İran basınından seçmeler
İran basınından ele alacağımız ilk gazete Cumhuri İslami gazetesi.
Cumhuri İslami gazetesinde siyonist rejimin Suriye'de tekfirci teröristlere verdiği desteğin devamında, çatışma bölgelerinde Suriye ordusunun mevzilerini bombardıman etmesi, radikal Siyonist yerleşimcilerin saldırılarında bir Filistin'li çocuğun şehit edilmesi, Suud rejimi savaş uçaklarının Yemen'in Hace eyaletinde düzenlediği saldırılarda birkaç sivilin daha hayatını kaybetmesi gibi haberlere yer verilirken, Riyad rejiminin Hac organizasyonunu yönetmedeki kifayetsizliğine dair Afganistan İslami kardeşlik konseyi Ehli Sünnet başkanı Habibullah Hisam'ın değerlendirmesini konu eden bir yazı dikkatimizi çekiyor. Yazıda kısaca şunları okuyoruz:
...***
Afganistan İslami kardeşlik konseyi Ehli Sünnet başkanı Habibullah Hisam, Riyad rejiminin Hac organizasyonunu yönetmedeki kifayetsizliğine dikkat çektiği açıklamasında, geçen sene Suud rejiminin yönetim zafiyeti, Mina faciasının yaşanmasına yol açtığını belirtti.
Hac farizesi yapılırken olası faciaların önlenmesi için Msülüman ülkelerin katılımıyla bir sekreterlik veya yüksek konseyin oluşması gerektiğini kaydeden Hisam, Hac Organizasyonu sorumluluğunun Müslüman ülkelere verilmesi gerektiğini söyledi.
Al-ı Suud rejiminin geçen sene yaşanan Mina faciasının sorumluluğunu üstlenerek, İslam dünyasından özür dilemesi gerektiğini kaydeden Hisam, Suud hanedanının Hac farizesini siyasileştirerek, Müslüman ülkelere yönelik kinci tutum sergilememesi gerektiğini belirtti.
...***
Hemşeri gazetesinde Kum Dini İlimler Merkezi Alimlerinnin bir bildiri yayımlayarak, Mina faciasının esas sorumlularının yargılanmasını istemesi, Mina faciasının yıldönümü dolayısıyla bir mesaj yayımlayan Ayetullah Mekarim Şirazi'nin, bu facianın yıldönümüne yaklaştıkça, şehitlerin acı anıları daha çok akıllara geldiğini ve herkes bu cinayete sebebiyet verenlere lanet okuduğunu söylemesi gibi haberler göze çarparken, Al-ı Suud rejiminin Hac farizesini siyasileştirdiğine dair İranlı Ehl-i Sünnet alim Mevlevi Nazir Ahmet Selami'nin değerlendirmesini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
İranlı Ehl-i Sünnet alim Mevlevi Nazir Ahmet Selami, Suud rejimi propaganda servisleri ile kendini Mina faciasında aklama telaşında olduğunu belirtti.
İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei’nin Suud hanedanını Melun Şecere hitap etmesini değerlendiren Mevlevi Selami, İslam İnkılabı Rehberi'nin bu sözleri yerinde ve kesin olduğunu vurguladı.
Selami, Suud elebaşıları sadece kendi çıkarlarını gözetlediğini ve şeriat ve İslam ilkelerini önemsemediklerini ve bu yüzden onların maddi çıkarlarını temin eden herkesle ittifak kurduklarını vurguladı.
Mekke ve Medine bir tek mezhebe veya kişiye ait olmadığını ve tüm Müslümanlara ait olduğunu vurgulayan Mevlevi Selami, eğer Suud rejimi Hac farizesini yönetemiyorsa, bunun tek yolu bu görevi İslam ülkelerinden ortak bir heyete devretmek veya kanaat önderlerinin belirlediği bir heyete vermek gerektiğini kaydetti.
...***
İRNA haber ajansı internet sitesinde Bahreyn gelişmelerine dair bir yazı dikkatimizi çekiyor. Yazıda kısaca şunları okuyoruz:
...***
Bahreyn'li siyasi aktivist Ali Faiz, halife rejiminin Bahreyn'li din alimi Şeyh İsa Kasım'a saygısızlık yapması durumunda Bahreyn halkının kendi ülkülerini desteklemek amacıyla her türlü aracı kullanacakları uyarısında bulundu.
Suud rejiminin Halife rejimine verdiği desteklerine değinen Faiz, Suudiler, ekonomik ve siyasi açıdan Bahreyn'in kontrolünü ellerine geçirdiklerini, 2011 yılında Suud rejimi güçlerinin Bahreyn'e geçtikleri ve bugün Bahreyn'in Suud rejimi güçlerinin işgali altında olduğu herkes tarafından bilinen bir gerçek olduğunu ifade etti.
Suud rejiminin bölgede tekfirci düşüncelerin destekçisi olduğu, bu yüzden bölgede tefrikacı tutum izlediğini kaydeden Faiz, Suudilerin Suriye, Irak ve Yemen sahalarında hezimete uğradığı, bundan dolayı Bahreyn'i kendi zaferlerinin simgesi olarak göstermek istedikleri, fakat onların bu hedefinin hiçbir zaman gerçekleşmeyeceğini söyledi.
Suud rejiminin BM güvenlik konseyi iradesini satın aldığını kaydeden Faiz, İngiltere ve Amerika'nın da, siyonist rejime destek vermesinden dolayı Al-ı Suud'un arkasında yer aldıklarını sözlerine ekledi.