve özellikle İstanbul'da lüks konut yaptı. Aracı zenginler yarattı. Dahası da serbest piyasa ekonomisine çomak soktu. Haksız rekabet yarattı.

Hükümet'in şimdi ilan ettiği TOKİ sosyal projesinde, 2023 seçimleri için üç hedefi olduğu anlaşılıyor. Birisi; taraf kazanmak, ikincisi ise bütçeye gelir sağlamak ve bütçe açığını düşürmek; üçüncüsü ekonomiyi canlandırmak.

Oysa ki, sosyal konut denilince ya devlet mülkiyetindeki konut ucuz kira ile veya bedava tahsis edilir. Ya da ihtiyaç sahiplerinin konut alımına devlet destek verir.

Siyasi iktidar, konut sorununu popülizm ve rant kapısı yaptı.

Kaldı ki 20 yıldır, TOKİ devrede ve inşaat sektöründe durgunluğa neden oldu. 2021'den 2022'nin ilk yarısına kadar geçen 6 çeyreğin beşinde inşaat sektörü daraldı. 

...***

Orhan Bursalı 16 Ekim tarihli Cumhuriyet gazetesinde, " Gerçek ile yalana yer değiştirtecek yasa"başlıklı yazısını okuyucularla paylaşıyor.

" Dezenformasyon.. Sözde yanlış ve kasıtlı haberlerin önünü almak için hazırlanan bir yasa. AKP pratiğinde ve uygulamasında ise bugüne kadar yoğun yaşandığı gibi, bundan sonra da bu yoğun felaket cezalandırmayı belki de 10 artıracak ve Türkiye’yi geniş çapta susturmayı amaçlayan bir yasa Meclis’ten geçti. Hayır, asla hayırlı olsun diyecek hiçbir halimiz yok..."diyen yazar, yazısının devamında şu ifadelere yer veriyor:

...***

Bakın göreceksiniz, kısa süre içinde, bugün açılan davalar, yasaklamalar ve verilen cezalar binse on bin olacak...

Çünkü yasaklamalar bu iktidarın hani denir ya fıtratında var...

İktidar bu yasayla, gerçek ile sahteye yer değiştirme amacında.

Neden mi? Özellikle siyasi konularda, rüşvet, yolsuzluk, iktidarın yasalara aykırı uygulamaları, iktidarın beğendikleri beğenmedikleri, ortadan silinmesini istedikleri, iktidara göre yanlış olan her şeyin cezalandırılması gerektiği hemen her şey bu yasa kapsamında değerlendirilecek..

Siyasi iktidarın elinin olduğu konularda bağımsız mahkeme yok. Mahkemeler savcılar özgür değil...

Doğru mu yanlış mı ayırt edilemeyecek.

Bu konuda çok sayıda örnek var. Yasanın hazırlanmasında başrolü oynayanlardan Mahir Ünal’a mikrofon uzatmış Hande Fırat. Sormuş, yanıt almış, hiçbir yanıta da itiraz etmemiş veya “ama...” diye yeni soru ile yanıtları deşmemiş. “Ben sordum görevimi yaptım, yanıtları da yayımladım”..

Bu mudur iş? Hem de gazeteciliği, medya özgürlüğünü birinci dereceden ilgilendiren bir konuda. Ama diyebilirsiniz ki iktidara yakın medyanın bu yasayla ilgili hiçbir sorunu olmayacak ki niye ayrıntısına baksın! Tabii ki sayfalarında iktidar ve elemanlarının hiçbir yolsuzluk, rüşvet vb. iddialarına yer vermemiş bir gazetenin böyle bir derdi olabilir mi?

Haklısınız. Mesela başlığa çıkana bakın: “Beş kriterin beşi de varsa suça girer.”

Önce haaa öyle mi diye merakla okudum. Sonra ise güldüm, aldatmanın da böylecesine..

“Bir bilgi veya haberin yanıltıcı olduğuna yargı karar verecek. Aranan koşullar şunlar” olacakmış:

“1. Yayılan haber gerçek olmayacak... 2. Ülkenin güvenliği ve kamu sağlığı için gerçekdışı olacak, 3. Halk arasında panik korku ve endişe oluşturma kastı taşıyacak, 4. Kamu barışını bozmaya elverişli olacak; 5. Bunlar aleni bir şekilde yapılacak..”

Evet işin bamteli.. iktidarın bir mahkemesi; yanlış ilan edilmesini, ortadan kaldırılmasını ve yazanın da cezalandırılmasını istediği bir habere, mesela bir iktidar milletvekilinin (diyelim) rüşvet aldığı, iktidarın bir kurumunun veya belediyesinin yolsuzluk yaptığı iddiasıyla yapılan bir habere, söz konusu bu beş koşulun da var olduğu kabul edilecek.

Çünkü bu maddeleri yorumlamak iktidarın ve yargısının işi.

...***

Değerli dinleyiciler programımızın sonunda  Parstoday Türkçe servisi yayınlarını cep telefonlarınızdan da takip edebileceğinizi hatırlatalım.Bu bağlamda Aplikasyon cep telefonları aracılığı ile Parstoday Türkçe yayınlarını canlı olarak veya arşivden istediğiniz zaman ve istediğiniz yerde dinleme imkânına sahipsiniz. Bu amaçla Parstoday, kendi yayınlarını dinlemeniz için sizlerden her hangi bir ücret talep etmemekte. Sadece “Mobile Data” sistemini kullanmanız durumunda internet bağlantısı sağlamanız için kendi cep telefonlarınıza uygun internet paketleri ücretlerini ödemeniz yeterlidir. Şimdilik hoşça kalın.012